Atatürkçülerin hedefi

Bu büyük devrim (MDD) tüm sistem partilerinin saflarında konaklayanların misafirliklerine son vermeleriyle mümkündür. Murat İnce

Atatürkçülerin hedefi
15 Ağustos 2014 Cuma 11:35

02manset

‘Türkiye’de hem Amerikancılık ve hem de Atatürkçülük yapanlara başka ne demeli? Belki de ‘Amerikan Kemalizmi’ deyimini kullanmak gerekiyor, ama ağır olur diye yıllardır kullanmaktan imtina ettik

Daha iyi bir tanımlama aradık ama bulamadık. Türkiye’de hem Amerikancılık ve hem de Atatürkçülük yapanlara başka ne demeli? Belki de “Amerikan Kemalizmi” deyimini kullanmak gerekiyor, ama ağır olur diye kullanmaktan imtina ettik. ABD çıkarlarını gözeten, siyasetlerini ona göre düzenleyen ve kendilerini emperyalizmin sol bacağı sosyal demokrat olarak tanıtan kesimler, aynı zamanda Atatürkçü olduklarını da söylüyorlar.
Bu nasıl bir Atatürkçülük? Emperyalizmle işbirliğini savunan bir Atatürkçülük olabilir mi? Sanki Atatürk yedi düvele (emperyalizm) karşı savaşmamış, yedi düvele teslim olmuş! Var mı İstiklal Harbi’mizde böyle bir şey?
Atatürk’ün Bugünkü Önemi
Aydınlık gazetesinin 10 Kasım 1979 yılında düzenlediği ve Prof. Turan Güneş, Doç. Dr. Emre Kongar ve TİKP Genel Başkanı Doğu Perinçek’in katıldığı, kitap olarak da yayımlanan, “Atatürk’ün Bugünkü Önemi” isimli konferansta Başkan Perinçek, Türkiye halkı zora düşünce, sıkıntılı günlerle karşılaşınca, “Bir Atatürk lazım, Atatürk gelse de sorunları çözse” der.
Kemalist devrimlerin kalıcı etkisini silemeyen emperyalizm, onu etkisizleştirmek ve önemini azaltmak yöntemine başvuruyor. Peki, nasıl yapacak ve kimlere dayanarak bu projesini hayata geçirebilecek? AKP ile olmaz, Fethullahçılarla olmaz, ortaçağcılarla olmaz, sahte solcularla olmaz! En iyi yol Kemalist görünümlü işbirlikçiler vasıtasıyla emellerine ulaşmak. Ya da Kemalist saflarda bozulmalar yaratarak onları emperyalizme karşı çıkamaz duruma getirmek. ABD/AB emperyalistleri ikinci yolu tercih etmeyi çıkarlarına uygun gördüler.
Doğu Perinçek Atatürk’ü şöyle değerlendirir:
Atatürk gerçekçidir.
Gerçeğe boyun eğmedi, gerçeği değiştirdi.
Olmazları olur yapan büyük devrimci ruh.
Devrimci Batı’yı benimsedi, çürüyen Batı’ya karşı ayaklandı.
Büyük zorlukları yenmek için büyük güçleri birleştirdi.
Öncü devrimciydi. (Kemalizmin Felsefesi ve Kaynakları. s.19)
Batı’a göre gecikmiş burjuva demokratik devrimin önderiydi. (Age. 19)
Ezilen bir ülkenin Jakoben önderidir.
Aydınlanmacıdır.
Başkan Perinçek, Atatürk’ü “bulutların üzerinden indirmek” önerisinde bulunur ve “Fırtına büyüdükçe ona duyulan ihtiyaç artacaktır” diyerek de günümüze ışık tutmaktadır.
Atatürkçülüğü şekilciliğe indirgeyen burjuva sosyetesinin verdiği zararları bir kenara bırakacak olursak; Atatürk’ü ezberlerin içine hapsedenler de gerçeklerden kopmuşlardır.
Doğu Perinçek konuşmasını, “Halkımızın yetiştirdiği en büyük devrimci” sözleriyle bitirir.
Bugünlerde özellikle Y-CHP’liler psikolojik savaşın etkisinde kalarak, Doğu Perinçeklerin (Aydınlıkçılar) Atatürk’ü şimdi savundukları ve “takiye” yaptıkları yalanına sarılıyorlar. Ancak gerçek gerçektir ve yalanlarla yıkılmaz!
Ilımlı Kemalizm!
“Ilımlı Yeşil İslam”ın kurucusu ABD’nin çokkültürlülük adı altında dayattığı şey, aslında etnik ve dini bölücülüğün ta kendisidir. Ancak iş Türkiye’ye geldiğinde durum hiç de öyle kolay değil! Kemalizmin kazanımlarını tahrip etmeden yol kat etmeniz oldukça zor. İşte bu zorluğu gören ABD derin devleti, Atatürkçüleri amaçlarından ve ilkelerinden koparmak için kendine sadık “Kemalistler” edinme yolunu seçti. ABD’nin devlet çıkarlarına zarar vermeyen, onu dost gören NATOTürkçü bir Kemalizm! Olur mu? Olur, neden olmasın, örnekleri ortada!
“Amerikan Kemalizmi” aynı zamanda “Ilımlı Kemalizm”dir. ABD ile uyumlu, onun dünya siyasetleri ve savaşlarına destek veren bir Kemalizm örgütleniyor. Atatürkçü olduklarını söyleyen bazı siyasetçiler, ABD’nin savaş makinesine bağlandıklarını yaşayarak gördük. Libya, Irak ve Suriye’ye emperyalizm saldırıp yerle bir ettiğinde yanı başlarında o türden “Atatürkçüleri” gördüler. Bunun sorgulanmaması diye bir şey olabilir mi?
Hem Atatürk’ün “Yurtta sulh cihanda sulh” düsturuna sahip çıkacaksınız ve hem de savaş taraftarı olacaksınız; bu ikisi bir arada olabilir mi? Sizler aslında emperyalist bir politika olan “Yurtta savaş cihanda savaş” düsturunun esirisiniz ve Atatürkçü olamazsınız.
ABD emperyalizmi Türkiye’de İslam ve Kürtler adına yapay sözcüler üreterek Türk milletinin parçalanmasının yolunu açıyor. ABD Atatürkçülere Y-CHP yöneticileri aracılığıyla kanca atıyor.
ABD’ye Sadık ‘Kemalistler’
ABD’ye sadık, Türkiye’ye yabancılaşmış, tarihinden uzaklaşmış bir “Kemalizm” Amerikan emperyalizmi için bulunmaz fırsatlar yaratıyor. Dikkat ediniz bu tür çevreler emperyalizm nereyi işaret ederse orayı düşman bellerler.
Bu türden sahte Kemalistler, İşçi Partisi başta olmak üzere anti-Amerikancıları esas hedef olarak seçmişlerdir. Psikolojik savaşın has elemanları olarak ortalıkta dolaşmayı marifet zannederler.
Sonuç Yerine
Türkiye, fırtınalı bir döneme girdi ve mücadele daha çetin olacak. Örgütsüzlük emperyalizm ve işbirlikçilerine yarar. Yanlış yerde kümelenmek ve yanlış yerde örgütlenmek de son tahlilde devrimcilere değil, karşıdevrimcilere hizmet eder.
Milli mesele, baş meseledir ve diğer tüm çelişmelerin çözümünün anahtarı buradadır. Devrimden çıkarı olan ve farklı sınıf ile tabakalardan oluşan en geniş insan yığını olarak tarif ettiğimiz halkın, demokrasi talebinin yerine getirilmesi milli meselenin çözümü ile doğrudan orantılıdır.
Emperyalizm ve işbirlikçilerin kışkırttığı Kürt meselesi milli bir mesele değil, demok-
ratik meselelerin içinde yer alır. Arta kalan sorunlar tam bağımsız ve gerçekten demok-
ratik Türkiye’de çözüme ulaşacaktır.
Bu büyük devrim (MDD) tüm sistem partilerinin saflarında konaklayanların misafirliklerine son vermeleriyle mümkündür.

Murat İnce


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.