Yarının Türkiye’sinin ufku: Samsun-Ankara hattı

Türkiye’nin önü tıkanmıştır. Yani özgürlükler daha da serpilmek yerine bastırılmakta, ekonomimiz yağma ve borçlanma batağına saplanmakta, emperyalizm güdümlü projelerle bölünme programı sürmektedir. Tüm bu koşullar altında...

Yarının Türkiye’sinin ufku: Samsun-Ankara hattı
22 Mayıs 2014 Perşembe 15:49

2-soltaraf

Türkiye’nin önü tıkanmıştır. Yani özgürlükler daha da serpilmek yerine bastırılmakta, ekonomimiz yağma ve borçlanma batağına saplanmakta, emperyalizm güdümlü projelerle bölünme programı sürmektedir. Tüm bu koşullar altında işçisinden gençliğine bütün bir halk sömürü, çatışma ve geleceksizliğe mahkûm edilmektedir.

Cumhuriyetin tasfiyesi ve Soma katliamı

Cumhuriyetin yıkım sürecinde son ve öldürücü darbeyi vurmaya memur edilen AKP iktidarının tüm uygulamaları birbiriyle ilişkilidir. Emperyalizme karşı mücadelede milletleşen halkımızı bölünme sürecine sokmak, onun emperyalizme karşı direncini kırmaktır. Laik toplumu ortadan kaldırmak, aklın sömürüye karşı mücadelesini bastırmaktır. Kamu kurumlarını özelleştirme furyasıyla talan etmek de hükümet eliyle milleti mülksüzleştirmek ve küresel sermaye ile yerli işbirlikçilerinin servetine servet katma operasyonudur. İşte Soma katliamını bu siyasal, iktisadi süreçten bağımsız değerlendirmek olanaksızdır. Cumhuriyet’in talan edilen kurumları özel sektör elinde köle çalıştıran şirketler haline gelmiştir. Kölelerin canları ucuzdur ve daha çok kazanç için feda edilebilirler. Dolayısıyla maliyetleri yükselten işçi sağlığı önlemleri bir kenara itilmelidir. Toplumsal yararı ve insanı merkeze alan kamucu cumhuriyetçiliğin tasfiyesinin acı sonuçları bunlardır.

Güç toplayarak kitleselleştik

17-19 Mayıs’ta Samsun-Ankara yürüyüşümüzü gerçekleştirdik. Milli mücadelenin başladığı tarihte, milli mücadelenin başladığı yerden hareket etmek, TGB’nin yaslandığı mirası çok iyi özetlemektedir. O miras, 68 kuşağına uğrayarak bugünlere gelmiştir. Deniz Gezmiş’lerin Samsun’dan Ankara’ya gerçekleştirdiği “Tam Bağımsız Türkiye İçin Mustafa Kemal Yürüyüşü”nü görmezsek ne devrimci mirası doğru anlarız ne de bugün doğru politik hattı çizebiliriz. Yürüyüş Ankara’ya ulaştığında haftalardır polis şiddetinin simgesi olmuş Kızılay Meydanı bir miting alanına dönüştü. Güç toplaya toplaya, kitleselleşerek gelmenin meydanları nasıl özgürleştirdiğini hep birlikte gördük.

Türkiye’nin büyük sorunları ancak bu mirastan damıtılmış bir programı kuşanmış mücadelenin sonucunda çözülebilir. Soma katliamı işte bu büyük sorunların bir yansımasıdır. Kârı merkeze alan, mafyalaşmış bir toplumsal düzen, çürümeye yüz tutmuştur ve onlarca başka Soma’ya gebedir. Bir daha Soma’ların olmamasının tek teminatı, buna uygun bir toplum kurmaktır. İş cinayetlerinin kader olarak kabul edilmediği, ücretli köleliğin uygulanmadığı, Amerikancı iktidar-sermaye gruplarının topluma bir karabasan gibi çökmediği toplumsal düzenin tarifi bellidir: laik, halkçı, kamucu bir Cumhuriyet.

Maden işçilerinin anısına Samsun’dan Ankara’ya yürümemizin anlamı budur. Bizler bir çözüme işaret ediyoruz. İşçi ölümlerinin ve özelleştirmelerin durmasını bu sistem içerisinde sağlama iddiası yamalı bir bohçaya benzemektedir. Toplam olarak 80 sonrası neoliberal siyasal İslamın dayanak noktası, AKP’nin var oluşunun temelleri bu sömürü ilişkisine yaslanmaktadır. Düzen değişmeden işçilerin “kader”i de değişmeyecektir. Samsun’dan yola çıkarak işaret ettiğimiz çözüm yeni, özgürlükçü ve hakça bir düzen öngörmektedir.

Türkiye’yi yeni baştan kuracak güçler

Samsun-Ankara yürüyüşünde eylemin bileşenlerine bakarsanız Türkiye’nin geleceğini inşa edecek güçleri de görürsünüz. Bu güçler, AKP döneminde geleceği en çok karartmaya uğratılan toplumsal kesimlerdir. Başını dik tuttukça şiddet ve türlü baskılarla sindirilmeye çalışılan üniversite ve lise gençliği eylemin ateşleyicisi oldu. Gericiliğin kafese kapatmaya çalıştığı kadınların en dirençli kesimi olan Cumhuriyet Kadınları, Ankara’da evlatlarını karşıladı. Soma’yla aynı sonu paylaşmak üzere özelleştirilen Yatağan’ın işçileri de öfkeleri ve yaratıcı güçleriyle yine Ankara’da 1919 gence katıldılar. AKP’nin en çok saldırdığı kesimler bu tarihi eylemde de göstermiştir ki yarının Türkiye’sini kurma konusunda en ileri yeteneklere ve birikime sahip kesimlerdir.

Çankaya’ya Samsun’dan çıkmak

Saydığımız güçlerin birliği ve savundukları Cumhuriyet programı, Türkiye’nin önündeki tıkanmışlığı aşacaktır. Önümüzdeki sınav Cumhurbaşkanlığı seçimleridir. Cumhuriyet düşmanından, işçi katilinden, diktatörden Cumhurbaşkanı olamayacağını göstermek, yarının Türkiye’sine giden yolda hayati bir adım olacak. Ortak program Cumhuriyettir. Önderi Mustafa Kemal, istikameti Samsun-Ankara hattıdır. Çankaya’ya Samsun’dan çıkmak, zorbaların geleceğimize yönelik yaptığı tüm planları yırtıp atacak boyutta bir hamle olacaktır.

Uğur Aytaç


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.