AUAP 2038 hakkında konuşulmayanlar!

nkara Ulaşım Ana Planı (AUAP) 2038 sinsi planının halen daha onaylanmamasının ve bilinçli olarak dondurucuda, sürüncemede bırakılmasının iki nedeni var; - “ODTÜ 2. Etap yol için, kampusü doğu-batı olarak bölecek...

AUAP 2038 hakkında konuşulmayanlar!
23 Ekim 2014 Perşembe 10:22

02-manst

nkara Ulaşım Ana Planı (AUAP) 2038 sinsi planının halen daha onaylanmamasının ve bilinçli olarak dondurucuda, sürüncemede bırakılmasının iki nedeni var;

- “ODTÜ 2. Etap yol için, kampusü doğu-batı olarak bölecek ve vişnelik mevkinden Malazgirt yoluna bağlayacak yolun geçeceği ODTÜ arazisine, ne “şekilde”, ne zaman ve hangi “zamanlama” ile gireceklerini belirleyememeleridir.”

- “Mevcutta devam eden davaya konu projeler ve temyiz tarihleri ile -alt ölçekli projeleri meşru hale getirmesi amaçlanan- “AUAP 2038 planın” askıya çıkarılacağı bir “zaman(lama)” uyumunu beklemeleridir.

Ankara’nın ulaşım ana planı hedef (te) 2038 olarak da bilinen ve sonuçlanması yılan hikayesine dönen AUAP 2038 çalışması süreci ile yeni çıkarılan “Mekansal planlar yönetmeliği” arasında ürküten benzerlikler var;

1. Çalışmanın analiz ve sentez çalışmaları sorun odaklı değil. Dostlar alışverişte görsün türünden (çok) genel ansiklopedik bilgi yığını.Yönetmelikte ise; ulaşım ana planlarının iptali halinde yeniden hazırlanacak planın tekrardan analiz ve sentez çalışmalarının yapılması yasaklanmış. Olanla idare edin diyorlar. Her planın kendine özgü analiz çalışması olduğu inkar edilmiş. Bir planın analizleri ile “bütün” olduğu plana açılacak bir davada aynı zamanda analiz ve sentez çalışmalarını da kapsayacağını bilmiyorlar anlaşılan.!

2. Makro ölçekli kentsel makroform planlamasının içi “Büyük projelerle” doldurulmaya çalışılmış. Bütüncü planlama ihlali var. Eklektik bir planlama anlayışı; ulaşım planları ile nazım plan arasındaki dönüşümsel ve karşılıklı etkileşimi ihmal ediyor.

3. “Strateji planı” adı altında getirilen “plansızlık” hali evlere şenlik durumda. Nazım plan amaç değil külfet olarak görülmüş.”Nasıl yorumlarsan şematik şehirciliği” hayırlı olsun..! Planlama “yok hükmüne” sokulmuş. Ancak yönetmeliğin adında AUAP çalışmasının adında olduğu gibi “plan” kelimesi geçiyor. Bu (plan) başka bir “plan” galiba!

4. Plan kademelenmesi ve ölçek geçişleri birbirine bindirilmiş. Oluşturulan kaotik yapıda plan kademelerinin birlikteliği ve uyumu ilkesi yok edilmiş.

5. Devam eden Ulaşım Ana Planı çalışmalarında, geçici birinci madde ile “il ölçeğinde bölge planı yapılmasına gerek yoktur hükmü var. Aynen AUAP 2038 süreci gibi.

6. Yönetmeliği onaylandı, kendisinde onay zamanı yakındır... mahkemeye evrak-belge üretilsin diye!

Yönetmeliğin mimari Gökçek, Gökcek şehirciliği editörü aslan danışmanları... Sanki ısmarlanmış gibi. AUAP 2038 yönetim kadrosu ile tam bir uyum içinde ve ruh ikizleri...

Plastik tadında naylon kıvamında..yani anlayacağınız “körler sağırlar birbirini ağırlar”.

Akademya’ya geçmiş olsunlar..!!

Bir planlama çalışması analiz, sentez ve plan üçlemesinden oluşur. Analizler, bizi bir plana götürmeli ve plan ile uyumlu olmalıdır. Bir örnek vermek gerekirse; kanında hamilelik hormonu yükselmeyen bir bayanın kan analizlerinden yola çıkarak, bu bayanın doğmayacak çocuğunu tariflemek gibi bir iş en yalın tanımıyla abesle iştigaldir. AUAP 2038 çalışmasının analizleri sınırlı sayıda kişiye dağıtılmıştır. Ben bu analizleri inceledim. Bunlar mevcut durum “trafik etütleri” olup, bizi ulaşım ana planı ve hatta gelecekteki arazi kullanımlarına yönelik bütüncü bir “çevre düzeni nazım planına” götürmesi zordur. Daha teknik ayrıntıya girmem bu aşamada planı ve analiz çalışmalarını gizleyen, sır gibi saklayan ekibe saygısızlık olur.

Ancak şu hatayı da yapmam. AUAP 2038 üst planı onaylandıktan sonra, yukarıdaki tespitten sonra çok fazla konuşmanın, yani somut olmayan sadece “veri bir plan” üzerinden kamuoyunu tartışmaya sokmanında bir anlamı olacağını zannetmiyorum. Böylesine bir süreç; polemiksel, siyasi ve magazinsel bir boyuta konuyu taşır ki; bu sürece ortak olmak biz plancıların ve akademisyenlerin görevi değildir. Bunun cevabı ve savunmasını yapmak AUAP 2038 Planlama ekibi müelliflerine ve Sayın Gökçek’e aittir.

Dolayısıyla; planın orası iyi olmuş burası mı kötü olmuş noktasında afaki söylem geliştirmek yerine, analiz kitaplarının değerlendirilmesi gerekir. Adam olacak “plan”, analizlerinden belli olur diyorum.

Analiz çalışmaları ve planın tümünü kapsayan bir iptal davası açılması gerektiğinin ısrarla altını çiziyorum.

Sonuçlarından memnun olmayanlar, nedenini analizlerinde ve kendilerinde arasınlar.

Mimarlar odası Başkanı “Ali Hakkan” olsaydı durum farklı olurdu?

ODTÜ yolu ve AUAP 2038 çalışmasına ve sürece ilgisiz kalan ve başını kuma gömen konunun uzmanı akademik camia, Şehir Plancıları Odası, sivil toplum(dışı) örgütler ve candaş merkez basının önemli bir bölümü kentsel demokrasi sınavında sınıfta kalmıştır. ODTÜ rektörünün ikircikli ve çelişkili basın açıklamaları tatmin edici olmamakla birlikte, bu açıklamalarını, bir algı yönetiminin parçası olarak algılanması da pekâlâ mümkün. ODTÜ’nün eski ODTÜ olmadığını görmekte benim için üzücü. Mimarlar Odası Ankara Şubenin hakkını yemeyelim. Ali Hakkan dönemi gibi olmasa da yine bir şekilde uğraş içindeler. Benim kendilerine tavsiyem; bundan sonra Şehir Plancıları Odası(ŞPO) ile birlikte, kritik konularda, dava açmamalarıdır. ŞPO maalesef yaklaşık 2 seneden beri meslek odası vasfını kaybetmiş, samimiyetsiz ve post-modern bir yapıya dönüştürülmüştür.

GAZİ ÜNİVERSİTESİ ‘PLANI’ NOTERE ONAYLATTI MI?

Bu yazı benim bu konu ile ilgili son yazımdır. Gerekçelerini yukarıda açıkladım. Bundan sonra bakalım başını kuma gömen, işlerine geldikleri zaman planlama konularında mangalda kül bırakmayan plancı cevherlerinin “plan sonrası” tutumlarını da izlemeye devam edelim. Maalesef kumaş bu! Akademyadaki kumaş ise bundan kötü ve daha iç acıtıcı ve “ikinci el”.

Tahir Çalgüner

Akademisyen/ Şehir ve bölge plancısı


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.