Saldırıları geri püskürtme dönemindeyiz

Yüz binlerce işçi bugün Emek ve Dayanışma Günü olan 1 Mayıs’ta alanlara inecek, sendika başkanları da kürsülerde konuşma yapacak.

Saldırıları geri püskürtme dönemindeyiz
01 Mayıs 2016 Pazar 09:58

Deniz Bilici
Yüz binlerce işçi bugün Emek ve Dayanışma Günü olan 1 Mayıs’ta alanlara inecek, sendika başkanları da kürsülerde konuşma yapacak. Alanların asıl sahipleri olan emekçiler ise Türkiye’deki çalışma hayatını, sorunlarını, taleplerini, 1 Mayıs alanlarının nasıl olması gerektiğini Aydınlık’a anlattı.

‘MEHMETÇİĞE CESARET VERELİM’
Tersane işçisi Cemal Bakır, işçi sınıfının mücadelelerle kazandığı hakların tırpanlanmaya çalışıldığı günlerin yaşandığına dikkat çekti. Sınıfsal kayıpların söz konusu olduğu bu dönemde ülke topraklarının parçalanma tehdidiyle karşı karşıya kaldığını söyleyen Bakır, şöyle konuştu: “Emperyal devletlerin desteklediği ayrılıkçı terör örgütleri hendekler kazıp, bombalar patlatarak siviller ve güvenlik güçlerimizin şehit olmasına neden olmaktadır. 1 Mayıslarda sendikalara düşen görev, işçi sınıfına emek ve vatan cephesinde önderlik etmektir. Ülkenin bütünlüğünü ve işçi sınıfının kazanımlarını korumakta kararlı olduğumuzu göstermeliyiz.”
“Bu 1 Mayıs’ta tüm konfederasyonların bir araya gelip sadece tek bayrak ve tek çatı altında Ankara’da ciddi bir 1 Mayıs kutlamasının tam günüydü” diyen sağlık çalışanı Meltem Gürsoy Sırt da şöyle konuştu: “Biz üyesi olduğumuz sendikalardan bunu talep ettik ama bir türlü bir araya getiremedik. Evet askerimiz vatan savunmasında, canlarımızı şehit veriyoruz. Neden Çanakkale’de kutlanıyor da Diyarbakır Sur’a Türk bayraklarıyla cesaret vermiyoruz oradaki vatandaşlarımıza, emekçimize ve Mehmetçiğimize? Sendikalar tavrını net koymalı. Ya emekçinin yanında olacak ya da kapılarına kilidi vuracaklar.”
Karayolu işçisi Mustafa Dağtekin de işçilerin 1 Mayıs bayramını kutlamaya ne kadar meraklı olduğunu kendine sorduğunu söyledi. Evlatlarına bir çift ayakkabı alamadıkları için Ramazan ve Kurban bayramının gelmesini istemeyen işçiler olduğunu hatırlatan Dağtekin, sözlerini şöyle devam etti:

1 MAYIS’IN ANLAM VE ÖNEMİ
“Hâl böyleyken 1 Mayıs adının anlam ve önemine yakışır bir şekilde kutlamayı beklemek ne kadar doğru? Ay sonunu zor getiren işçiye bugünü resmi bayram olarak kabul ettiğini beyan eden bir hükümet ne kadar mantıklı? Emek hak ettiği yere ulaştığı taktirde ancak 1 Mayıs ismine yakışır bir şekilde kutlanır.”

‘İŞÇİ BİRLİK OLSA...’
Maden işçisi Eyüp Maden sendikaların devletlerden bağımsız olması gerektiğini vurguladı. Sendikaların işverenin yanında olduğunu savunan Maden, “Bunun için sendikaların sil baştan yeniden yapılandırılması lazım. Biz Yeni Çeltek Maden Ocağı’nda başından beri eylem yapmak için de mücadele ettik. Sonunda eylemimizi gerçekleştirdik. İşçiler ne kadar birbirini tutarsa önünde ne sendika dayanır ne dağ dayanır. Doğal afet gibi bir şey olur, işçi birlik olsa... Şimdi sosyal medyaya bakıyoruz. Bir işyerinde 2 bin işçi çalışıyor ama dayanışma yok. Biz burada 300 kişi bile yoktuk ama mücadele ettik ve kazandık. 3-5 bin işçinin çalıştığı işyerinde bir şey olmuyor. Bunun sebebi zamanında elini kolunu bir yerlere kaptırmış olunmasıdır” ifadelerini kullandı.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.