Ortak tarih ortak kültür ve ortak dil

Son yıllarda kendisini “ilerici...

Ortak tarih ortak kültür ve ortak dil
02 Eylül 2014 Salı 09:31

02chp-1

Son yıllarda kendisini “ilerici olarak” niteleyen bir grup insan, CHP’nin Atatürk’ün Altı Oku’ndan kopup Sosyal Demokrat çizgiye yanaşması gerektiğini söylemektedirler.

Hatta parti tüzüğünün 2.maddesinde de “Sosyal demokrasinin evrensel değerlerinden” söz etmektedir. Aslında bu cümlenin Altı Okla çelişmeyen sosyal demokrasinin evrensel değerleri olması gerekir.

Zira Kemalizm ve Sosyal demokrasi farklı köklerden gelmektedir. Sosyal Demokrasi sonradan evrilse bile Marksist kökenden gelmektedir.

Kemalizm’in Marksist kökenle hiçbir ilgisi yoktur. Bu konuyu ilk defa dile getiren Sosyal demokrasiye inandığı bilinen rahmetli Ecevit bile partisinin adını “Sosyal Demokrat” değil “Demokratik Sol” olarak tespit etmiştir.

CHP’de sol damarı güçlü bir kitle partisidir

Sosyal Demokrasinin evrensel değerleri olarak nitelenen ilk nokta: “Özgürlüktür”

Özgürlük emperyalizme karşı mücadeledir. CHP bunu sadece söylemde bırakmamış, emperyalizme karşı en büyük savaşı vererek bunu gerçekleştirmiştir. Zira Atatürkçüler, özgür olmayan milletlerin evlatlarının da bireysel olarak özgür olamayacağını en iyi bilenlerdir.

CHP özgürlüğü ve bağımsızlığı yalnızca siyasi bağımsızlık olarak almamış, bunun en önemli ayağının ekonomik özgürlük olduğunu benimsemiş, bunu hayata geçirmek için büyük çaba sarf etmiştir.

Bu mücadelesiyle de mazlum milletlere örnek olmuştur.

Türkiye emperyalizme karşı savaş verirken, Batı, sömürgecilik sayesinde ekonomik büyümenin peşindedir.

Türkiye emperyalizme karşı savaş verirken, Batı, işçi sınıfından ve işçi sınıfına dayalı sosyal demokrat partilerden hiç destek almamıştır. Tam aksine 28 Aralık 1917 de İngiliz işçi sınıfını temsilen yapılan bir açıklamada “Türkiye’nin parçalanması planlarına” destek verilmiş, İstanbul ve çevresinin Türkiye’den koparılması savunulmuştur.

Irak’ın işgalini haçlı seferlerinden esinlendiğini söyleyen kişi İngiliz İşçi Partisi’nin o tarihteki lideridir. Ayrıca Fransız sosyalistlerinin Cezayir ve Vietnam’daki bağımsızlık hareketlerine karşı takındıkları emperyalist tavır hala akıllardadır. CHP tüzüğünde yer alan ve çağdaş sosyal demokrasinin söylemi olduğu iddia edilen bir diğer husus da “Dayanışma” dır.

Kemalist milliyetçiğin içe yönelik hedefi çağdaş bir ulus yaratmaktır. Bu çağdaş ulus, ne din ne ırk temeline dayanır. Ulusu yaratan temel öğe, ortak tarih, ortak kültür ve ortak dildir.

Bunun için Türk adı, Misak-ı Milli Sınırları içinde, kederde, kıvançta dayanışma içinde olan insan topluluğunun adıdır.

CHP tüzüğünde de yer alan sosyal demokrasinin evrensel değerlerinden biri olarak nitelenen “Barış” ın en veciz söylemi, “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” ülküsü, değil midir?

Bizim için bir ülkü olan bu söylemin dillendirilmesinden otuz yıl sonra dünya milyonlarca insanın canına mal olan bir savaş yaşamadı mı?

Emeğin yüceliği, CHP tarafından sosyal demokrat olursa mı benimsenecektir.

CHP tarihini incelediğimiz zaman, daha Türkiye’de “Sosyal Demokrasi” kavramının pek de bilinmediği, kullanılmadığı dönemlerde, genel ve eşit oy hakkı, sekiz saatlik iş günü, çeşitli sosyal sigortalar, gelir düzeyine göre değişen vergi sistemi, parasız eğitim gibi ilerici uygulamalar CHP’nin hayata geçirdiği uygulamalardır.

KEMALİZMİ BİLMEMEKTEN KAYNAKLANIYOR

Bunlar daha CHP programlarında Sosyal Demokrasiye atıf yapılmadığı dönemlerde yer almıştır. Bunların dışında, kaybettikten sonra her kesin çok çağdaş ve ileri bir Anayasa olduğunu kabul ettiği 1961 Anayasası’na, 1959 yılında toplanan CHP 14. Kurultayı’nın belirlediği ilk hedefler bildirgesinin ilham kaynağı olduğu tartışmasızdır.

Nitekim 1961 Anayasasında yer alan, sendika özgürlüğü, grev hakkı, yargı bağımsızlığı, üniversite özerkliği, TRT’nin bağımsızlığı gibi Türkiye için yeni olan birçok kavramın ilham kaynağı bu ilk hedefler bildirgesidir.

Hukukun Üstünlüğü ilkesi, CHP’ nin bu topluma kazandırdığı, Kanun önünde eşitlik, Anayasa Mahkemesi, İdarenin her türlü eylem ve davranışının yargı denetimine tabii olması güçlü taleplerinin doğal sonucudur..

Dengeli Kalkınma, refah bu kavramları yeni imiş gibi söylemek Kemalizm’i bilmemekten kaynaklanıyor olsa gerek.

Resmi belgelerde, daha 1935 yılındaki Parti Programında “devletçilik” özel teşebbüsün asıl olduğu, ancak kısa bir süre de refaha ulaşmak, ülkenin kalkınmasını sağlamak için halkın mutluluğu ve refahı için devletin ekonomiye müdahalesi olarak tarif edilmiştir.

Yol gösterici planlama ve planlı kalkınma CHP’nin eseridir.

1976 programın da “CHP Türk ulusunun mutluluğunu, gönencini, esenliğini gözetirken tüm insanlığın da mutluluğuna, gönencine, esenliğine katkıda bulunmaya özen gösterir” ifadesi bu anlayışın sonucudur.

Türkiye’ye özgü sosyo-ekonomik modelin temelleri 1920’de TBMM adına Halkçılık Bildirgesi’nin ilanıyla atılmışken, Batıda sosyal devlet 2. Dünya harbinden sonra net olarak ortaya çıkmıştır.

Kemalizm birilerinin sandığı gibi, geçmişin bekçiliği değil, geleceğin öncülüğüdür. CHP’ye yakışan DEVRİMCİLİK de budur.

Atatürkçülüğü bütünüyle hayata geçirmiş bir CHP’nin Avrupalı Sosyal demokratlara öğreteceği çok şey vardır.

Şahin Mengü


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.