Yatağan işçisinin kaleminden 1 Mayıs

Yatağan işçisi dağa çıkma iradesi göstererek bu milleti bir isyan kültürünü hatırlatmıştır. Bugün Yatağan’a gelip hangi işçiye sorarsanız, vatan mücadelesi verdiğini anlatacaktır

Yatağan işçisinin kaleminden 1 Mayıs
02 Mayıs 2014 Cuma 08:51

2-manset

Yatağan işçisi dağa çıkma iradesi göstererek bu milleti bir isyan kültürünü hatırlatmıştır. Bugün Yatağan’a gelip hangi işçiye sorarsanız, vatan mücadelesi verdiğini anlatacaktır

Yatağan bugün en umutlu ve en kararlı günlerini yaşamaktadır. Özelleştirmeye ve vatansızlaştırmaya karşı isyan, Nazım Hikmet’in deyişiyle işte bu “haklı günlerde” yaşanmaktadır. Bu isyan bayrağı, Yatağan Termik Santrali’nin nizamiye kapısına soygunculara, talancılara karşı 15 yıl önce dikilmişti. Bu büyük mücadele birikimi, sadece işçi sınıfının değil, halkımızın da ufkunu açarak bugünkü direnişi şekillendirmektedir. Yatağan işçisi, kapısına dayanan özelleştirme saldırılarını yine kafa ve kol emeğiyle püskürterek işçi sınıfı ve cumhuriyet değerleri adına büyük kazanımları tarihe kazımıştır. İşte bugün yine o saldırılara karşı, Nizamiyenin soğuk duvarlarının yerine etten ve vicdandan ibaret dev yürekler yükselmektedir.

İşçilerin bu büyük pratiği yalnız dört duvar kapalı salonlarda değil, kimi zaman yoğun ter döktüğü, göz kapaklarını yakan bir sıcaklıkta, kimi zaman yüz yirmi metre yükseklikte gökyüzünün en mavisinde yeryüzündeki tüm beylerin, padişahların tepesinde tüm asaletiyle yeryüzünü ışıtırken gelişmiştir. Yine bu büyük bilinç, barikatın, TOMA’nın, gazın, copun karşısında binler olup umudu ve kararlılığı tazelerken gelişmiştir.

İşte bu mücadelenin merkezinde geride bıraktığımız 1 Mayıs, tarihte belki de en anlamlı dönemeçlerden olmuştur. Yatağan’dan verilen bu önemli mesajlar, esasında uluslararası anlamda da emekçilerin ortak haykırışlarıdır. Emek adına dayanışma ve mücadele dolu resmedildiği alanlar, bu büyük gücün birlikten geldiğini göstermektedir. Bu büyük direniş salt ekonomik, sendikalist temeller üzerinde değil, aynı zamanda bir vatan mücadelesi temelinde büyümüş ve olgunlaşmıştır.

Milas Sodra Dağı’nda yapılan eylem, bu vurgumuzu net bir şekilde ortaya koymuştur. Yatağan işçisi dağa çıkma iradesi göstererek bu milleti bir isyan kültürünü yeniden balık hafızalı asalaklara hatırlatmıştır. Bir elde ekmek diğer elde bağımsızlık bayrağımız ile bu saldırıya meydan okunmuştur. Ekmek, işimizi, aşımızı, yüzlerce ailenin bacası tüten evini özetliyordu. Fabrikanın bacası tüttüğü sürece evin bacası tütecek.

Bağımsızlık bayrağımız ise, yarınlarımızı ve cumhuriyet değerlerimizi karartmak isteyenlere karşı sarıldığımız en büyük varlığımızdı. Geleceğimizin ve vatanımızın ve özgür yaşamanın teminatı olan bağımsızlık bayraklarımızla Sodra Dağı’nı gelincik bahçesine çevirdik. Bugün Yatağan’a gelip hangi işçiye sorarsanız, bir vatan mücadelesi verdiğini anlatacaktır. Vatan, fabrikadır, emeğidir. Bu bilinçle Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy işçileri tek vücut olarak hiçbir zaman bu tavrından taviz vermemiştir.

Bugün çökmekte olan sıcak para diktatörlüğü, bu kaleleri satarak nefes alacağını sanmaktadır. Emperyalizmin uluslararası çekirge sürüleri vatanın en değerleri kalelerinin tepesine üşüşmesi, sadece Yatağan işçisinin değil, bütün bir toplumun sorunudur kuşkusuz.

Hangi şehirden, hangi meslekten, hangi görüşten olursak olalım, bu saldırı hepimizi hedef almaktadır. 1 Mayıs’ların gücü bu yüzden birliğimizden ileri gelmektedir. Bu birlik meydanları sadece özelleştirmelere karşı değildir. Yatağan’da geçirdiğimiz 1 Mayıs, teşeron cehennemine tarihe gömmek adına yükselttiğimiz büyük bir haykırıştır. Her geçen gün daha da birleşerek bu şanlı mevziyi güçlendirmeliyiz. Sınıfın gözlüğü, geniş ufukları göstermektedir. Bu açıdan barikatların karşısında gözlerimizi korumak amaçlı kullandığımız o gözlükler aslında büyük bir cephenin ortak gözlüğüdür diyebiliriz.

Genci, kadını, yaşlısı, esnafı, köylüsü maruz kaldığı bu saldırıdan bu ortak bakış açısıyla kurtulacaktır. 1 Mayıs bizleri birbirimize daha da sıkı kenetlemiştir.

Yorulmak bilmeyen “Barikatın Çocukları” bu kaleyi düşmana vermeyecektir. Dün Çanakkale’de bozguna uğrayan kuvvetler, bugün de Yatağan’dan aynı şekilde hezimetle ayrılacaklardır. Yatağan’ın ve halkımızın zaferi kesindir.

Mutlu Akseki

Yatağan işçisi-İP MKK üyesi


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.