Okulu bırakıp savaşa gittiler

Erenköy Savaşı’nın Kıbrıs Türklerinin varoluş ve özgürlük mücadelesinde çok önemli bir yeri vardır. Kıbrıslı Türk öğrenci mücahitlerin, ‘Vatan mevzubahisse, gerisi teferruattır’ diyen Atatürk’ün evlatları olduklarını...

Okulu bırakıp savaşa gittiler
08 Ağustos 2014 Cuma 10:42

02savascocuk

Erenköy Savaşı’nın Kıbrıs Türklerinin varoluş ve özgürlük mücadelesinde çok önemli bir yeri vardır. Kıbrıslı Türk öğrenci mücahitlerin, ‘Vatan mevzubahisse, gerisi teferruattır’ diyen Atatürk’ün evlatları olduklarını gösterdikleri bir savaştı

Bundan tam elli yıl önce, 5-8 Ağustos 1964 tarihinde, Kıbrıs Türklerinin varoluş ve özgürlük mücadelesinde çok önemli bir yeri olan Erenköy Savaşı olmuştu. Çoğunuzun bilmediği ya da unuttuğu bu savaşı, 50. yıldönümünde hatırlamak ve hatırlatmak, Türk ulusunun önemli bir görevi olmalıdır.

Bugün hâlâ Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin toprakları içinde olan, Kıbrıs’ın kuzeybatısındaki bu bölge, bağrında sadece şehitleri barındıran ama semalarında ayyıldızlı Türk bayrakları dalganan bir vatan parçasıdır. Kıbrıs’ta Türklerin 1950’li yıllarda başlayan özgürlük mücadelelerinde, Erenköy bölgesinin özel bir yeri vardır. Türkiye’den Kıbrıs’a ilk silah temini, Erenköy’deki birkaç kahraman Türk gencinin girişimi ile başlatılmış ve zaman içinde bu bölge Kıbrıslı Türklerin, Türkiye’den gizlice silah yardımı aldıkları en önemli bir yer olmuştur.

1963 yılının Aralık ayında, “Kanlı Noel” diye bilinen Rumların Kıbrıslı Türkleri yok etmek için başlattıkları saldırılar, Kıbrıs’ta yeni bir savaş döneminin başlangıcı olmuştu. O günlerde Türkiye’de üniversitelerde okuyan Kıbrıslı Türk öğrenciler, Kıbrıs’taki Türklere yardım etmenin yollarını aradılar. İstanbul’da, Ankara’da caddelerde, sokaklarda yürüyüşler yaparak “Kıbrıs Türktür, Türk kalacaktır”, “Ordu Kıbrıs’a” heyecanını Türk milletine yeniden yaşattılar.

Sonuçta, tahsillerini bırakan bu gençler, kafileler halinde, Türkiye yönetiminin de gizli desteğiyle, balıkçı tekneleri veya Türk ordusunun askeri gemileriyle Kıbrıs’ta Erenköy bölgesine, gönüllü mücahitler olarak çıkmayı başardılar. 1964 yılının Ağustos ayına gelindiğinde, beraberlerinde getirdikleri silahlarıyla, toplam 500 kadar genç, Erenköy bölgesinde toplanmış oldu.

Bu durumu tespit eden Kıbrıslı Rumlar, Yunanistan’dan da aldıkları destekle, yaklaşık 15 bin kişilik bir güçle karadan ve denizden Erenköy bölgesine saldırıya geçtiler. Türklerinse gücü 500 civarında öğrenciye ilaveten 150 kadar köylü mücahitle birlikte 650-700 kişi kadardı. 5 Ağustos akşam üzeri başlayan savaş, 6-8 Ağustos günlerinde üç gün üç gece çok şiddetli ve kanlı geçti.

Sizlere burada, bu savaşın ayrıntılarını anlatmak istemiyorum. O savaşta bulunan bir kişi olarak, şu hususları belirtmekle yetineceğim. Savaş o bölgedeki tüm Türklerin imhası noktasında, 8 Ağustos günü öğleden sonra Türkiye’den gelen 64 Türk jetinin, Rum mevzilerini bombalaması, Rum askerlerinin dağılması ve Birleşmiş Milletler gücünün araya girmesiyle sona erdi. Bu savaşın 9 Ağustos’ta bitmesinden sonra, oradaki Türkler bir açık hava hapishanesinde, dört yanları Rumlarla çevrili bu bölgede bir buçuk yıl kadar bir süre daha çok zor günler yaşadılar.

Gençlik Atasının izinden gitti

8 Ağustos 1964 günü Türk jetlerinin müdahalesi esnasında, bir jetimiz yara almış, uçağından paraşütle atlayan pilot Yüzbaşı Cengiz Topel, Rumların esiri olmuş ve sonra da insanlık dışı işkencelerle şehit edilmiştir.

Erenköy Savaşı’nın, Kıbrıs Türklerinin varoluş ve özgürlük mücadelesinde çok önemli bir yeri vardır. Kıbrıslı Türk öğrenci mücahitlerin, “Vatan mevzubahisse, gerisi teferruattır” diyen Atatürk’ün evlatları olduklarını gösterdikleri bir savaştı. Bu bölgeden, diğer bölgelere aktarılan silahlarla ve ateşledikleri mücadele ruhuyla 1964-1974 yılları arasında, 1974 Barış Harekâtı oluncaya kadar, Kıbrıslı Türklerin direnişlerinin en büyük dayanağı olmuşlardır.

Kısacası, 1964 Erenköy Savaşı, Türklerin gerektiğinde vatanları için neler yapabileceğinin örneklerinden biridir. Şehitlerimize rahmetler diler, gazilerimizi minnetle anarız.

Hünalp Sabit

Kıbrıs Türk Derneği İst. Şb. Gn. Sekreteri

Lale toplarken vurulan çocuk

Kıbrıs’ta Cengiz Topel gibi askerlerin yanında, isimsiz yüzlerce kahraman da hayatını kaybetti. Onlardan biri de henüz lise öğrencisiyken kendini mevzilerde bulan Kenan Minür. Abilerinin “Kenancık” dediği Minür’ün hikâyesini o dönem Kıbrıs’a giden üniversiteli gençlerden Tansu Yeşilada anlattı. İşte Kenancık’ın son anları:

“Ağustos savaşlarından sonra bulunduğumuz bölgede Rum köyü vardı. Onun batısından doğusuna çekildik. Orada yeni savunma mevzisi oluşturduk. Kenan Minür isimli genç bir lise öğrencisi vardı. Bizi abileri olarak görüp çok saygı gösterirdi. Köylülerle de öğrenci mücahitlerin ilişkileri çok iyiydi. Kenancık da mevzilerde bizimle beraber nöbet tutardı. Gündüz nöbeti sırasında biz karargâh çadırında oturuyorduk. Telsizden “Kenancık’ı vurdular” diye bir haber geldi. Koşarak gittik. Mevzinin içinde Kenan yatıyordu. Bizi görünce ‘Ama silahım yoktu’ dedi ve can verdi. Tam kalbinden vurmuşlar. Baktım, elinde iki tane Kıbrıs lalesi... Anemon vardı. Silahsız olarak o laleleri toplamak için mevziden çıkmış. Dürbünlü tüfekle vurmuşlar. Hiç çatışmanın olmadığı bir ortamdı. Kenancık’ın ardından çok üzüldük.”

Tansu Yeşildal

 

Cumhuriyet döneminin ilk Havacı şehidi Cengiz Topel

Bu yıl Hava Pilot Yzb. Cengiz Topel’in ölümünün 50. yıldönümü. Kıbrıs’ta Rumlara “dur” demek için yapılan bir hava operasyonunda, 8 Ağustos 1964 günü uçağının düşürülmesi üzerine şehit edildi. Cumhuriyet döneminin ilk hava harp şehidi de olan Cengiz Topel (30)’in ismi, memleketi Kocaeli’ndeki havaalanına verildi. Ayrıca yurdumuzun birçok şehrindeki cadde ve okulunda ismi yaşıyor.

1878’de Abdülhamid tarafından İngilizlere “kiraya” verilen Kıbrıs, Birinci Dünya Savaşı başında da tek taraflı ilhak edildi. İngiliz yönetiminde kalan adada, 1931 yılında Rumlar isyan çıkararak adayı Yunanistan’a bağlamak istedi. Bundan sonra adada barış ortamı da adım adım bozuldu. Kriz büyüyünce Türkiye müdahale etti ve 1959 yılında Londra Antlaşması’yla Türkiye’nin garantörlüğü kabul edildi. 1960 yılında da Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu. Ancak Rumlar bunu da yaşatmadı ve yine “Enosis” faaliyetleri çerçevesinde Türklere baskı yapmaya başladı. 1963 yılından sonra Türklere karşı sistematik terör sürdü. Buna karşı da Kıbrıslı Türkler örgütlenerek, direnmeye başladılar.

ERENKÖY BASKINI

İşte böyle bir ortamda 5 Ağustos 1964 günü Erenköy baskını gerçekleşti. Rumlar, Erenköy ve Mansur bölgelerine denizden hücumbotlar, karadan ise tanklarla takviyeli piyade birlikleri ile ani bir saldırıya geçtiler. Türk kasabalarını havanlarla topa tutarak, Türk balıkçı teknelerine ateş açtılar. Kıbrıs’taki BM Barış Gücü Kuvvetleri bu katliam harekâtı karşısında hareketsiz kaldı. Türkiye’den ilk yardım 7 Ağustos’ta dört uçakla yapıldı. Yapılan bu uyarı uçuşu, Erenköy’de üç gündür kahramanca direnen ve Anavatan’dan yardım bekleyen mücahitler için bir umut ışığı oldu. 8 Ağustos 1964 günü Türk Hava Kuvvetleri’nin harekâtını gerçekleşirken Eskişehir 112. Filo Komutanlığı’nda oluşturulan dörtlü kolda Cengiz Topel de görev aldı.

UÇAĞI VURULDU ATLADI VE...

Bir Rum hücumbotuna saldıran Topel’in F-100 tipi jet uçağı ilk dalışı başarıyla bitirdi. İkinci dalışta ise vuruldu. Arkadaşlarının uyarısı üzerine paraşütle atladı. Peristeronori Rum köyü yakınlarında bir yola düşen Topel, Rum askerler tarafından yakalandı. Yaralı olarak esir düşen Topel, kimi iddialara göre işkence sonucu, kimisine göre de yaralıyken Lefkoşa Rum Hastanesi’nde hayatını kaybetti. Girişimler sonucu naaşı 11 Ağustos gecesi Türk tarafına teslim edildi. Yapılan otopside 6-48 saat önce öldüğü (9 Ağustos akşamı) tahmin edildi. Topel için Kıbrıs, Adana, Ankara ve İstanbul’da yapılan törenlerden sonra, 14 Ağustos 1964 günü İstanbul Edirnekapı’daki Sakızağacı Hava Şehitliği’nde defnedildi.

CENGİZ TOPEL’İN YAŞAM ÖYKÜSÜ

Trabzonlu Tekel tütün eksperi Hakkı Bey’in dört çocuğundan üçüncüsü olan Topel, babasının görevli olduğu İzmit’te 2 Eylül 1934 günü doğdu. İlk ve ortaöğrenimini İstanbul Kadıköy’de, lise öğrenimini 1953 yılında Kuleli Askerî Lisesi’nde tamamladı. 1953 yılında girdiği Kara Harp Okulu’ndan 1955 yılında asteğmen olarak mezun oldu. Küçük yaşlarından beri havacılığa olan merakı sonucu, hava sınıfına ayrıldı ve pilot eğitimi için Kanada’ya gönderildi. Kanada’daki eğitimini başarıyla tamamlayarak 1957 yılında yurda dönüp Merzifon Hava Üssü’nde göreve başladı. 1961 yılında Eskişehir 1. Ana Jet Üssü’ne atandı. 1963 yılında yüzbaşılığa terfi etti.

CENGİZ TOPEL ANILIYOR

Erenköy direnişi sırasında şehit düşen Yüzbaşı Cengiz Topel, bugün saat 11.00’de Edirnekapı Hava Şehitliği’ndeki mezarı başında anılacak.

Ercan Dolapçı


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.