Halep’i yıkan çıyan ve engerekler


Mehmet Yuva

Mehmet Yuva

Okunma 10 Ağustos 2016, 10:11

Çıyan ve engerekler Halep’i istila edecek ve düşüreceklermiş. Tarihe not düşün; Halep-İdlip ya tamamen Suriye devletinin kontrolüne geçecek ya da dünya dünya olalı böyle bir dünya savaşına (kıyamete) ilk ve son kez şahit olacak.
Dile kolay, dünyanın en eski kentinden bahsediyoruz. Şam coğrafyasının, Mezopotamya’nın, Anadolu’nun kalbinden bahsediyoruz. Halab-u El-Şahba’dır o. Yani Hz. İbrahim’in beyaz ineği Şahba’nın bereketli sütüyle beslenen diyardır. Halib (süt), Zahleb (Sahlep-Salep), Mahlep’in ismidir Halep.

UYGARLIĞIN HARMONİSİ
5 bin yıllık bir muazzam tarihi sembolize eden Halep Kalesi dünyanın en eski ve en görkemli mekânı. Suri (Süryani), Yunan (Grek), Roma, Bizans, Arap, Selçuklu, Eyyubi, Memluk, Osmanlı ve en nihayet asli sahipleri Surilerin (Suriyeliler) idaresinde coğrafyamızın geleceğini belirleyen, kaderine hükmeden Halep’tir o. Batı Haçlı istilalarına karşı kalkan olan, Suriye, Irak ve Anadolu’nun hamisi Alevi Hamadani devletinin başkentidir Halep.
Hamdanilerin sarayı, Müslüman-Mesihi-Musevi dinlerinin kültür merkezi idi. Halep, Ezan, Çan, Hazan harmonisinin huzur sesiydi. İlim, irfan dolu kentlerin baş tacıydı. Bilim erbabının, şairlerin, yazarların, çiftçinin, askerin, memurun, kadının, çocukların, sığınanın, uzak diyarlardan gelen yurtsuz kalmış muhtaçların korunduğu güvenli limandı Halep.
Suriye’nin, başkenti Dımışk’tan (Şam) sonra, ikinci büyük kenti, bölgemizin Hong Kong’u, bereketli toprağın, makinenin, tüccarın maşuk olduğu kentti o. Süryanilerin, Arapların, Ermenilerin, Kürtlerin, Türkmenlerin, Çerkezlerin ve bilip bilmediğiniz tüm itikatların yan yana iç içe güven içinde yaşadığı Halep. İşte katlettikleri, düşürmek istedikleri bu Halep.

AKREPLER BESLEYENLERİ DE SOKTU
Ülkemizde, F-terör örgütü, şürekâsı ve devleti bunlara peşkeş çekenler, “camileri ahıra çevirdiler”, “camileri bombalayacaklar”, “ezanı yasaklayacaklar”, “din elden gidiyor”, “bize dindar ve kindar bir nesil gerek”, “toplumun çimentosu dindir”, “bunlar Türkçemizi, Türkiye’yi uzak diyarlara taşıyan çağımızın evliyaları” ve daha nice yalanla palazlanan cemaatler, cepte taşınan akrepler en nihayet onu besleyeni sokmaya, yemeye kalktı.
“Türkiye Erdoğan’dan büyüktür” dedik. Duygusal davranmadık. Devleti, bayrağı, toprağı, birlikteliği hedef alan içimize sokulan iblisi planlarına kalkan olduk. Ya kendi çıkarları için kullanırsa, “Kaldığımız yerden mücadeleye devam ederiz” dedik. Ülkemize, hayatımıza, bağımsızlığımıza ve kaderimize musallat olmak isteyen çıngırakların başını ezdik.
FETÖ, münafık kardeşler örgütleri ve onları besleyen, koruyan üst-akıl Emperyalizm ve Siyonizm Halep için, Suriye için, Irak için, Lübnan için benzer yalanları kullandı, kullanıyor. Halep’i Türkiye’nin 82. vilayeti olarak manşetlere taşıyan, “Halep Sünni kenttir Alevi-Şii hâkimiyetine bırakılamaz, Suriye devleti tarihi eserleri bombalıyor” diyenler Halep’i yakan çıyan ve engerekleri flütleriyle oynatan sorumsuzlardır.
“Nusra, Fetih oldu bağlarını El-Kaide’den kopardı, Suriye ordusu ve müttefikleri camileri bombalıyor, Halep’i yok ediyor, sahada elde silah mücadele edenler İslam’ın bayrağını koruyor” gibi daha nice yalanları paylaşan zihniyet, FETÖ, münafık kardeşler ve onları koruyanların ekmeğine tereyağı sürüyor.

BÖLÜNMEYE ASLA İZİN VERMEYİZ
Suriye devletini, ordusunu, polisini, bürokrasisini, hukuk sistemini, Esad’ı eleştirebiliriz. Ancak eleştiri hakkı, demokrasi, özgürlük yalanlarıyla zifiri karanlık zihniyetin hâkim olmasına, sinsi planlarına, Halep’i, Suriye’yi kesmelerine, bölmelerine kesinlikle ve asla izin vermemeliyiz.
Türkiye devletini, ordusunu, polisini, bürokrasisini, hukuk sistemini, Erdoğan’ı eleştirebiliriz. Ancak bunlar üzerinden Türkiye’yi hedef tahtasına koymalarına asla ve katiyen izin vermemeliyiz.
Obama-Clinton, Bush-Trumph, Netanyahu, Merkel, Holland, Cameron ve isterse Teresa May (13 Temmuz’da İngiltere’nin başına getirilen zat), Suudi-Katar hanedanlıkları, Nusra, IŞİD, Münafık Kardeşler Örgütleri ve bunların “ılımlı” teröristlerinin teşkil ettiği cephelerden ne devrim, ne demokrasi, ne özgürlük ne de zerre insanlık çıkar.

Not: Halep üzerine ayrıntılı bilgi için daha önce yayınlanmış “Halep’i kim yakıyor?”, “Halep için savaş” ve “Kızmayın Baykal tarih cahilidir” yazılarımıza aydinlik.com.tr yazarlar bölümüne girerek ulaşabilirsiniz. Yarın Erdoğan-Putin zirvesinin Suriye boyutunu ve dillere pelesenk olmuş “Esad’lı mı Esad’sız mı çözülecek” meselesini ele alacağız.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.