ABD ile savaşta üniversite cephesi

Ali Yüksel / TGB DTCF Birim Başkanı

ABD ile savaşta üniversite cephesi
24 Ekim 2014 Cuma 06:24

02-tgbeylem
‘Türkiye’nin tüm üniversitelerinde birlik, barış ve kardeşlik rüzgarının daha güçlü eseceği bir dönemdeyiz. Bu rüzgar PKK’yı yerle bir edecek ve Türkiye’yi birleştirecek’
Türkiye’de son günlerde yaşanan yeni gelişmeler, sürmekte olan bir savaşın açılan yeni cepheleridir. Türkiye Gençlik Birliği’ne yapılan PKK saldırıları, Türk Amerikan Savaşı’nda yeni dönemde açılan cephelerden biridir; bölgede ABD çıkarları için  yürütülen savaşın uzantısıdır. Üniversitelerimizde yaşanan bu gelişmeler Türkiye ve bölgedeki gelişmelerin dışında değildir. TGB’lilerin ve Atatürkçü gençlerin Türkiye’nin bir çok üniversitesinde üstelik aynı anda karşı karşıya kaldığı saldırılar, Ortadoğu ve bölgemizdeki kuvvet dengelerinin hangi ağırlıklar üzerine şekillendiğinin de ispatıdır. Bu dönemde saflaşmayı ortaya koymak mücadelemiz açısından doğru bir  zeminde konumlanmak için elzem bir durumdur. Bu kapışma, Türkiye’yi ve bölgemizi parçalamak ve kan gölüne çevirmek isteyenlerle, Türkiye’nin milli kuvvetleri arasında yaşanan bir mücadeledir.
Bu kavganın bir tarafında ABD bayrağı altında saf tutan PKK ve uzantıları, diğer bir tarafında ise ülkemizin bütünlüğünü ve bölgemizin birliğini savunan Türkiye’nin milli kuvvetleri var. Türkiye Gençlik Birliği de, milli kuvvetlerin üniversite cephesinde mücadele yürüttüğü için PKK’nın saldırıları ile karşı karşıya kalıyor. Daha da somutlamak gerekirse, bu kavga emperyalizm destekli bölücülerle, bölünmeye karşı Türk gençliğini birleştirenlerin kavgasıdır.
Suriye ve Irak’ı parçalayamayan ABD, Türkiye’deki temsilcileri olan AKP ve PKK’ya Türkiye’yi böldüremedi. Bölücü Anayasa çöpe atıldı, Türk Ordusu’na ve Türkiye’nin milli güçlerine yapılan kumpas boşa çıkarıldı. Silivri ve Hasdal duvarları yıkıldı. Boşa çıkarılan Amerikan tertibiyle birlikte Türk Ordusu açılıma, bölünmeye ve bölgedeki savaşa karşı konumlandı. Genelkurmay Başkanlığı Amerikan davetlerine tavır koydu, BDP yöneticilerine Suruç’ta geçit vermeyen komutanlar ödüllendirildi. Emperyalist kuvvetlerin bölgeye yapacağı müdahale Türk Ordusu engeline takıldı. Tabi ki somut gelişmelerin tahlilini yapıyoruz; yeni gelişmelere göre farklı değerlendirmeler de yapılır ancak bu gerçeği görmemek, savaşı yürütürken yanlış bir yerde saf tutmaya neden olacaktır. Türkiye’de bir takım sözde solcu çevrelerin içine düştüğü durum budur.
YENİLEN BÖLÜCÜLÜK PERVASIZCA SALDIRIYOR
Türkiye’de açılım tıkandı, bölücülüğün modası geçti. Ülkemizde birlik ve kardeşlik eğilimi güçlenmeye ve somut davranışlarla kendisini göstermeye başladı. Türk-Kürt birlikteliği bu dönemde hiç olmadığı kadar yakıcı bir ihtiyaç haline geldi. Gençlik ve halk birlik ve beraberliğe daha sıkı sarılmaya başladı. Türkiye’de ve bölgede huzurun ve barışın ancak bu yolla geleceğini yaşanansüreç tüm milletimize ispatladı. Diyarbakır’da evlatlarını PKK’dan kurtarmak için direnen anneler, anadilde eğitim çıkışlarının hiçbir karşılık bulmaması, bölgede Türk Bayrağı’na ve Atatürk’e sarılan Kürt halkının tutumunu bu duruma örnek olarak vermek yeterli olacaktır.
Karşı tarafta ise Amerikan’ın PKK’ya, PKK’nın da Amerika’ya sıkı sıkıya sarıldığı gerçeği bir kez daha net bir şekilde ortaya çıktı. PKK artık kendini gizleyemeyen bir Amerikan kuklasıdır. Amerikalı yetkililerin, Barzani’nin ve PYD sözcülerinin itirafları bu saptamayı doğrulayan örneklerdir.
ESEN RÜZGARIN YÖNÜ DEĞİŞTİ
Yenilen tarafın şımarık çocuğu olan PKK, Ayn-el Arap’ta kaybederken, kurşun sıktığı Türk Ordusu’na yalvarır hale geldi. Bölücülük artık Türkiye’de yalvaran ve kuyruğu sıkışmış bir kedi gibi pervasızca sağa sola saldıran bir duruma düşmüştür. Bu durumun sebeplerini yukarıda belirttik. Ayn El-Arap’ta da yenilen PKK, Türkiye’yi yakıp yıkmaya çalışarak Türk kamuoyunu Kürt Koridoru’nu açmaya ikna etmeye çalıştı. Kısmen de olsa bugün Ayn El-Arap’a Türkiye üzerinden militan ve silah girişi yapılabiliyor. Ancak bunun da bir geçerliliği yoktur. Bu eylemlerden çıkarılacak sonuçlardan en önemlisi ve hayırlısı, Kürt halkının PKK’nın ayaklanma çağrılarına destek vermemesidir. Kürdümüz Türk Milleti’nin bir parçası olduğunu ve PKK’nın yanında saf tutmayacağını bir kez daha gösterdi. Çünkü yakılan kendi değerleriydi. Yakılan Türk Bayrağı, Ataürk heykelleri ve okullar Kürt Halkı’nın da namusuydu.
Üniversitelerde de birlik, barış ve kardeşlik rüzgarı esiyor. Türk ve Kürt gençleri tüm üniversitelerde,  Türkiye’nin birliğine ve cumhuriyet değerlerine birlikte sahip çıkıyor. Bayrağımıza, okulumuza ve geleceğimize birlikte sahip çıkıyoruz. Birlikte eğleniyor, birlikte üzülüyoruz. Tüm bilimsel ve sanatsal çalışmaları birlikte yürütüyoruz. Üniversitelerimizin ve Türkiye’nin özgürleşmesi için birlikte ter döküyoruz.
İşte PKK bu tabloda umduğunu bulamıyor. Umduğunu bulamayan PKK bu yüzden Türk Gençliği’nin ortak mücadele örgütü olan TGB’yi hedef alıyor. Ellerine bıçaklar ve silahlar alarak, üniversitelerde bölücülük yapmaya çalışanlara kimse itibar etmiyor. Amerika’dan bulduklarını, Türk Gençliği’nden bulamıyorlar. Artık üniversitelerde bölücülük yapamıyorlar. Maşaları da efendilerini gizleyemiyor.
PKK’nın üniversitelerde yeri kalmamıştır. ABD desteği ile yıllardır aldıkları mevzileri artık kaybediyorlar. Kaybettikçe hırçınlaşıyor ve üniversite öğrencilerine saldırıyor. Bu saldırılar geniş öğrenci kitlesi tarafından gereken cevabı alıyor. Bu saldırılar, bilim, sanat, edebiyat etkinlikleriyle ve Türkiye’yi birleştiren iradeyle boşa çıkarılıyor.
Türkiye’nin tüm üniversitelerinde birlik, barış ve kardeşlik rüzgarının daha güçlü eseceği bir dönemdeyiz. Bu rüzgar PKK’yı yerle bir edecek ve  Türkiye’yi birleştirecek rüzgardır.
Ali Yüksel / TGB DTCF Birim Başkanı


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.