Sosyal hayat nedir, bilmiyorum!

Evden işe, işten eve... Ekmek, kira, faturalar derken ay sonunda elde kalan simit parası... Eşinizi ve çocuğunuzu bir akşam yemeğine ya da sinemaya götürmek sadece düşüncelerinizde kalan istek oluveriyor.

Sosyal hayat nedir, bilmiyorum!
07 Aralık 2015 Pazartesi 15:11

Servet Şenyiğit / Lüleburgaz

Evden işe, işten eve... Ekmek, kira, faturalar derken ay sonunda elde kalan simit parası... Eşinizi ve çocuğunuzu bir akşam yemeğine ya da sinemaya götürmek sadece düşüncelerinizde kalan istek oluveriyor. Bir çoğumuzun ömrü böyle geçip giderken diğer taraftan da günlük harcaması, bir aylık maaşımıza eşit olanlar var... “Adaletin bu mu dünya?” diye soran Lüleburgazlı emekçilerimiz, yılbaşında 1300 lira olması beklenen asgari ücretle ilgili konuştu. Üç çocuk annesi 50 yaşındaki Neziye Ece işsiz. TİGEM’de taşeron işçisi olarak 3 yıla yakın çalışmıştı ancak işten çıkarıldı.
Asgari ücretin 1300 liraya çıkarılmasının hiçbir sonuç vermeyeceğini savunan Ece, “Artışın yılbaşından sonra yapılacağı söyleniyor. O zamana kadar yapılacak zamlar zaten artışı eritecek. Derdimize deva olmasa da bir nebze olsun katkı sağlar mı bilemiyorum” dedi. Şehirde yaşayan biri olduğunu ifade eden Neziye Ece, “Her şey para. Bakmakla yükümlü olduğum insanlar var. Ve zorlanıyorum, hatta bakamıyorum. Hâlâ odun kömür alamadım. Çocuklarım eğitimlerini bitirdiler ancak iş yok. Olsa da para vermiyorlar. Sosyal hayat diyorsunuz; o ne ki bilmiyorum. Şimdiye kadar evden işe işten eve , yaşam kavgasıyla geçti ömrümüz. Bu işsizlikle emekliliğim de her geçen gün gecikiyor ifadelerini kullandı.
42 yaşındaki İcabi Aliş de 4 yıldır hayvancılık sektöründe asgari ücretle çalışıyor. Yoksulluk sınırının 4 bin 500 lirayı aştığı bir ülkede yaşadığımıza dikkat çeken Aliş, şunları söyledi: “Asgari ücretle geçinemezken yoksulluk sınırını düşünmek işçiler için hayal oluyor. Ben köyde yaşıyorum ve ev kirası vermiyorum. Ay sonunu zar zor getirmeye çalışıyorum. Hiçbir iş güvencem yok. İki çocuğum var ve ikisi de okula gidiyor. Elektrik ve su gideri olarak her ay 100 lira ödüyorum. Evim sobalı. Odun kömür masrafını siz düşünün. Çocuklarımın eğitim masraflarını karşılamakta zorlanıyorum. Çocuklarımın lise ve üniversite eğitimlerini düşündükçe uykularım kaçıyor. Hiçbir sosyal yaşantımız yok. En son sinemaya, tiyatroya ne zaman gittiğimi unuttum. Ailece dışarıda yemeğe gittiğimiz zaten yok. Çocuklarımı oyun alanlarına götüremedikten sonra, onları sosyal aktivitelere yollayamadıktan sonra, onlara nasıl bir gelecek hazırlayabilirim? Onları, yarınlara umutla bakmalarını nasıl sağlayabilirim?”

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.