Güvenlik Paketi’ne askerden itiraz

Genelgeye göre koordinasyondan sorumlu bakanlık, acil durumla ilgili olarak Başbakanlık Müsteşarlığı’na gerekli bilgi-belge akışını sağlayacak mekanizmayı oluşturacak, her türlü teknik ve lojistik destek ile personel desteği sağlanacak.

Güvenlik Paketi’ne askerden itiraz
01 Kasım 2014 Cumartesi 09:41

12DAVUTOGLU
AKP’nin yeni güvenlik paketinde yer alan iç güvenlik konusundaki düzenlemelere TSK’nın itirazı sürüyor. Jandarmanın TSK’dan koparılmasıyla iç ve sınır güvenliğinde yeni risklerin oluşacağı endişesi öne çıkıyor
Toplumsal olayları kolluk gücüyle bastırma planını devreye sokmak isteyen AKP iktidarı; hazırladığı güvenlik paketi taslağını bir türlü tasarı haline getirip Meclis’e sevk edemedi. Köşk’te hazırlanıp Ahmet Davutoğlu hükümetinin önüne konan taslağın, özellikle iç güvenlik ile ilgili bölüme askerin sert itirazları olduğu bildirildi.
SİYASAL TAHAKKÜME SERT DİRENÇ
Hükümet kaynaklı bilgilere göre, askerler, silahlı kuvvetler üzerinde siyasal tahakkümü en üst seviyeye çıkaracağı gerekçesiyle yapılmak istenen düzenlemeye itiraz ediyor. TSK’nın, özellikle Hakkari Yüksekova’da 3 askerin sokak ortasında şehit edilmesinden sonra duydukları rahatsızlığı yüksek sesle dile getirdikleri öğrenildi. Terör eylemlerine karşı atılacak adımlarda uzun süredir emir komuta yetkisinin valilerde olmasının da bu rahatsızlığı artırdığı ifade ediliyor. Askeri çevrelerde, Jandarma’nın fiilen İçişleri Bakanlığı’na devrini sağlayacak düzenlemeyle birlikte, siyasal tahakkümün en üst seviyeye çıkacağı ve sorunu daha da içinden çıkılamaz hale geleceği yorumu yapılıyor.
ASAYİŞ, GÜNEYDOĞU’DAN İBARET DEĞİL
Yeni güvenlik paketi, Jandarma’daki bütün atama sistemini İçişleri Bakanlığı’na bağlamayı öngörüyor. Askeri uzmanlara göre, yeni planlamada il jandarma komutanlıkları, asayiş konusunda polis kadar etkin, hatta polisten daha fazla sahada olacak. Jandarmanın, sadece şiddet içeren eylemleri değil, bütün toplumsal olayları bastırmak için hükümete bağlı bir kolluk gücüne dönüştürülmek istendiğini belirten askeri kaynaklar, TSK içinde buna ciddi bir muhalefet olduğunu kaydettiler. Asayiş konusunun sadece Güneydoğu’dan ibaret olmadığının altını çizen uzmanlar “Ülkenin neresinde olursa olsun toplumsal bir hareket oluştuğunda, Hükümet bunları Jandarma eliyle bastırtmak istiyor” değerlendirmesini yapıyor.
LİYAKATTA YENİ KRİTER: HÜKÜMETE BAĞLILIK
Jandarma komutanları, atama yetkisinin resen İçişleri Bakanlığı’na geçmesiyle birlikte bambaşka bir sisteme tabii olacak. TSK’daki temel atama prensipleri “ordu içi kurumsal disiplin” ve “liyakat”ın yerine, iktidarın belirleyeceği yeni kriterler gelecek. Bu da kaçınılmaz olarak büyük sorunları gündeme getirecek.
Hükümetin bu planına karşı askerin de masaya başka talepler koyduğu belirtiliyor. Bunların başında ise hükümetin iznine gerek kalmadan PKK’ya karşı operasyon yapabilme yetkisi geliyor. Açılım sürecinde PKK’ya karşı operasyon gerçekleştirmesi hükümetçe engellenen, hatta askeri birliklere yönelik taciz ateşlerine bile etkili karşılık veremez hale getirilen TSK, son olaylar sonrası operasyon emri yetkisini valilerden geri almak istiyor. Hükümetin, bu talebe henüz cevap vermediği belirtiliyor.
‘SINIR HATTINDA TAM YETKİ’ MASADA
TSK’nın öncelikli talepleri arasında, Suriye sınırındaki 1. derece yasak bölgelerin kapsamının genişletilerek, 2. derece yasak bölgelerin de bu kapsama sokulması yetkinin kendilerinde olması da yer alıyor. Bu kapsamda, Mürşitpınar başta olmak üzere yasadışı geçiş yoğunluğunun yüksek olduğu noktalardaki 2. derece yasak bölge kapsamında olan alanın, 1. derece yasak bölge kapsamına alınması istendiği belirtiliyor. Bu gerçekleşirse, sınır hattının en kritik noktalarında askerin denetiminde ve derinliği 10 kilometreye varan yasak bölgeler oluşturulmuş olacak. Hükümetin bu talebe de henüz bir cevap vermediği bildirildi.
PAKET GECİKTİ DEVREYE GENELGE SOKULDU
Güvenlik paketinin yasama sürecini bir türlü başlatamayan hükümet geçici çözümü, konuya ilişkin bir genele çıkarmakta buldu. Pazartesi günü yapılan Bakanlar Kurulu toplantısında kaleme alınan ve Salı günü de Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulan Başbakanlık genelgesiyle, acil durumlarda koordinasyona ilişkin temel esaslar belirlendi.
HER TÜRLÜ TEKNİK  DESTEK VERİLECEK
Genelge ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın görev alanına giren koordinasyon hizmetlerinden bağımsız olarak, Başbakanlık Müsteşarı veya görevlendireceği Müsteşar Yardımcısının üst koordinasyonunda, yurt içinde kamu düzenini ve güvenliğini ciddî şekilde bozucu nitelikte olayların yol açtığı acil durumlarda, koordinasyon için İçişleri Bakanlığı görevlendirildi.
Genelgeye göre koordinasyondan sorumlu bakanlık, acil durumla ilgili olarak Başbakanlık Müsteşarlığı’na gerekli bilgi-belge akışını sağlayacak mekanizmayı oluşturacak, her türlü teknik ve lojistik destek ile personel desteği sağlanacak.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.