'Su içme helaya gitme'

Çalışma koşullarının kölelik düzeninden farksız olduğunu öne süren Namet işçileri, ‘Tuvalet gereksinimi doğmasın diye, su içmemize bile yasak getirdiler’ diyerek isyan etti...

'Su içme helaya gitme'
22 Ocak 2015 Perşembe 10:09

Mustafa Cerit / Gebze
Kocaeli Gebze’de kurulu bulunan ve 739 işçinin çalıştığı Namet Entegre Et ve Et Ürünleri Tesisleri’nde 20 işçi işten çıkarıldı. İşveren işten çıkarmaya gerekçe olarak “performans düşüklüğü”nü, “tuvalet ya da yemekten dolayı üretime geç başlanması”nı gösterdi. Ancak işçilerin anlattığına göre asıl neden Türk-İş’e bağlı Tek Gıda-İş Sendikası’na üye olmalarıydı. 
Sendika yaklaşık 5 aydır fabrikada örgütlenme çalışması yürütüyordu. Haftasonu yaptırılan zorunlu mesai, amirlerden işitilen hakaret ve ağır çalışma koşulları nedeniyle sendikaya üye olduklarını belirten işçiler, işten atılan sürecine kadar fabrikada neler yaşadıklarını Aydınlık’a anlattı. Ayrıca şu anda fabrikada çalışan işçilerden edinilen bilgiye göre, işten atılan işçilerin direnişe geçmesi işverenin işten çıkarma girişimlerini durdurmasına neden oldu. Öyle ki işveren, çalışanları sendikadan uzaklaştırmak için zam yapmaktan söz eder olmuş ama işçilere göre bu sendikaya yönelik ilgiyi de artırmasına neden olacak.  
NEDEN SENDİKALI OLDU?
İşten atılan işçilerden Serpil Kocakaplan hangi nedenlerden dolayı sendikalı olduğunu şu sözlerle anlattı: 
“Fabrikada su içme isteğimiz tuvalete gitme ihtiyacı yaratır diye yasaklanmıştı. Et kesmek için kullanılan bıçak gibi herhangi bir aletin ortada kalması halinde, ‘beyinsizler’, ‘ahmaklar’ sözleriyle aşağılanıyorduk. Bu baskılardan kurtulmak için sendikaya üye oldum. Önce fark etmediler. Fark ettikleri zaman da sürekli bölüm ve vardiya değiştirerek, ağır işler vererek yıldırmaya ve istifaya zorladılar. İstifa etmeyince de işten çıkardılar. Köle düzeninden kurtulacağız. İstifa etmek de çözüm değil. Çünkü başka işçi bulabiliyorlar. Son zamanda Suriyeli kaçak işçi çalıştırmaya başladılar. Sendikanın yetki alması ve toplusözleşme imzalaması için çalışıyoruz. Bu bizim var olma ya da yok olma mücadelemizdir. Sendikamıza ve kendimize güveniyoruz”.  
‘NAMET KANUNLARI VAR’ 
İşten atılan işçilerden Engin Tiryaki de aynı Serpil Kocakaplan gibi fabrikada çalıştıkları süre içinde sürekli hakarete uğradıklarını, yapılan bir hata nedeniyle kendilerine “beyinsiz” gibi sözler söylendiğini belirtti. Tiryaki, işyerinde yemek molasının 30 dakika olduğunu ancak yemekhanenin küçük olması nedeniyle yaşadıkları sorunun faturasının işçilere kesildiğini  belirterek, “Yemekhanemiz küçüktü. Yemek almak ve masaların boşalmasını beklemek için kuyrukta beklerdik. Bu nedenle yemekten 10 dakika geç gelsek hemen tutanak tutuluyordu. Tuvalete gitmek bile tutanak sebebi idi” dedi.
“Cumartesi ve Pazar günleri için mesai zorunlu hale getirildi” diyen Tiryaki, başına gelen bir olayı şu sözlerle anlattı: “Haftasonu mesai zorunlu hale getirildi. Acil işlerim olması nedeni ile gidemediğim mesailer oldu. Hakkımda toplam 5 tutanak hazırladılar. Bu tutanakları imzalamamı istediler. Ben de tutanakların altına, yasalara göre mesainin zorunlu olmadığını, acil işlerimden dolayı gelmediğimi yazarak imzaladım. Sendikaya üye olduğumu öğrendikleri için ‘Burada iş kanunları değil, Namet kanunları geçerlidir’ diyerek işten çıkardılar.”
İŞVERENE ÇAĞRI
Tek Gıda-İş Örgütlenme Uzmanı Yunus Durdu da sendikanın sermaye düşmanı olmadığını, sermaye olmadan işçinin, işçi olmadan da sermayenin bir işe yaramayacağını söyleyerek şu ifadeleri kullandı: 
“Türkiye’nin milli sermayeye ihtiyacı var, İşçinin de işe ve insanca yaşamaya. Patronların üretim araçları da uluslararası sermaye karşında tehlikede. Bu nedenle, işçilere insanca yaşayacak bir ortam yaratın. Ortak düşman olan yabancı sermayeye karşı birlikte mücadele edelim.” 
'GÖZÜ SAKALLILARI DEĞİL SENDİKALI İŞÇİYİ GÖRDÜ'
İşten atılan diğer işçilerden Yaşar Saygın da, işe girerken haftasonu zorunlu mesai olduğunu kendisine söylemediklerini belirtti. Cumartesi ve Pazar günleri dahil günde 14 saat çalıştıklarını, yolda geçen süre ve uyku nedeniyle her gün tıraş olacak zaman bulamadığını söyleyen Saygın, işyerinde sakallı kişiler bulunmasına rağmen bu nedenle hakkında tutanak tutulduğunu şöyle anlattı: “Bir gün zaman bulamadığım için tıraş olamamıştım. Günlük tıraş olmadığım için hakkımda tutanak tuttular. Oysa yanımda beraber çalıştığımız bazı işçiler açıkça sakallıydı. Onları örnek gösterdiğim halde, Üretim Müdürü Figen hanım, ‘Ben seni görüyorum onları değil’ diyerek tutanak tuttu. İşten atılma nedenim bu tutanaklar gösterildi. Asıl neden sendika üyesi olmam.” 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
mehmet - 6 yıl önce
oy kullanmaya giderken yanımda iki şey götüreceğim özelleştirme- kamulaştırma birisini sandığa atacağım tabii ki kamulaştırma