Tek suçu nefes almaktı

Yakalanana kadar o amansız hastalığın adını dahi duymamıştı Ferhat. 2005 yılında Tuzla’da başladığı işine dört elle sarıldı. Eşi ve çocukları için güzel bir gelecek planı yaparken hayatı karardı. İş güvenliği tedbirleri alınmayan işyerinde ölümcül silikozise yakalandı

Tek suçu nefes almaktı
23 Ocak 2016 Cumartesi 16:17

Tarık Tekgözli

Eczacıbaşı Holding’e ait Vitra Karo’nun İstanbul ve Bilecik’teki fabrikalarında çalışan işçilerin birçoğu, iş güvenliği tedbirleri alındığında önlenebilen ancak yakalanıldığında tedavisi olmayan ölümcül mesleki silikozis hastalığının pençesine düştü. Yarınları çalınan silikozis hastalarının sesini duyurmak için bu hastalığa yakalanan işçilerle konuşarak bir yazı dizisi hazırladık. Dizimizin ilk bölümünde; madenlerde, taş ocaklarında, cam sanayiinde, dökümhanelerde, kot taşlama ve kumlama işlerinde, kuvars değirmenlerinde, diş protezi, vitray, seramik, çanak-çömlek, tünel ve yol yapımı işlerinde, kiremit, tuğla ve çimento üretiminde çalışan işçilerde görülen hastalığa yakalanan 36 yaşındaki Ferhat Çalışkan hikayesini bizimle paylaştı.
Ferhat Çalışkan, 24 Ekim 2005 tarihinde Vitra Karo’nun Tuzla’daki fabrikasında işe başladı. 9 yıl boyunca seramik üretiminde çeşitli görevlerde bulundu. İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesi’nden alınan 18 Nisan 2014 tarihli sağlık kurulu raporunda; mesleki toza maruz kalması nedeniyle, silikozis ve amfizem (dokularda olağandışı hava ya da gaz bulunması), bunlara bağlı oluşan mesleki ventilasyon bozukluğu (solunum yetmezliği), nefes darlığı, göğüs ağrısı, ayrıca ağır taşıma koşulları nedeniyle oluşan bel ve bacak ağrısı, disk bozuklukları tespit edildi. 21 Mayıs 2014 tarihinde “sağlık nedeniyle” iş akdi tazminatlı feshedildi. Aydınlık’a konuşan Ferhat Çalışkan, mesleki silikozis hastalığına yakalandığını nasıl öğrendiğini ve işyerinde alınmayan tedbirleri anlattı.

BİLGİ VERİLMEDİ
Çalışkan, hastalığa yakalandığını nasıl öğrendiğini şöyle anlattı: “Rahatsızlanmıştım, ayağımda şişme vardı. İşyeri Hekimi İsmet Tamer, Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde çalışıyor diye yanına gittim. Eşime pankreas kanseri olabileceğimi söylemiş. Tabii bunu daha sonra eşimden öğrendim. Eşimin yaşadığı üzüntüyü tahmin edebiliyor musunuz? Daha sonra birkaç doktora göründüm. Onlar da farklı teşhisler koydu. Sonra işyerinde çalışan Nevzat Torun ve Binali Duman ağabeylerimiz silikozis hastalığına yakalanmıştı. Belirtilerimiz benzerdi. Onların uyarması üzerine meslek hastalıkları hastanesine gittim ve bu hastalığa yakalandığımı öğrendim.”
Vitra Karo’nun çalıştıkları dönemde hiç kimseyi meslek hastalıklarına sevk etmediğini öne süren Ferhat Çalışkan, “Kendi imkanlarımızla meslek hastalıkları hastanesine gittik. Hastalığın ismini hiç duymamıştık. Bu hastalığı kendi imkanlarımızla öğrenmesek ne zamana kadar çalışmaya devam edecektik?” diye sordu. Çalışkan, 2011 yılından sonra iş güvenliği eğitimi almaya başladıklarına dikkat çekerek, “Ama bize bu eğitimlerde silikozise dair bize hiçbir bilgi verilmedi” dedi.

İZNE RAĞMEN TUTANAK
Meslek hastalıkları hastanesinden rapor aldıktan sonra başına gelen bir olayı anlatan Ferhat Çalışkan, “Meslek hastalıkları hastanesinden aldığım raporu İşyeri Hekimi İsmet Tamer’e götürdüm. Kendisi, ‘Senin bu fabrikada çalışman kesinlikle yasak’ dedi. Formene durumu bildirdim ve bana izin yazmasını söyledim. Onayladı. Ancak onun üstündeki başka bir formen işe gelmediğim için hakkımda tutanak tutttu” dedi.

HEKİM İNKAR ETTİ
Formenden izin aldığı için işe gitmediğine dikkat çeken Çalışkan, “Pazartesi işe gitmedim. Sabah 9.00’da işyerinden aradılar. Hakkımda tutanak tutacaklarını belirttiler. 10.00 gibi işyerine gittim. İşyeri Hekimi’nin bana söylediklerini ve bunun üzerine yıllık izne çıkmam için formene bildirdiğimi belirttim. Fakat İşyeri Hekimi bana söylediklerini inkar etti. Mesaimin 16.00’da başlayacağını belirtip tutanağı yırttım. Ardından hastaneye giderek iki günlük rapor aldım” ifadelerini kullandı.

‘DEPARTMANLAR ARASI AÇIKTI’
İşyerinde, “Sır hazırlama”, “Sırlama bandı”, “Fırın”, “Dekor”, “Press”, “Cam” ve “Fileleme” departmanları olduğunu söyleyen Ferhat Çalışkan, departmanlar arasının açık olduğunu, bir departmandaki tozların başka bir departmana kolayca gittiğine dikkat çekti. Bu nedenle silikozis hastalığına yakalanan birinin başka bir departmanda görevlendirilmesinin bir anlamı olmadığını ifade eden Çalışkan şöyle konuştu: “Hastalığım nedeniyle önce bölüm değişikliği önerdiler. Fakat filelemede aynı hastalığına yakalananların olduğunu belirtip kabul etmedim. Beni tekrar sır hazırlamaya gönderdiler. Kabul etmeyince işten çıkardılar.”

‘MASKE YOK İDARE EDİN’
İşyerinde birkaç kişide silikozis hastalığı çıkınca kendilerine “Eldiven, maske, kulaklık teslim aldım, kullanacağım” şeklinde kağıt imzalatıldığını belirten Çalışkan, “Ama çalıştığımız dönemde işyerinde bir ay eldivensiz çalıştığımı biliyorum. Eldiven olmadığını sendikaya bildirdim, değişen bir şey olmadı. Ekipmanları kullanmadığınız için tutanak tutuluyor. Ekipman olmayınca işi durdurma gibi bir durum olmuyor. Maskesiz de çalıştığım oldu. Ekipmanlar gelmedi, idare edin dediler” diye konuştu.

‘KAPIYI AÇARAK HAVALANDIRIYORDUK’
İşyerindeki çalışma koşullarından bahseden Ferhat Çalışkan şunları söyledi: “Sır hazırlama departmanında çalışıyordum. Toz emme sistemi yoktu. Hava sirkülasyonunu işyeri kapısını açarak yapıyorduk. Çalıştığımız ortam da sis gibiydi. Benim çalıştığım dönemde yerdeki tozlar kürek ve süpürge ile temizleniyordu. İçinde kimyasalların olduğunu düşündüğümüz arıtma suyu ile yerleri temizliyorduk. Su yere boya gibi yapışıp kalıyordu.”

SİLİKOZİS HASTALIĞI NEDİR?
Silikozis, kuvars şeklinde kristal yapıya sahip silika tozlarının bir süre solunması sonucu akciğerlerde kalıcı ve ilerleyebilen hasara yol açan bir meslek hastalığıdır, ölümcüldür.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.