AKP Cemaat savaşı

Bu savaşta milli güçlerin en ufak bir tereddüte dahi düşmeden Cemaat’e karşı mücadele etmesi çok önemlidir! Milli kanattaki bazı kimselerin bu savaşta tarafsız durmalarına, hatta söylemleriyle Cemaat’e dolaylı da olsa destek...

AKP Cemaat savaşı
10 Ağustos 2014 Pazar 06:33

02cemaatakp

Bu savaşta milli güçlerin en ufak bir tereddüte dahi düşmeden Cemaat’e karşı mücadele etmesi çok önemlidir! Milli kanattaki bazı kimselerin bu savaşta tarafsız durmalarına, hatta söylemleriyle Cemaat’e dolaylı da olsa destek vermelerine akıl sır erdirmek gerçekten mümkün değil! Bu argümanlarını da güya çok masumane bir şekilde “asıl hedef Erdoğan’dır, bütün vuruşu ona yapalım” şeklinde konumlandırıyorlar!

Erdoğan Cemaat’e savaş açtığı gün, iktidarda uzun süre kalma şansını yitirmiştir! Bunu anlamamak için son 7-8 sene uzayda falan yaşıyor olmak gerekiyor! Erdoğan, Cemaat olmadan asla kendi iktidarına tehdit oluşturan milli güçleri tasfiye edemezdi! Cemaat olmadan asla her türlü milli yapı üzerinde müthiş bir baskı kuramazdı! Erdoğan, eğer bu arkadaşların söylediği gibi gerçekten bir diktatörse, Cemaat de o diktatörun özel SS kuvvetleriydi! Eğer SS olmasaydı, Hitler iktidarını o kadar sağlamlaştırabilir miydi? Şimdi o diktator, muhaliflerini yok eden ve kendi iktidarını sağlamlaştıran özel SS kuvvetlerine savaş açarak kendi sonunu hazırlıyor!

Erdoğan, eğer Cemaat’le bazı tavizler vererek anlaşabilseydi belki iktidarının ömrünü uzatabilirdi. Ancak egosu buna müsade etmedi. Cemaat’in yetişmiş kadrolarından, hipnozlanmiş ve adanmış ruhlar kadrosunun o muthiş askeri disiplininden ve Cemaat’in dış bağlantılarından yoksun kalacak bir Erdoğan’ın iktidarda uzun süre kalabilmesinin alt yapısı kesinlikle mevcut değildir! Şimdi kalkıp, bunu görmeyerek, Erdoğan’ın Cemaat’i, devletin bütün imkanlarını seferber ederek yok etmesini teşvik etmek yerine, buna mani olmaya calışmak kesinlikle milli bir tavır değildir!

Nihayetinde, lideri ve en kilit kadroları yabancı bir devletin elinde tutsak ve tamamen onların elemanı olarak çalışan ve devletimizin Emniyet teşkilatı, ordusu ve yargısındaki en kilit mevkilerde yuvalanmış ve tamamen hipnozlanmış bir fanatizm ile örgüt liderlerinin emirleri doğrultusunda Türk devletinin bütün milli yapılarını çökertmeye yönelik operasyonlar yapan bir ihanet şebekesinden bahsediyoruz! Erdoğan tek bir kişidir ve her insan gibi bir fanidir. Ancak Cemaat öyle değil, adeta İtalyan mafyası Cosa Nostra gibi, çok organize bir yapıdır.

Yine bazı kimselerin, “Erdoğan’ın artık Cemaat’e ihtiyacı yok, çünkü MİT eliyle kendi derin devletini oluşturuyor” söylemide tam olarak gerçeği yansıtmıyor. Evet, Erdogan’ın amacı bu, ama bu amacı gerçekleştirebilecek araçlardan yoksundur. Ne kadar bağırıp, çağırsa ve etrafına korku salmaya calışsa da, işin gerçeği Erdoğan kendisine mutlak bağlı, organize ve yetişmiş bir kadrodan yoksundur. Erdoğan en tepede yalnız bir adamdır ve Ermenilerden özür dilemek, Kürt meselesinde sürekli taviz vermek, Kıbrıs’ı peşkeş çekmeye calışmak gibi tavizlerle ayakta kalmaya calışsa da, Cemaat gibi, Amerika’nın sürekli ve daimi desteğinden yoksundur.

‘KURALLAR’ İÇİNDE KALMAK

İşin özü şudur: Cemaat Erdoğan’ın gövdesini taşıyan bacaklardı ve şimdi Erdoğan o bacakları kesmeye kalkmıştır! Cemaat’e savaş açtığı gün, iktidardan düşmüştür ve artık uzatmaları oynamaktadır! Cemaat’i tamamen yok etmeye odaklanmış bir Erdoğan, Amerika’yı kendisinden daha da uzaklaştıracaktır, zira Amerika Türkiye üzerindeki hakimiyetini kişiler üzerinden değil, kurumlar ve örgütler üzerinden devam ettirmek ister ve Türk devletinin en kritik noktalarına sızmış ve tamamen kendi kontrolündeki böyle bir yapının yok edilmesine asla sıcak bakmayacaktır!

Son olarak şu anlamsız “Cemaat’le mücadele hukuk içinde kalınarak yapılmalıdır” sözüne değinmek istiyorum! Ortada normal bir durumdan söz etmiyoruz, bu bir savaştir! Türkiye şu an bir savaş bölgesidir!

Sınırlarımıza hakim değiliz, ülkenin büyükçe bir bölümünde devlet otoritesi sıfırlanmıştır, gönderden bayraklarımız indiriliyor! Ve ülkenin en milli, en vatansever, en milliyetçi unsurları yıllarca hiçbir hukuki standartlara uyulmaksızın, bu çete tarafından zindanlara atıldı ve böyle bir ortamda hâlâ “hukuk içinde kalalım” demek, “biz düşmanımızı yok etmek istemiyoruz” demektir! Karşımızda bizi yok etmek için bütün imkanlarını seferber etmiş ve hiçbir kural tanımayan bir düşman var, bunu iyi idrak etmek zorundayız! Böyle bir düşmanla, anlamsız kurallar içerisinde kalarak baş edemezsiniz. O düşmanı yok etmek için ne gerekiyorsa onu yapacaksınız!

Barış Kaya


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.