BM kararı olmadan tampon bölge olmaz

Öte yandan, Türkiye zaten açıkladığı angajman kuralları çerçevesinde, Suriye sınırında fiilen bir uçuşa yasak bölge uygulaması bulunuyor. Aydınlık / Ankara

BM kararı olmadan tampon bölge olmaz
18 Eylül 2014 Perşembe 09:00

10bmkarar

Erdoğan’ın ‘Tampon bölge için çalışıyoruz’ açıklaması üzerine gözlerin çevrildiği Suriye sınırı için yabancı diplomatlar ‘uluslar arası hukuk açısından ciddi sıkıntı var’ uyarısında bulunuyor

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Türkiye’nin Suriye ve Irak sınırında tampon bölge oluşturulması için hazırlık içinde olduğunu açıklaması, dikkatleri yürütülen çalışmanın ayrıntılarına çevirdi. Ancak, Türkiye’nin sınırları dışında ister ulusal düzeyde, ister uluslar arası bir koalisyonun devreye girmesiyle olsun, uluslar arası hukuk açısından BM Güvenlik Konseyi kararı gerekiyor. BM Güvenlik Konseyi’nin daha önce almış olduğu 2165 sayılı karar, sadece insani yardımın BM gözetiminde ulaştırılmasını ve Beşar Esad yönetimine bildirimde bulunulmasını öngördüğü için, üzerinde çalışılan tampon bölge için hukuksal zemin oluşturmuyor.
RUSYA VE ÇİN’İN ONAYI GEREKİYOR
Aydınlık’ın Batılı ülke diplomatlarından aldığı değerlendirmelere göre, Erdoğan’ın sözünü ettiği ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin üzerinde çalıştığı tampon bölge konusuna ilişkin uluslar arası hukuk açısından ciddi bir sıkıntı bulunuyor. Tampon bölge ya da 1991 yılında Iraklı Kürtleri korumak için uygulamaya konan Çekiç Güç harekâtı benzeri bir operasyonun şimdi uygulanabilmesi için BM Güvenlik Konseyi’nin, açık bir karar alması gerekiyor. Rusya Federasyonu ve Çin’in Suriye konusundaki tutumu dikkate alındığında, Türkiye’nin Irak ve Suriye sınırında Türkiye sınırının dışında 10-15 kilometre derinlikte bir tampon bölge ya da güvenli cepler oluşturulabilmesine olanak tanıyan ve bu tampon bölgenin ne amaçla kurulacağını, ne kadar süre için geçerli olacağını belirten Güvenlik Konseyi kararı alınmadığı sürece, bu noktada atılacak her adım uluslar arası hukuk açısından geçersiz olacak.
‘SAVAŞ NEDENİ SAYILABİLİR’
Bu durum Suriye rejimi tarafından topraklarının işgal edildiği gerekçesiyle savaş nedeni bile sayılabilecek. Bu noktada; başta ABD olmak üzere Batılı ülkelerin, Suriye rejiminin ülkedeki terör örgütleri ile yeterince mücadele etmediği gerekçesine dayanarak fiili bir koalisyon oluşturup, “meşru müdafaa” gerekçesine sığınarak, ülkeye müdahale etme ve bu çerçevede bir tampon bölge oluşturması olasılığı da Şam yönetiminin diplomatik manevrası ile boşa çıkmış oldu.
Batılı diplomatik kaynaklar, Şam rejiminin ABD’ye, “IŞİD’e karşı ortak mücadele edelim” önerisi getirmesiyle, ABD’nin ortaya koyacağı olası “Suriye, terör örgütleri ile yeterince mücadele etmiyor” gerekçesinin de ortadan kalktığını dile getirdiler.
Aynı şekilde, tampon bölge sınırda “uçuşa yasak bölge” ilan edilmesi ve bu bölgede olası göç dalgası için insani yardım hazırlığı yapılması için de yine BM Güvenlik Konseyi’nin ayrı bir karar alması gerekecek.
CİHATÇI GRUPLAR İÇİN GÜVENLİ ALAN
AKP hükümetinin sızdırdığı bilgilere göre tampon bölge hazırlığı, sınırdan kaç kilometre derinlikte, hangi alanlarda hangi birimlerin yerleşeceği nasıl bir tampon bölge oluşturulabileceği yönündeki ihtimaliyat planlamaları üzerine yapılıyor. Buna gerekçe olarak da IŞİD’e karşı kapsamlı operasyon başladığında bölgede yaşayanların Türkiye sınırına kaçması ve bunun bir yığılmayı beraberinde getirecek olması gösteriliyor. Ancak, bu gerekçe Batılı ülkelerin çoğu tarafından inandırıcı bulunmadı. Batılı ülkeler, böyle bir tampon bölge oluşturulması durumunda, buranın kısa süre içinde AKP hükümetinin destek verdiği cihatçı gruplar için güvenli bir alan durumuna geleceği görüşünde birleşiyorlar.
Öte yandan, Türkiye zaten açıkladığı angajman kuralları çerçevesinde, Suriye sınırında fiilen bir uçuşa yasak bölge uygulaması bulunuyor.

Aydınlık / Ankara


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.