Üç bakan gitti, Erdoğan'a dayandı

2013'ün son ayındaki operasyon Türkiye'nin gündemine oturdu. Çocukları tutuklanan bakanlar istifa etti. Bakan Erdoğan Bayraktar ise AKP'den ayrılırken Başbakan Erdoğan'ı da istifaya çağırdı 2007 yılında...

Üç bakan gitti, Erdoğan'a dayandı
01 Ocak 2014 Çarşamba 11:38

9tayyo

2013'ün son ayındaki operasyon Türkiye'nin gündemine oturdu. Çocukları tutuklanan bakanlar istifa etti. Bakan Erdoğan Bayraktar ise AKP'den ayrılırken Başbakan Erdoğan'ı da istifaya çağırdı

2007 yılında başlayan AKP-Cemaat arasındaki kavga 2013'te zirveye ulaştı. AKP'nin Cemaat'in en önemli örgütlenme aracı olan dershaneleri kapatmak istemesinin ardından tartışma boyut değiştirdi. Bugüne kadar ülkede yaşanan her tertipte ortak hareket eden iki grup birbirlerine operasyon için düğmeye bastı.

İlk hamleyi yapan Cemaat oldu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 17 Aralık günü düğmeye basılan operasyonda aralarında eski bakanlardan Muammer Güler'in oğlu Barış Güler, Zafer Çağlayan'ın oğlu Salih Kaan Çağlayan, Erdoğan Bayraktar'ın oğlu Abdullah Oğuz Bayraktar'la birlikte işadamları Reza Zarrab, Ali Ağaoğlu, Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan ve Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir'in de bulunduğu 71 kişi yolsuzluk ve rüşvet suçlamasıyla gözaltına alındı. Başbakan ve bakanlara kadar uzanan yolsuzluk ve rüşvet operasyonunu engellemek için AKP, 1990'lı yıllarda Emniyet ve yargı içine yerleşen F tipi yapıyı tasfiye etmeye başladı. Birçok emniyet amirini ve 500'ün üzerinde polisi görevden alan AKP'ye tepki Fethullah Gülen'den geldi. "Onların evlerine ateş salsın, yuvalarını yıksın" diye beddua eden Gülen'e Erdoğan, "İnlerine gireceğiz, çeteyi çökerteceğiz" yanıtını verdi. Kendilerini savunmaya çalışan taraflar açıklamalarında birçok itirafta bulundu.

En net açıklama Başbakan Başdanışmanı Yalçın Akdoğan'dan geldi: "Orduya kumpas kurdular."

Çelik kasa ve para dolusu ayakkabı kutusu

Barış Güler'in evinden çıkan 1,2 milyon dolar ve yatak odasında bulunan 6 çelik kasa ile para sayma makinesinin yanı sıra, Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan'ın evindeki kütüphanede ayakkabı kutuları içerisinde bulunan 4,5 milyon dolar operasyonun simgesi oldu.

Gözaltına alınan ve daha sonra mahkemeye çıkarılan şüphelilerden işadamı Reza Zarrab "rüşvet vermek, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", Barış Güler ve Salih Kaan Çağlayan "rüşvet almaya ve vermeye aracılık etmek'", Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan ise "rüşvet almak" suçlarından toplam 24 kişiyle birlikte tutuklandı.

Bakan Bayraktar'ın oğlu Abdullah Oğuz Bayraktar ve Ali Ağaoğlu ile Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir ise serbest bırakılanlar arasında yer aldı.

Bakanlara milyonlarca dolar rüşvet iddiası

Soruşturma dosyasında işadamı Reza Zarrab'ın karşılaştığı bürokratik sorunları çözmek için bakanların oğulları aracılığıyla bakanlara rüşvet verdiği ileri sürüldü. Milyonlarca dolar rüşvet aldıklarının teknik takibe takıldığı iddia edilen ve buna ilişkin telefon görüşmeleri ortaya çıkan bakanlar Muammer Güler, Zafer Çağlayan ve Erdoğan Bayraktar tepkiler sonucunda istifa etmek zorunda kaldı.

Başbakan'a uzandı

Soruşturma dosyasında Tayyip Erdoğan'la ilgili iddialar da yer aldı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) işadamı Ali Ağaoğlu'na yapılmasına izin vermediği imar planı için Başbakan Erdoğan'ın devreye girdiği öne sürüldü. İddiaya göre; Erdoğan'ın eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'a verdiği talimat doğrultusunda arazi "özel proje alanı" olarak ilan edildi. Soruşturma dosyasına girdiği iddia edilen Ağaoğlu'na ait telefon görüşmelerinde Erdoğan'dan "Büyük Patron" olarak bahsedilmesi dikkat çekti. Başbakan'ın oğlu Bilal Erdoğan'ın yönetim kurulu üyesi olduğu TÜRGEV'e (Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı) de 3 milyon dolar rüşvet aktarıldığına ilişkin iddiaların da soruşturma dosyasına girdiği ileri sürüldü.

Bu yıl savaşın artarak devam etmesi ve operasyonların derinleşmesi söz konusu.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.