Kürtçe eğitim Anayasa’ya aykırı

Anayasa Mahkemesi eski Genel Sekreteri

Kürtçe eğitim Anayasa’ya aykırı
27 Eylül 2014 Cumartesi 23:01

26-mansetee

2014-2015 Eğitim Öğretim Yılı sorunlarla başladı. Bir yanda okulları imam hatibe dönüştürülen aileler direniş başlatırken, öte yanda Kürtçe eğitim kurumları kurulup fiilen mücadele edilmeye başlandı.
Ne hikmetse Öğretim Birliği Yasası ve Anayasa’ya açık aykırılık taşıyan “tüm okulların imam hatipleştirilmesine” toplum sessiz kalırken, bir avuç canı yanan insan kendi okullarının imam hatipleştirilmesine karşı eylem yapmaya başladı.
Ne yazık ki sayıları yeterli olmadığı için başarılı olamamaktadırlar. İdari yargının “yapımı durdurun” kararına karşı ne demişti Başbakan Erdoğan, "Yürütmeyi durdurdular, binayı durduramayacaklar. Açılışını da yapacağım, içine de girip oturacağım. Güçleri yetiyorsa yıksınlar." Yani artık hukuk yok “güç” vardı. Yasama, yürütme ve yargıdan oluşan Devlet gücünü eline geçirdiği için de “gücü yetti”, binayı tamamladı. Çocukları imam hatibe mahkûm edilen ailelerin yeterli gücü yoktu; başarılı olamadılar. Yani artık hukuk, adalet, yargı yoktu, güç vardı. Kimin gücü kime yeterse o onu alt ediyordu.
Kürtler de az sonra açıklamaya çalışacağımız gibi, Anayasa’ya aykırı olarak “Kürtçe eğitim” okulları kurdu. Devlet okulları mühürleyince bir yandan diğer okulları yakıp yasal eğitime olanak tanımayan terörist eylemler içine girerken, öte yandan kendi halkının tümünü organize biçimde sokağa döktü, sivil itaatsizlik eylemleri başlattı. Gücünü gösterdi.
Bu “güç” gösterisi karşısında Adalet Bakanı, sanki Anayasa ve yasalar bu tür anadilde eğitim okulları açılmasına elveriyormuş gibi, “canım önce izin alsınlar” demeye başladı.
Kuşkusuz Kürtler bu girişimde bulunurken, imam hatiplerden örnek ve destek almışlardır. Siz, siyasal iktidar olarak Anayasa’ya aykırı biçimde tüm okulları imam hatipleştirirseniz, anadilde eğitim peşinde olanlar da sizin yolunuzdan gider, bu örnekten esinlenir ve cesaret alırlar. Kuşkusuz “Kürt Açılımı” projesinin yaratığı cesaretin de unutulmaması gerekir.
Şimdi Kürtçe eğitim yapılabilir mi, onu açıklamaya çalışalım.
Bir saptama ile işe başlayalım: Kürtçe, “Türk Ulusunu” oluşturan gruplardan biri olan Kürtlerin anadilidir. Teknik ve hukuksal anlamda “yabancı dil” değildir. Yabancı dil Türk Ulusu’nun dili dışındaki dillerdir.

DEVLETİN DİLİ TÜRKÇEDİR

Bunu aklımızda tutarak Anayasa’yı okumaya başlayalım.
Anayasa’nın başlangıcında, bu Anayasa’nın yüce “Türk Devleti’nin bölünmez bütünlüğünü” belirlediği, hiçbir etkinliğin “Türk ulusal çıkarları, Türk varlığı, devleti ve ülkesiyle bölünmezliği” esası karşısında koruma göremeyeceği belirtilmiş; 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan bir devlet olduğu vurgulanmış; 3. maddesinde de, “Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.” denilmiştir.
Anayasa Koyucu bununla da kalmamış, 5. maddede, Devlet’e, “Türk Ulusu’nun bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini” korumak temel amaç ve görevini vermiştir.
Anayasa’nın başlangıcı ile 3. maddesindeki kurallar, Anayasa’da, Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran “Kurucu İrade”ye uygun olarak üniter devlet yapısının kabul edildiğini göstermektedir. Bu durumda, “Üniter devlet yapısı nedir?” sorusunun yanıtlanması ve bu yapının değiştirilip değiştirilemeyeceğinin incelenmesi gerekir.
Anayasa’nın başlangıcı ile 3. maddesinde öngörülen üniter devlet, ülke ve ulus bütünlüğünü içermekte ve “tek devlet, tek ülke ve tek ulus” anlamına gelmektedir. Bunu milli siyaset alanında sağlayacak olan, adı konulmuş “tek ulus” ve ulusal birliğin temel öğesi olan “tek dil”dir. Ulusal birliğin sağlanması ve tek dilin toplumda birleştirici olabilmesi için de, “devlet diliyle” yani tek dilde eğitim zorunludur. Yakın tarih, eğitimde dil çeşitliliğinin ulus ve ülke bütünlüğüne verdiği zararın örnekleriyle doludur.
Öte yandan, Anayasa’nın 3. maddesinde, Devlet dilinin “Türkçe” olduğu belirtilmiş; buna uygun olarak ve bunu tamamlayacak biçimde, 42. maddede de, Türkçeden başka hiçbir dilin, eğitim ve öğretim kurumlarında, Türk yurttaşlarına “ana dilleri” olarak okutulamayacağı açık biçimde kurala bağlanmıştır.
Bunun hiçbir istisnası yoktur. 42. maddedeki istisna “yabancı dil” ile ilgilidir. Maddeye göre, eğitim ve öğretim kurumlarında, Türk yurttaşlarına yabancı dil öğretilmesi ya da yabancı dille eğitim öğretim yapılması olanaklıdır.

KÜRTÇE EĞİTİM ANAYASA'YA AYKIRI

Bu aşamada şu değerlendirmeyi yapmak gerekir ki; ulusal kimlik, ulusal dil ve eğitim dili ile ilgili değişiklikler, üniter devlet yapısını doğrudan etkileyecek düzenlemeler olacaktır.
Üstelik anadil olan Kürtçe eğitime Anayasa değişikliği yapılarak da olanak sağlanamaz. Çünkü Anayasa’nın 4. maddesinde, 3. madde kurallarının değiştirilemeyeceği, değiştirilmesinin teklif bile edilemeyeceği belirtilmiştir.
Yani devletin üniter yapısını belirleyen ve Devlet dilinin “Türkçe” olduğuna ilişkin kuralı içeren 3. madde değiştirilemeyecek, değiştirilmesi teklif bile edilemeyecektir.
Üniter yapıyı tanımlayan Anayasa’nın diğer maddelerinde, örneğin 42. maddede yapılacak değişiklikler ise, 3. madde ile doğrudan ilgili olacaktır. Ve eğer bu değişiklikler üniter yapıyı zedeleyici nitelik taşırsa, 3. madde kuralı dolaylı yoldan değiştirilmiş olacaktır ki, bunun Anayasa’ya aykırı düşeceği açıktır. Türban kararında Anayasa Mahkemesi, 2. maddedeki değiştirilemez laik Cumhuriyet ilkesini zedelediği için 42. maddede yapılan değişikliği iptal etmiştir.
Dil, bir ulusu ulus yapan en önemli öğedir. Ortak bir eğitim dili olmadan ulusal birliği sağlamak olanaksızdır. Farklı dillerde eğitim, ayrışmaya, ulusu ve toplumu oluşturan grupların yabancılaşmasına, giderek “düşman kardeşlerden” oluşan bir toplum yaratılmasına neden olur.
Oynanan oyunu sergilemek yönünden yinelemek gerekir ki, anadili öğrenmek başka, anadilde eğitim çok başka kavramlardır. Anadili öğrenmek temel insan hakkıdır. Anadilde eğitim ise bölücülerin başta gelen istemidir. Kısa bir dönem dışında, Kürt kardeşlerimiz anadillerini öğrenme ve günlük yaşamda kullanma konusunda bir sorunla karşılaşmamışlardır.
Sonsöz olarak vurgulamak gerekir ki, istemden eyleme geçerek açılan Kürtçenin eğitim dili olacağı okullar Anayasa’ya aykırıdır.

Bülent Serim
Anayasa Mahkemesi eski Genel Sekreteri


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.