Devlet bizi sokağa atıyor

PKK saldırısında başından yaralanan Gazi Demir’in evi kaçak olduğu gerekçesiyle belediye tarafından yıkıldı. Devletin kendilerine sahip çıkmadığını söyleyen Demir, ‘Hakkımı helal etmiyorum’ diyor

Devlet bizi sokağa atıyor
23 Mart 2015 Pazartesi 10:25

Mustafa K. Erol

2011 yılında PKK’nın Hakkari Çukurca’daki askerlerimize düzenlediği saldırıyı hiç kimse unutamaz. Tam 24 şehit verdiğimiz o saldırıdan yaralı kurtulan Kemal Demir şimdi 24 yaşında. Nöbetteyken atılan roketten başına isabet eden şarapnel parçasıyla yaralanan Demir’in, memleketine döndükten sonra yaptırdığı ev, İzmit Belediyesi tarafından ‘kaçak’ olduğu gerekçesiyle yıkıldı. İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan’ın seçimden önce kendilerine ruhsat sözü verdiğini söyleyen Kemal Demir, “Devletin sahip çıkmadığı yetmedi, evimizi başımıza yıktılar. Hakkımı helal etmiyorum” diyor. Gazi Demir yaşadıklarını Aydınlık’a anlattı... 

‘SÜREKLİ KABUS  GÖRÜYORUM’ 

- Sizin de gazi olmanıza neden olan saldırı nasıl gerçekleşti? 

2011’de Hakkari Çukurca’da 24 şehit verdik. Ben saldırıya uğrayan karakolda jandarma er olarak görevdeydim. Saldırı sırasında da nöbetteydim. PKK, gece 12.00 sıralarında saldırdı. Roketle, ilk beni hedef aldılar. Nizamiyeye 50 roket attılar. Mevziye roket atıldı, şarapnel parçası bana isabet etti. Sonra karakolun içine kadar girmişlerdi. Şehitlerimizi de zaten orada verdik. Ben karakolun üzerinde olduğumdan bana ulaşamadılar. Kafama aldığım darbeden dolayı sağ tarafım felç oldu, şu anda iyiyim. O saldırıdan sadece ben ve bir uzman çavuş kurtulabildi. 

- Başınıza aldığınız şarapnel parçası nasıl bir etki yarattı? 

Kafatasım parçalandı, onun yerine plastik bir parça takıldı. Orada şimdi kemik yok, plastik var. Önce fizik tedavi oldum belirli bir zaman sonra da plastik parçayı taktılar. Psikolojik destek almadım. Plastik parça şimdi beynin hemen üzerinde. Kafama hiçbir şeyin değmemesi gerekiyor. O yüzden geri duruyorum insanlardan. Gece sabaha kadar uyuyamıyorum. Vurulduğumdan beri uyku nedir bilmiyorum. Sürekli kabus görüyorum.  

- Peki memlekete döndükten sonra nasıl bir hayatınız oldu? 

Geçen yıl evlendim. Şimdi abimin yanında kalıyorum. Evlendiğimiz için bir ev yapalım dedik o da başımızı yıkıldı. 48 bin lira kredi çekmiştik. Bir gazilik maaşım var, onu bağlamışlardı oradan kesiliyordu. Gazilikten iş hakkım var. Onun atamasını bekliyorum ama o da halen yapılmadı.  

- İzmit Belediyesinin evinizi yıktığı günü anlatır mısınız? 

İzmit Belediyesi ekipleri geçtiğimiz ay sabaha karşı mahalleye gelerek evimizi yıktı. Mahalleli yıktırmamak için çok direndi ama polisle birlikte gelmişlerdi. Kimse engelleyemedi tabii. Kafamda kemik olmadığı için kalabalığa girmemem gerekiyordu. Ama olay günü her şeyi bir yana bırakıp evi yıktırmamak için gelen kalabalığın arasına karışmıştım. Orada kafama darbe alsam ölebilirdim.  

‘RUHSAT  VERECEKLERDİ’ 

- Şimdi ne yapıyorsunuz, ne hissediyorsunuz? 

Zaten biz kanunların dışına çıkamayız. Ben bu vatan için bu hale geldim ama devlet büyüklerimiz böyle yaptı. Sahip çıkmadığı yetmedi, bir de evimizi başımıza yıktı. Normalde ben toplumsal eylemlere kızardım ama şimdi onları anlayabiliyorum. Çünkü kendi haklarını savunuyorlar. Ben hakkımı savunuyorum. Polis elinizde hiçbir şey olmamasına rağmen size vurabiliyor.  

- Peki, talebiniz nedir? 

İmar izni istiyorum. Bizzat Nevzat Doğan belediye seçimlerinden önce buraya geldi, mahalle halkını topladı ve kendi ağzıyla ruhsat vereceğini söyledi.  

n Başınıza gelenlerden dolayı devlete karşı bir küskünlük ya da kızgınlık hissediyor musunuz?  

Bize bunu yapanlara hakkımı helal etmiyorum. Neden edeyim? Gece eve girmeye korkuyoruz. Telefon çalsa korkuyoruz. İnsanların sinirleri bozuldu. Zaten psikolojim hep kötüydü. Devlet bizi sokağa atıyor. Ne diyelim. Normalde eskiden belediyeler, muhtaç insanlara yardım ederdi şimdi tam tersi oluyor. 

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.