Namı diğer Kapetan Kemal

Devrimciler için “Mihri Ağabey” ve “Sevim Abla”nın özel bir yeri vardır. Hangi partiden, gruptan, görüşten olursanız olun yaşamları boyu sosyalizmden ödün vermemiş olan bu iki güzel insana saygıda kusur etmezdiniz. Onlar...

Namı diğer Kapetan Kemal
17 Ağustos 2014 Pazar 12:34

02belli-mihri

Devrimciler için “Mihri Ağabey” ve “Sevim Abla”nın özel bir yeri vardır. Hangi partiden, gruptan, görüşten olursanız olun yaşamları boyu sosyalizmden ödün vermemiş olan bu iki güzel insana saygıda kusur etmezdiniz. Onlar da bizleri çocukları, yakınları olarak görürlerdi. Biri diğerinden bahsederken “Sevim Ablan....”, “Mihri Abin.....” derdi. Koskocaman devrimci bir ailenin bireyleriydik. Aile içi kavgalar olsa da Mihri Ağabey ve Sevim Abla’ya saygıda kusur edilmezdi.

Belligillerle 12 Eylül karabasanı sonrası Türkiye’den ayrılıp İsveç’e yerleşmek zorunda kaldıklarında tanışmıştık. Pek çok radyo ve televizyon programları yaptık, toplantılar düzenledik... Gelecek kuşaklara; “dönmek, kırılmak, bükülmek bilmez” devrimcilik konusunu anlatmada büyük katkıları olacak belgeler...

MERHUMU NASIL BİLİRDİM?

Merhumu nasıl bilirdim? Gerçekten iyi bilirdim.

Öyle özledim ki birden onun kahkahalarını duymayı!

Mihri Ağabeyi neden çok severdim?

Bir kere, çok rahat adamdı. Herkesle anında ahbap olup şakalaşabilen biriydi. En ciddi konuları konuların konuşulduğu toplantıların olduğu kadar, yaş günlerinin, eğlence akşamlarının da sevilen konuğuydu. Anılarını anlatırdı. Görüşlerini saklamadan açıklardı. Arada coşup Dünya’nın değişik köşelerinden devrimci marşlar söylerdi...

Yurtseverdi. Türkiye devrimcisiydi. Etnik köken, din, mezhep hesaplarına girmezdi. Ölçüsü basitti: “sömürüye karşı mısın değil misin?”

Emperyalizmin rolünü hiç göz ardı etmez, emperyalizme karşı çıkmayan devrimcilerle alay ederdi. Emperyalizmin halkları birbirine kırdırmasını açıklayan güzel bir sözü vardı: “Atlar tepişir, olan aradaki taylara olur”... Kürt ve Ermeni sorununa değinirken kullanmayı severdi bu sözü...

Enternasyonalizme, “Dayanışmam Emperyalizme darbe vuracak mı yoksa işbirlikçi mi olacağım?” sorusuna unutmadan yaklaşırdı. Yunan içsavaşına katılıp Nazilere ve işbirlikçilerine karşı savaşmıştı. Emperyalizme karşı mücadelede bayrak isim olan Mustafa Kemal’in adını vermişti Yunan devrimciler ona ve yüzbaşılığa dek yükselmişti. İki kez yaralanmış, ölümden dönmüştü. Kapetan (Yüzbaşı) Kemal olarak nam salmıştı Yunan halkının yüreğine.

Şakacı, güler yüzlü, gülmece sanatını iyi kullanan ama yeri geldiğinde gürlemesini de bilen, gözünü budaktan sakınmayan bir adamdı.

TEK ÇEKİNDİĞİ KİŞİ

Laf aramızda, hayatta yalnız bir kişiden çekindiğini gördüm onun: Sevim Abla.

“Ben Sevim Tarının nişanlısı olarak ün yaptım. Sonra da Sevim Belli’nin eşi oldum” derdi. Gerçekten örnek bir birliktelikleri vardı... Her ikisi de karşılıklı saygı ve sevgi ile yaşam boyu birlikte olabilen insanların güzel örnekleri oldular.

Yazılarını Sevim Abla’ya gösterirdi önce... Sevim Abla da hatır gönül demeden yazıyı değerlendirir, görüşlerini söylerdi... Mihri ağabey konuşurken çok dikkatli dinlerdi. Yanlış bulduğu birşey olursa önce kaşla, gözle, en sonunda da sözle uyarırdı.

Bir keresinde Türkiye konusunda bir toplantıda konuşmacıydı Mihri Ağabey... İlimsel ve bilimsel olarak durumu anlattı. Gidişat iyi değildi. Kara bir tablo çizdi... Sorulara geçildi. Sorulara da elden geldiğince bilimsel yanıtlar vermeye çalışıyordu. Bir soru daha geldi. Gelen soru “Memleketin halini düzeltmek için ne yapmalı?” yollu bir soru idi. Mihri Ağabey artık dayanamadı ve cevabı yapıştırdı: “Sallandıracaksın şunların on, on beş tanesini, bak gör nasıl düzeliyor memleket!” Arkadan bir çığlık, Sevim Abladan: MİHRİİİİİİ!!!

Ve kahkahalar... Kahkahalar... Hiç bozuntuya vermeden Mihri Abi de kürsüde gülüyor...

MİHRİLER ÖLÜMSÜZDÜR

İsveç Televizyonu için yaptığım bir Mihri Belli belgeselimizin sonuna Jœ Hill Baladı isimli devrimci şarkıyı koymuştum. Mihri Ağabey filmi seyrettikten sonra pek duygulanmıştı, “demek Paul Robeson’un Jœ Hill’ini de koydun haaaa...” diye bir iç çekti.

Şarkıyı devrimci düşünceyle ilk karşılaştığı ABD’den Misisippi’den tanıyordu. İktisat öğrenimi için 1936’da gitmişti... Marksist düşünce ve devrimci eylemle de Amerika’da tanışmıştı. Orada gençlik ve işçi hareketlerine katılmış, zenci yarıcılar arasında faaliyet göstermişti. Karaderililere yapılan ırkçı baskıları gözleriyle görmüş, baskıya zorbalığa karşı hıncı perçinlenmişti. 1940’da Missisipi Üniversitesi’nde “Türkiye - Yunanistan Nüfus Mübadelesi. Ekonomik Açıdan Bir Bakış” konulu bir master tezi hazırlamıştı. (Belge yayınları, İstanbul, 2004. Amerikanca’dan Türkçeye çeviren Müfide Pekin) Devrimci mücadeleye adımını atmıştı. 1940’da Türkiye’ye dönüp. TKP’ye girmişti. (Sonradan Moskova’ya yerleşip uydu partiye dönüşen TKP’ye hep karşıydı) Mihri Belli, özellikle Milli Demokratik Devrim teziyle Türkiye’de devrimci teoriye yeni bir ivme kazandırmıştı. Gerçek bir yurtsever, entelektüel ve aydın bir adamdı. İngilizce, Fransızca, Yunanca ve İsveççe bilirdi. Değişik ülkelerin tanınmış düşünür ve yazarlarıyla dostluğu vardı.

Mihri Belli 96 yıllık yaşamında devrimciliğinden ödün vermedi. Davasına sonuna dek sahip çıktı. Şimdi Feriköy Mezarlığı’nda yoldaşları Şefik Hüsnü Dağmer, Reşat Fuat Baraner ve Şevki Akşit ile birlikteler.

Paul Robeson Jœ Hill baladında o mert sesiyle şöyle diyordu Jœ Hill’in ağzından:

Ben hiç ölmem, ben hiç ölmem

Mücadele neredeyse

ben ordayım!

Ben hiç ölmem,

Ben hiç ölmem!..

Paul Robeson Jœ Hill’in kimliğinde Mihri Bellilere de sesleniyordu mutlaka:

Mihriler ölmez! Ölmez Mihriler!

Mihriler Mücadelelerimizde!

Ve yüreklerimizde!

Mihriler Ölmez

Mihriler Ölmez!

Mihri Belli’yi - Kapetan Kemal’i saygı ve sevgiyle anıyoruz.

Abdullah Gürgün

Yazar


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.