‘Ermeni soykırımının kanıtı yok’

İngiliz arşivlerine giren eski TBMM Başkanvekili Uluç Gürkan, İngiltere’nin ‘Ermeni soykırımı’ yalanını nasıl ortaya attığına ve İngiliz Kraliyet Başsavcılığı’nın yalanı nasıl çürüttüğüne ilişkin belgeleri,...

‘Ermeni soykırımının kanıtı yok’
07 Mayıs 2014 Çarşamba 12:22

7uluc

İngiliz arşivlerine giren eski TBMM Başkanvekili Uluç Gürkan, İngiltere’nin ‘Ermeni soykırımı’ yalanını nasıl ortaya attığına ve İngiliz Kraliyet Başsavcılığı’nın yalanı nasıl çürüttüğüne ilişkin belgeleri, kitabında yayımladı

Eski Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanvekili Uluç Gürkan’ın Kaynak Yayınları’ndan çıkan “Malta Yargılaması” kitabı, “Ermeni soykırımı” yalanının İngiltere tarafından ortaya atıldığını, ancak İngiltere Kraliyet Başsavcısı’nın bile yalana inanmayarak “takipsizlik kararı” verdiğini belgeliyor.

Araştırmacı yazar Gürkan, İngiliz arşiv belgelerini, dönemin İngiltere Dışişleri Bakanı Lord Curzon ve İstanbul’daki İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Arthur Calthorpe ile İngiliz Başsavcılığı arasındaki yazışmaları gün yüzüne çıkarıyor.

Belgelere göre, Lord Curzon ve Amiral Calthorpe, başta Enver Paşa olmak üzere İttihat ve Terakki Partisi liderlerini “Ermeni kırımı” suçlamasıyla yargılamayı amaçlayan bir plan üzerinde çalıştılar.

Malta tutukluları

Lord Curzon ve Amiral Calthorpe, İttihatçıların Osmanlı mahkemelerinde yargılanmasına karşıydı. Calthorpe, Padişah Vahdettin’e ve Osmanlı hükümetine baskı yaptı. Bu baskıların sonucunda, İngilizlere teslim olmayan Musul’da görevli 6. Ordu Komutanı Ali İhsan Paşa ve “emir onbaşısı” İbrahim Ahmet başta olmak üzere 144 İttihatçı tutuklanarak İngiliz sömürgesi Malta’ya gönderildi. Yazışmalarda, Malta tutuklularının hangi suçlamalarla yargılanacağı üzerinde durulduğu anlaşılıyor. Bu amaçla İngiliz Dışişleri Bakanlığı’nca oluşturulan, aralarında hiç hukukçu bulunmayan bir komisyon, 7 “suç” belirledi. Bu “suç”lar arasında “Ermeni kırımı” da vardır.

Londra’ya çuvallarla belge

Başında Lord Curzon’un bulunduğu Dışişleri Bakanlığı, İngiliz Kraliyet Başsavcılığı’na başvurarak mütalaa istedi. Başsavcılığın isteği üzerine İstanbul’dan çuvallara doldurulan Osmanlı belgeleri Londra’ya götürüldü.

Kraliyet Başsavcılığı’nın soruşturması, Sevr Antlaşması’nın “Ermeni katliamı” iddialarıyla ilgili 230 ve 231. maddelerine dayandırıldı. İşgal sürecinde el konulan ve büyük bölümü Londra’ya taşınan Osmanlı arşivinin yanında, ABD’de olduğu varsayılan tüm belgeler tarandı. Ayrıca Mısır’da, Irak’ta, Kafkasya’da “Ermeni katliamı” kanıtı arandı. Bütün çabalara karşın, bir hukuk mahkemesinde geçerli sayılabilecek hiçbir kanıt bulunamadı. Başsavcılık “kırım” suçlamasıyla dava açılamayacağını bildirdi.

Başsavlığın kesin kararı

Bunun üzerine İngiltere Dışişleri Bakanlığı, Kraliyet Başsavcılığı’ndan Malta’daki tutuklu Türkler aleyhine “hukuki bir dava açılamayacaksa siyasi bir dava açılmasını” istedi. Ancak Başsavcılık hukuk dışı bir siyasi davaya ikna olmadı. İngiliz Kraliyet Başsavcılığı, 21 Temmuz 1921 tarihli bir yazıyla Dışişleri Bakanlığı’na, açılacak bir davada “ellerinde bulunan kanıtlarla” “Ermeni katliamı”yla suçlanan Malta’daki Türklerden hiçbirinin cezalandırılmasının mümkün olamayacağını bildirdi.

İngiliz hükümeti, Kraliyet Başsavcılığı’nın bu kararı üzerine, Malta’da iki yılı aşkın bir süre hapis tutulan İttihatçıları serbest bırakmak zorunda kaldı.

Milletler Cemiyeti safhası

İngiltere, bir yandan da Milletler Cemiyeti bünyesinde kurulacak bir mahkemede de yargılama yapılması için çaba gösterdi. Mahkemenin kuruluş hazırlıkları, Milletler Cemiyeti’nde ele alındı. Milletler Cemiyeti’nin oturumlarında İngiliz Kraliyet Başsavcılığı’nın dava açılmasına hükmetmesi halinde yargılamayı yapacak mahkemenin nasıl kurulacağı tartışıldı. Bu amaçla, Milletler Cemiyeti bünyesinde bir “Danışma Kurulu” dahi oluşturuldu.

Bu hazırlıklar, Kraliyet Başsavcılığı “kanıt olmadığı” için dava açılamayacağını, açılsa da cezalandırma yapılamayacağını kesin bir dille açıklayınca yaşama geçirilemedi.

Savcılık soruşturması yargısal sürecin bir aşaması olduğuna göre, İngiliz Başsavcılığının kararı, “Ermeni soykırımı” yapılmadığını ortaya koyan bir “yargı süreci” olarak tarihe geçti.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.