Sivas'ın kanayan yarası: SİDEMİR

Özelleştirme, maden zengini Sivas’ı bir kez daha vurdu. SİDEMİR’de çarklar yine durdu. İşçiler 3 aydır maaş alamıyor, başvuracakları ne bir devlet ne bir patron kaldı. Kentin son fabrikasında bacalar tütsün diye 12 yıldır canını dişine takan işçiler isyan etti: Açlık grevi yapsak, ölsek duyan olur mu?

Sivas'ın kanayan yarası: SİDEMİR
11 Ekim 2015 Pazar 19:41

Füsun İkikardeş
[email protected]

Maden yatağı Sivas’ın son fabrikası Demir-Çelik’te (SİDEMİR) üretim bayramdan hemen önce, 17 Eylül’de durdu. Mühendis ve beyaz yakalılarla birlikte 650 çalışan ortada kaldı. Ne tazminat alabiliyorlar, ne maaş ne de muhatap buluyorlar. Yaklaşık üç aydır maaş alamayan işçiler, dün de Cumhuriyet Meydanı’ndaydı. Önce ilk halk kütüphanesinin açılışında, sonra da Cumhuriyet Meydanı’nda eylem yaptılar. Sahipsiz kalan işçilerin amacı seslerini duyurmak, bir çözüm bulmak.
Çelik-İş Sendikası’nın örgütlü olduğu fabrikanın işyeri baştemsilcisi Yılmaz Çetin, Aydınlık’a konuştu: “25 gündür fabrikamız çalışmıyor. Yetkililerden de ne zaman çalışacak, kapandı mı açılacak mı, hiçbir bilgi verilmiyor. Sendikalı üyelerimiz 3 aydır maaş alamıyor. Formenler 5 aydır, beyaz yakalılar-mühendisler 10 aydır maaş alamıyor. Neredeyse 12 senedir yüzde 20-30 artışla bu hale geldik. Biz sendikalı işçiler olarak sabrettik, işsizlik olmasın, dedik. Ama artık dayanacak gücümüz kalmadı. Meydanlara inip gerekirse açlık grevi yapacağız.”

MADEN YATAĞINDA HURDA YAPILIYOR
Demir çelikte üretimin durması yeni bir olay değil aslında. Fabrika, son 12 yıldır özelleştirmelerden sonra 32 el değiştirdi. Arada 1 ay çalışıp duruyor. En uzun ara, 3 Aralık 2014 ile 10 Mart 2015 tarihleri arasında yaşandı. Yılmaz Çetin, son dönemi şöyle özetledi:
“O dönemde de yağmurda yaşta karda meydandaydık. Sonra anlaştık, Sayın Bakan ve Vali ile protokol imzaladık, ama protokole uyulmadı. Bütün arkadaşlarımız icralık oldu, borç içinde kaldı. Kimse kirasını, doğalgazını ödeyemez oldu.” Çetin, fabrikaya yıllardır hiçbir yatırım yapılmadığına da dikkat çekti: “Burası 30 yıllık fabrika. Ama yatırım olmadığı için, arkadaşlarımız hurdalar içinden malzeme seçip kullanıyorlar. Bırakın demir çeliği işlemeyi, geri dönüşümlü hurdayı inşaat demiri yapıyoruz. Çalıştığı zaman dakikada 2000 lira para basan bu fabrikada işçi ekmek yiyemiyor.”
Demir çelik işçileri, fabrikanın Sivas’ın elinde kalan son üretim yeri olduğuna dikkat çekiyor. Nüfusu 300.000 olan Sivas’ta Demir-Çelik’teki üretimin kaderi, ailelerle birlikte binlerce kişiyi etkiliyor. Çelik-İş Sendikası Sivas Şube Başkanı Mustafa Erturhan, “Demir Çelik kapanırsa kentte istihdam ve göç sorunu yaşanacak. 650 kişi buradan ayrıldığı zaman 3 bin nüfusun düşmesi demektir” uyarısını yaptı.

PATRON HAPİSTE
Kısa adı SİDEMİR olan Sivas Demir-Çelik, 2004 yılından itibaren Erol Evcil tarafından işletilmeye başlandı. Ancak 2006 yılında TMSF’nin Erol Evcil’in mal varlığına el koymasının ardından kayyum tarafından işletildi. 2009 yılında mahkeme kararıyla yeniden Erol Evcil’e devredilen fabrika Sivas Valisi’nin de yer aldığı bir kayyum heyetinin denetiminde işletilmeye devam edildi. Ancak Valiliğe başvuran işçiler, oradan da “Mahkeme sürecinde bizim demir-çelik işçileri için yapabileceğimiz hiçbir şey yoktur” yanıtını aldılar. Erol Evcil’ olarak tanınan Erol Eşrefoğlu ise, 19 Nisan’dan beri Şakran’daki cezaevinde, hakkındaki 6 yıl 8 ay kesinleşmiş hapis cezasını çekiyor.

HER AİLEDE HAZİN BİR HİKAYE
Demir çelik işçileri, Sivas’ın yerel televizyon kanalı 4 Eylül TV’de Hakan Bakar’ın programına konuk oldu. Programa işçi yakınları da katıldı. Her konuşmacı, ayrı bir hazin öyküyü dile getirdi. Bir işçi eşi, çocuğunun televizyonda gördüğü kurban eti dağıtımı haberi üzerine “Baba, devletimiz kurban eti dağıtıyor, oradan yardım alırız” diye bağırdığını anlattı.
Başka bir işçinin eşi, evlerinde su ve elektriğin kesildiğini, çocuğunun istediği 75 kuruşu bile veremeyecek halde olduklarını dile getirdi. Bir diğeri ise, iki çocuğundan ancak birini okula gönderebildiğini, öbürünün evde “Ben de okula gitmek istiyorum” diye ağladığını aktardı.
İşçiler, kredi borcu ile başbaşa, eş dost ve akrabalardan aldıkları borç kapıları da artık tükenmiş halde. İşçilerin ortak talebi, fabrikanın bacasının tütmesi, üretime başlamak için yetkililerin bu dermansız derde çare bulmaları...

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.