Tezkereyle ilgili kim ne dedi, hangi gazete ne manşet attı?

Yeni Şafak’tan Ali Bayramoğlu “Kürt çelişkisi” başlıklı yazısında, “Kandil’in baskı politikası ne kadar rahatsızlık vericiyse, Türkiye’nin Rojava’daki tutumu da o kadar rahatsızlık verici ve riskli... IŞİD’e karşı Türk-Kürt...

Tezkereyle ilgili kim ne dedi, hangi gazete ne manşet attı?
04 Ekim 2014 Cumartesi 00:03

basintezkere
TBMM ve kamuoyunda tartışmalara neden olan Irak ve Suriye tezkeresi Türk basınını da ikiye böldü. Aydınlık, birbirinden tamamen farklı haber ve yorumları kamuoyunun dikkatine sunuyor
TÜRKİYE basınında, IŞİD kuşatması altında ve her an düşmesi beklenen Ayn el-Arap (Kobani) ve hükümete Türk ordusunu sınır ötesine gönderme, Türkiye’de yabancı askeri güç bulundurma yetkisini veren tezkere konusunda farklı haber ve yorumlar yer alıyor.  
Aydınlık, bu görüşleri özetleyerek veriyor. Hürriyet, “İmralı’ya giden mesaj” başlıklı manşet haberinde, “Hükümet Kobani’nin düşmesini istemiyor. Demirtaş, Davutoğlu’nun ‘biz de Kobani’nin IŞİD’in eline geçmesini istemiyoruz’ ifadesini Türkiye’nin tutum değişikliğinin işareti olarak değerlendirdi. Bize söylendiyse Öcalan’a da söylenmiş olabilir” diye yazdı. İmralı’ya giden HDP heyeti Öcalan’dan “Kobani düşerse süreç sona erer” mesajı getirdi.
PKK’ya yakın Özgür Gündem gazetesi, Öcalan’ın “Kobani düşerse süreç biter” mesajını sürmanşetten verdi.
Cumhuriyet gazetesi, Öcalan’dan gelen mesajı, “Süreci, Kobani’ye bağladı” başlığıyla duyururken Taraf gazetesi de aynı haberi Öcalan’ın “Kobani düşerse darbe olur” sözleriyle verdi.
Yeniçağ, HDP’li Ertuğrul Kürkçü’nün Meclis kürsüsünden Öcalan’ın mesajını okumasını manşetine taşıyarak “Milli iradeye ihanet” başlığını attı.
Sabah gazetesi “Tezkere çözümü garantiye aldı” derken, Sözcü gazetesi manşetten “IŞİD bahane, hedef Esad” dedi.

KÖŞE YAZARLARI AYRI TELDEN ÇALDI
VATAN yazarı Ruşen Çakır, “Hükümet, tezkere, Kobani, Öcalan: Bir dizi tuhaflık” başlıklı yazısında 2003 yılında 1 Mart tezkeresinin geçmemesi için çaba gösteren zamanın Başbakan Başdanışmanı Ahmet Davutoğlu’nun şimdiki tezkerenin önde gelen savunucusu olduğunu belirterek, “Düne kadar hükümetle birlikte koalisyona katılmanın yanlış olduğunu savunan birçok kişi de birdenbire koalisyonda yer almanın erdemlerini anlatmaya başladılar” diye yazdı. Çakır, “Amerikalı yetkililerle görüşmelerde ‘kesinlikle tek bir Türk askerinin savaşa dahil olmayacağını söylediklerini medyaya sızdırmış olan Genel kurmay yetkilileri de tutum değiştirip harekât planları yapmaya başladılar.”
Çakır, yazısında HDP heyetini kabul eden Öcalan bu iddiayı sahiplenmeyip hükümete yönelik ılımlı mesajlar verdiğine dikkat çekti.
PKK DEVLETİ İÇİN Mİ?
Yeniçağ yazarı Ümit Özdağ ise “Tezkere Suriye’nin Kuzeyinde PKK devleti kurmak için mi?” başlıklı yazısında, AKP hükümetinin Washington merkezli ağır baskılardan sonra yabancı ülke ordularının Türkiye’den Irak ve Suriye’ye girerek savaşabilmesine izin veren tezkereyi çıkardığını yazdı. “Ancak tezkere okunduğu zaman savaşılması hedeflerin IŞİD değil, Suriye Devleti ve Esad Hükümeti olduğu sonucu çıkıyor” dedi.
PAZARLIK
Radikal yazarı Cengiz Çandar, “‘Savaş tezkeresi’ ama kime karşı?” başlıklı yazısında, “Bu tezkere hatalıdır; “defolu”dur, çünkü başından itibaren temel bir mantık hatası ile malûldür; zira asıl hedef olması gereken IŞİD ile suret-i kat’iyyede ilgili değildir, “atın önüne arabayı koymaktadır... Özünde o ünlü ‘1 Mart Tezkeresi’nden hiçbir farkı yok” dedi. Çandar, tezkerenin “PKK öncelikli” olduğunu öne sürdü.
Gene Radikal yazarı Murat Yetkin, “İkinci Çekiç Güç pazarlığı başlıyor” başlıklı yazısında, tezkere akşamı Çankaya’da yapılan güvenlik zirvesini, “dün geceki toplantıda, ABD ile yapılacak pazarlığın ana hatları belirlendi demek daha doğru” yorumunda bulundu.  
PKK’YA TANKSAVAR!
Veysi Sarısözen, PKK’ya yakın Fıratnews sitesinde “Tezkerenin barışçı alternatifi” başlıklı yazısında, Türk devletinin PYD’ye vereceği “yeter miktar fişek ve tanksavar IŞİD’in işini bitirir” dedikten sonra, “Yapılacak iş çok basit: Davutoğlu hükümeti, tıpkı bir zamanlar Türkiye’nin de ‘terörist’ dediği FKÖ yönetimindeki Filistin’i tanıdığı ve onun Ankara’da temsilcilik açmasını kabul ettiği gibi, başında YPG’nin bulunduğu ‘üç kantonlu Rojava özerk bölgesini’ de, Suriye’nin ‘toprak bütünlüğü’ temelinde tanır. Onunla karşılıklı ‘dostluk, kardeşlik, işbirliği, sınırların dokunulmazlığı, toprakların bütünlüğü’ anlaşması imzalar. Böyle olunca, Rojava bir anda uluslararası bir ‘statü’ kazanmış olur ve bu da Kobani’yi düşürüp, yutmak isteyen tüm terör örgütleri ve Beşar Esad rejimi için son derecede caydırıcı bir sonuç doğurur” diye yazdı.
TSK-PKK EYLEM PLANI!
Yeni Şafak’tan Ali Bayramoğlu “Kürt çelişkisi” başlıklı yazısında, “Kandil’in baskı politikası ne kadar rahatsızlık vericiyse, Türkiye’nin Rojava’daki tutumu da o kadar rahatsızlık verici ve riskli... IŞİD’e karşı Türk-Kürt eylem planı hala mümkün” dedi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.