Eryatağı'nda herkes eşittir

Doğubayazıt’ta tuzaklı patlayıcıyla yaralandı. 3 ayda 41 ameliyat geçirdi. 3 hafta önce vücudundan yine şarapnel parçası çıkarıldı. Gazi Erol Ayhan, ‘2000 yılında PKK bitmişti, 2002’de canlandı’ diyor

Eryatağı'nda herkes eşittir
30 Mart 2015 Pazartesi 12:17

Gazi İsmet Güldal
GAZİ Erol Ayhan, Malatya, Merdivenler köyü doğumlu. Acemi eğitimini, 2000 yılında Amasya Eryatağı’nda çavuş adayı olarak almış. Dağıtımı 1. Mekanize Tugayı Ağrı-Doğubayazıt’a çıkmış. Tuzaklı patlayıcıyla yaralanmış, 3 ayda 41 ameliyat... Doktorları, Ayhan’ın vücundan 14 yıl sonra bile şarapnel parçası çıkartıyor. Son ameliyatı 3 hafta önce geçirdi. Söz gazimizde...
2000 yılında terör yoktu. Tek tük olay olurdu. Hatta ben “iç güvenlik” yani “Tim Eğitimi” alacağımı sanırken komutanlarımız terör bitti diyerek, bize normal eğitim verdiler.  Konuştuğum insanlar; PKK’nın zamanında halka çok baskı yaptığını söyleyip bitirilmesine seviniyorlardı. Doğubayazıt halkı geçim derdine düş-müştü. Köylerde yaşayan vatandaşlar genellikle hayvancılıkla uğraşırdı. İlçe merkezindekiler ise ticaretle... Genellikle çarşı iznine çıkan askerlere yaptıkları satışla geçinirlerdi. Bu yüzden halkla asker arasındaki ilişki çok iyiydi. 
DEVLET, HALKA TOLERANSLIYDI
Doğubayazıt’a gittiğimde devletin halka inanılmaz toleranslı ve iyi davrandığını gördüm. Çarşıya çıktığımda hemen bütün dükkânlar kaçak mal satardı. Bunu bölgedeki erden valiye kadar herkes bilirdi ama hiçkimse bir şey yapmazdı. Kaçakçılık orada meslek haline gelmişti. Oysa batıda bırakın kaçak sigara satmayı, dükkânında faturasız mal bulundursan Maliye tepene binerdi.
Birliğimizin manzarası çok güzeldi. Bir tarafta Ağrı Dağı, diğer tarafta İshak Paşa Sarayı. Oraya gittiğimde beni operasyon bölüğüne seçtiler. Buradaki birlik 45 günde bir değişirdi. Sıra bize gelmişti. 30 Nisan 2001’de değişim için intikal ettik. Molada bir arkadaş yerde parlak bir şey olduğunu söyleyip oraya doğru giderken birdenbire patlama oldu. Arkadaşımın gördüğü şey tuzaklı bir patlayıcıymış. 3 arkadaşım şehit oldu, 6 arkadaşım da yaralandı. Yaralılar arasında en ağırı bendim. Bütün vücudum yanıyordu, Ağrı Askeri Hastanesi’nde ameliyat oldum. Ambulans uçakla Ankara GATA’ya götürdüler. Karaciğer, bağırsak, böbrek... Plastik cerrahi, kalp, ortopedi, beyin ve sinir cerrahisinde 3 ayda 41 ameliyat oldum. Ayrıca bacağımı kurtaramayıp diz üstünden kestiler. Halen vücudumdan şarapnel parçaları çıkıyor. 
En büyük desteği kendim gibi gazi olan arkadaşlarımdan aldım. Biz gazileri bizden başka kimsenin anlamadığını gördüm. 
2000’de sıfır noktasındaki terörün, 2002 yılından sonra artarak devam etmesi insanı şaşırtıyor. PKK terörü bilinçli olarak BOP kapsamında çıkarılmıştır.  
BOP’un İsrail, Amerika ve İngiltere’nin projesi olduğunu bilmeyen yok.  Bizi yönetenlerin “Kürt sorunu vardır” diyerek PKK terör örgütünü muhatap alması yanlıştır. Eğer Kürt sorunu varsa Meclis’teki Kürt kökenli milletvekillerinin muhatap alınması gerekir. 
KÜRTLER PKK'NIN İNSAFINA BIRAKILDI
2000 yılında APO ve PKK bitmişti. İktidar PKK’yla ve onun başındaki caniyle pazarlık yaparak, Kürt kökenli vatandaşlarımızı PKK’ya mahkûm etmiştir. Bunların çözüm dedikleri şey Türkiye’yi parçalamaktır. Bölgede Kürt sorunu değil, “terör ve güvenlik” sorunu vardır.  
Onlarınki çözüm değil bölünme
Ülkemizi parçalayıp binlerce şehit vermemize ve çok sayıda insanın gazi olmasına sebep olan terör örgütünün muhatap alınması bizleri derinden yaralamaktadır. PKK, HDP ve Apo, Kürtlerin temsilcisi olamaz. Bu durum Kürtlere yapılan en büyük hakarettir. Vatana ihanet edip devlete kurşun sıkanların çözümün bir parçası olarak gösterilmesi, büyük bir çelişkidir.
ZENGİN FAKİR FARK ETMEZ
Eryatağı’nda bir gün sabah içtimasında Bölük İdari İşler Astsubayı bizi toplayıp, “Aranızda bazıları torpil yaptırmak için çeşitli komutanları aratıyorlar. Burası adı gibi Eryatağı’dır. Burada herkes eşittir. Kimse kimseden üstün değildir. Albayın yeğeni, paşanın yakını, valinin tanıdığı hiç fark etmez. İster zengin ol, ister fakir... İster falancanın oğlu, ister filancanın oğlu ol. Burada herkes eşittir! Herkes aynı karavanadan yemek yer, aynı yatakta yatar, aynı kıyafeti, aynı botu giyer. Burası tatil köyü değil! Kimse farklı bir muamele beklemesin” diye bir konuşma yapmıştı. Bunu ömrüm boyunca unutmam.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.