Türkiye’nin siyasi evrimi

Tan Gür Bayrak

Türkiye’nin siyasi evrimi
15 Ağustos 2014 Cuma 11:38

02alt

Geriye, çok geriye çekildim... Ta ki görüş açımın içine Cumhuriyetimizin kuruluş tarihi girene kadar. Ve işte o zaman, hoşuma gitmeyen, kimsenin hoşuna gitmeyecek şeyler gördüm. Gördüklerim, iki farklı eksen üzerinde 1913’te başlayıp 2014’te biten çok kısa kronolojik filmlerdi.
Birinci filmde gördüklerim eğitimle ilgiliydi;
1913: Medresetü’l-Eimme ve’l-Hutebâ’lar (imam hatip okulları) açıldı.
1924: Hilafet kaldırıldı, medreseler kapandı ve 29 imam hatip okulu açıldı (4 yıllık ortaöğretim).
1929: Sadece 2 imam hatip okulu kaldı.
1930: İmam hatip okulları tamamen kapandı.
1950: 7 imam hatip okulu açıldı (4+3=7 yıl).
1963: İmam hatiplere parasız yatılı öğrenci alınmaya başlandı.
1971: İmam hatip okulu sayısı 72’ye çıktı.
1972: İmam hatipler 4 yıllık meslek eğitimi veren okullara dönüştürüldü ve mezunlarının tüm üniversitelere gidebilme hakkı kaldırıldı.
1974: Ortaokul bölümleri yeniden açıldı sayıları 101’e çıktı (CHP-MSP koalisyonu).
1976: İmam hatiplere kız öğrenci alınmaya başlandı.
1976-1978: 230 yeni İHL daha açıldı.
1981: Darbe yönetimi İHL mezunlarının tüm üniversitelere gidebilmesini sağlayacak kanun değişikliği yaptı.
1991: İHL sayısı 390.
1998: İHL sayısı 612.
2011: İHL sayısı 1807.
2013: İHL sayısı 2074.
2014: Bütün okullar İHL yapılmaya başlandı...
İkinci filmde gördüklerim ise anayasa ile ilgiliydi:
1920 Anayasası tek parti döneminde etkilerini göstermedi ama DP iktidarını doğurdu ve toplum hızla sağa sürüklenmeye başladı. 1961 Anayasası özgürlükçü bir anayasaydı ve toplum bu kez sola yöneldi.
1981 Anayasası’na zorunlu din dersi kondu, sendikalar bitirildi, siyasi partilere üye olmak zorlaştırıldı ve %10 barajı getirildi. Ve son 34 yıldır toplum sağa doğru koşar adım ilerliyor.
Gördüğüm iki kısa film arasındaki ara kesitleri çıkartmak zor olmasa gerek.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerine gelecek olursak... Bu seçimleri yukarıdaki filmlerin ışığı olmadan değerlendirmek olası değil. Sorun RTE de değil, sorun son 34 senedir devam eden süreci durdurmak. İlk filmde de göreceğiniz gibi her şey DP ile başladı. Daha sonra her dönemde koltukdeğneği olan CHP, o zaman da CHP-MSP koalisyonunu kurdu ve Erbakan o dönem yapacağını yaptı. Sonra yükseliş yine MSP kökenli Özal ile devam etti. Erbakan 2. kez Refah Partisi iktidarı ile yükselişi devam ettirdi. Zincirin son halkası da RTE oldu.
AKP’Yİ MERKEZE ALMAK
Hâlâ “İki paket makarna verdiler de iktidarı aldılar” diyenlere ne söylemeli bilmiyorum. Sorun “Yiyorlar ama iş yapıyorlar”, “Enflasyonu düşürdüler” argümanları ile açıklanamayacak kadar derin. Artık herkes, AKP’ye oy verenlerin bir partiye oy vermediğini anlamalıdır.  Üzücü olan şu: Son bir ümit olarak oylarını CHP’de konsolide eden merkez sağ, merkez sol ve diğerleri, aday olarak Ekmeleddin ile karşılaştı. Bu işin isimlerle ilgili olmadığını CHP’de görecek bir sosyolog, bir ideolog yok mudur? Toplumu zorla sağa sürükleyen RTE’ye karşı yapılacak muhalefet, orta yola ve hatta sağa doğru sürüklenmek midir? Nasıl bir mantık yürütmesi “Bakın biz de sağa sempati ile bakıyoruz, alın işte Ekmeleddin” diyerek o taraftan oy koparabileceğini ve herhangi bir seçimi kazanacağı hesabını yapar?
Bu ülkenin çağdaş yurttaşları, bir an önce laik, yurtsever vatandaşları keskin ve dik duran bir muhalefet çizgisinde toplamalıdır.
Tan Gür Bayrak


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.