Kadro yok hak kaybı var

Sendikalar, taşeron işçilerinin kamuda ‘özel sözleşmeli personel’ olarak istihdam edilmesini öngören tasarıya tepki gösterdi. Yol-İş ile Koop-İş kadro talebinde bulunurken, Türkiye Kamu-Sen de düzenlemeyi ‘ucube’ olarak nitelendirdi.

Kadro yok hak kaybı var
25 Mart 2016 Cuma 12:55

Tarık Tekgözli

Hükümetten “kadro müjdesi” beklenirken, taşeron işçilerinin kamuda “özel sözleşmeli personel” olarak istihdam edilmesini öngören bir düzenleme açıklandı. Düzenlemeye sendikalar tepki gösterdi. Koop-İş Sendikası İstanbul Şube Başkanı Aziz Hacısalihoğlu, düzenlemenin taşeron işçilerini mevcut haklarından daha geriye götüreceğine dikkat çekerken, Yol-İş Sendikası İstanbul 1 Nolu Şube Başkanı Ahmet Uçar düzenlemeyi “Dağ fare doğurmuştur” diye yorumlayarak, “Gerçek anlamda kadro istiyoruz” dedi.
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk da Twitter hesabından bir açıklama yaparak, bu düzenlemeyi “yeni bir ucube” olarak değerlendirdi. Taşeron işçilerinin avukatlığını yapan Hasan Basri Özbey de işçilerin var olan haklarının korunarak bir düzenleme yapılması gerektiğini belirtti.

‘ONCA ÇALIŞMA NOLACAK?’
Maliye Bakanı Naci Ağbal’ın taşeron işçilerinin kamuda istihdamına yönelik yaptığı açıklamasının tüm taşeron işçilerini mevcut haklarından daha da geriye götürecek nitelikte olduğuna dikkat çeken Koop-İş İstanbul Şube Başkanı Aziz Hacısalihoğlu, “Bugün kamuda birçok farklı statü var; Memur statüsü var, 4/B sözleşmeli personel statüsü var, 4/C dediğimiz geçici personel statüsü var, bir de 4/D dediğimiz işçi statüsü var. Ancak açıklanan statü ise, bunların tamamen dışında yeni bir statü. ‘Biz bu kişileri memur kadrosunda atamıyoruz ama mali ve sosyal hakları bakımından sözleşmeli personelin tabi olduğu haklara tabi olarak istihdam etmeye başlıyoruz. Kamuda çalışan personel statüsüne geçecekler’ denilmektedir.
Şimdi sormak istiyoruz; İmzalanan ve uygulamaya başlanan toplu iş sözleşme hakları ne olacak? Kamu işçileri, 6772 sayılı yasa gereği yılda 52 gün ödenen ilave tediyelerini, bu işçiler adına açılmış ve yüksek yargıda onanmış kararlar olmasına rağmen alabilecekler mi? ‘3 yılda bir sözleşmeleri yenilenecek’ deniliyor, yenilenmez ise ne olacak? Sendikalar yeni dönemde toplu iş sözleşmeleri imzalayabilecek mi? Yoksa yapılan bunca çalışmalar boşa mı gidecek?” diye sordu.

‘KAZANIMLAR YOK EDİLİYOR’
Hacısalihoğlu, şöyle devam etti: “30 Mayıs 2015 tarihinde Başbakan’ın bilgisi ve onayı ile Çalışma Bakanı’nın, Türk-İş ile Kamu İşverenleri Sendikası tarafından imzalanan; 2015 yılı Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Anlaşma Protokolü’nün 9. maddesinde kamuda 5 ay 29 gün yani 6 aydan az çalışan ama sürekli istihdam edilen, mevsimlik işçi diye tabir edilen insanlar var. Bunlarla ilgili kamuya alınmasına ilişkin hüküm vardı. 10. madde de ‘Kamu kurum ve kuruluşlarına ait asıl işlerde alt işveren işçileri çalıştırılmayacak’ hükmü vardı. Dolayısıyla bu yasaya uyularak ‘Taşeronda çalışanlar derhal kadroya geçirilmesi için çalışma başlatılacaktır’ hükmü var. Bununla ilgili geçiş süreci yaşanması için Çalışma Bakanlığı 2 genelge yayımladı. Bu genelgelere bağlı olarak bu statüdeki işçilere sendikalara üye olmak, toplusözleşme hakkı elde etmek, senelik izin hakkını kullanmak, kıdem tazminatı gibi haklar verildi.
Biz bu çerçevede örgütlendik, toplusözleşmeleri imzaladık. Maliye Bakanı’nın açıklamasıyla tüm bu kazanımlar yok ediliyor.”

‘MÜCADELEDE KARARLIYIZ’
Hiçbir çağdaş ve sosyal hukuk devletinde bu hakların yok sayılamayacağını, bunun takipçisi olmaya kesinlikle kararlı olduklarını belirten Hacısalihoğlu, “Öncelikle beklentimiz; başta Türk-İş’in ve tüm tarafların ortak görüşlerini almak için işçilerin de içinde olduğu ‘Ekonomik ve Sosyal Konsey’in derhal toplanarak Başbakan’ın açıklamaları doğrultusunda ve yargı kararları gereği; kamuda çalışan asıl işçiler gibi tüm taşeron işçilerin işçi statüsünde kadroya alınmalarıdır. Bu konuda, geçmişte olduğu gibi Türk-İş’e ve bizlere güvenerek sendikamıza üye olan tüm arkadaşlarımızla birlikte asıl işçiler gibi haklarımızı alana kadar mücadelemizi sürdürmeye kararlıyız” ifadelerini kullandı.

‘GERÇEK ANLAMDA KADRO İSTİYORUZ’
“Dağ fare doğurmuştur” diyen Yol-İş Sendikası İstanbul 1 Nolu Şube Başkanı Ahmet Uçar da, “Şu anda taşeron işçilerle ilgili bir düzenleme yapmasalar dahi; 6552 sayılı torba kanuna istinaden 22 Ocak’ta taşeron üzerinden toplusözleşme yapılabileceğine ilişkin bir yönetmelik çıkardılar.
Yine 8 Şubat’ta 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 62. maddesinin e bendine göre, yapılan ihalelerde çalışan işçiler işe ilk girdikleri günden itibaren kıdem tazminatını kamu kurumundan alacak diye İş Kanunu’nun 112. maddesine bir ekleme yaptılar. Şu an hiçbir düzenleme yapmasalar taşeron işçilerimizin var olan hakları, kadro diye öne sürdükleri haklardan daha iyi. Bir hak verilmiyor, işçilerin ellerinde var olan hakları da alınıyor ve toplu pazarlıktan da ebediyen uzaklaştırılıyorlar” dedi.
Taşeron işçilerinin gerçek anlamda kadroya geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Uçar, “Bizim talebimiz taşeron işçilerinin emeklerini toplu pazarlıkla satılabileceği bir sisteme kavuşturulmaları ve gerçek anlamda kadroya geçirilmeleridir. Emeğin milli gelirden aldığı payı yükseltmenin yegane yolu budur; bundan başka yol yok. Yoksa getirilecek sistem, eski taşeron sistemini aratır” ifadelerini kullandı.

DÜZENLEME NE GETİRİYOR?
Maliye Bakanı Naci Ağbal’ın açıklamalarına göre kamudaki taşeron işçilerine yönelik düzenleme özetle şunları öngörüyor:
- İşçiler, kadrolu değil özel sözleşmeli personel olacak
- Geriye dönük alacak haklarından mahrum bırakılacak
- Sendikaların toplusözleşmelerinden yararlanamayacak
- İş güvencesi büyük ölçüde ortadan kalkacak
- Sözleşmeli personellik için sınava tabi tutulacaklar
- Maaşlar asgari ücret düzeyinde kalacak

TAŞERONLUĞUN İFLAS İLANI
Taşeron işçilerinin avukatlığını yürüten Avukat Hasan Basri Özbey de düzenlemeyi değerlendirdi. Özbey, kadrolu işçilerin aynı işyerinde, aynı işi birlikte yaptıkları taşeron firma işçilerinden 2-3 misli fazla ücret aldıklarını, kamuda çalışan işçilere her yıl ödenen 2 maaş tutarındaki ilave tediye (ikramiye) alacaklarının taşeron işçilerine ödenmediğini, işkolu farklılığı engeliyle sendikaya üye olamadıklarını belirtti. Özbey, gelinen noktanın taşeron uygulamasının iflasının ilanı olduğunu söyleyerek şu ifadeleri kullandı:
“Taşeron işçilerine kadro vereceğini söyleyen hükümet, öncelikle süre, sınav, güvenlik soruşturması gibi engeller üretmeksizin, ayrımsız uygulma yapmalıdır. Ayrıca eksik de olsa bu girişimini, taşeron işçilerin geçmiş haklarını da ödeyerek tamamlamalıdır. En azından geçmiş 5 yıllık süreyi kapsayacak biçimde, kadrolu işçi ile aralarındaki ücret farkları ile ilave tediye hakları taşeron işçilere ödenmelidir. Bu tutar 5 yıl için ortalama 60-70 bin liradır. Ayrıca kadroya alınan işçilere taşeron firmada aldıkları ücretler değil, kadrolu emsal işçilere ödenen ücretlerin ödenmesi zorunludur. Gerek Anayasa ve İş Kanunu, gerekse Türkiye tarafından imzalanan ILO sözleşmeleri bunu zorunlu kılmaktadır. Nitekim şu ana kadar açılan binlerce davada mahkemeler, muvazaalı çalışmayı tespit ederek, taşeron işçilerin geriye doğru 5 yıllık ücret farkı ve ilave tediye alacaklarının ilgili kamu kurumlarından tahsiline karar vermiştir. Hükümet, yeni davalara yol açmadan bu hakları ödemelidir. Devam eden davalarda da uzlaşı sağlanıp, işçilerin hakları ödenmelidir.

‘YİNE GÜVENCESİZ’
Özel sözleşmeli personel statüsü yaratılması da taşeron işçisinin önündeki engellerden birisidir. Tam anlamıyla kadrolu eleman yapmak yerine taşeron işçisini yine güvencesiz halde çalıştırmak hedeflenmektedir. Böyle olunca özel taşeronun yerini kamu taşeronu almaktadır.”

KONCUK: YENİ BİR UCUBE!
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, “Taşeron işçilerine kadro” konusuna ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Anlaşılan odur ki, çalışma hayatında yeni bir ucube daha yaratılmaktadır” dedi. Genel Başkan İsmail Koncuk, Başbakan ve Maliye Bakanının açıklamaları arasındaki çelişkilere de dikkat çekti. Koncuk, KPSS’ye girip iş bekleyen gençlerin yaşadıkları infialde hiç haksız olmadıklarının altını çizen Koncuk, “Çalışma hayatını paramparça edenler utanmalıdır” ifadelerini kullandı.
İsmail Koncuk Twitter hesabı üzerinden yaptığı değerlendirmede şu satırlara yer verdi: “Başbakan taşerona kadro diye açıkladı ama Maliye Bakanı ‘özel statü’ diyor. Bu açıklamayı ‘657’ye 4-E mi geliyor?’ diye anlamak yanlış olmaz. Başbakanın taşerona (işçilere) kadro açıklamasından sonra, özel statü, sınav, performans, 3 yılda bir sözleşme imzalamak açıklamaları düşündürücüdür. KPSS’ye girmiş iş bekleyen, umutsuz bırakılan gençlerimizin infiali de hiç haksız değildir, ancak bu taşeron sistem de kabul edilemez. Görülen odur ki, taşerona anladığımız anlamda bir kadro yok, İş güvencesi yok, maaşları da değişmeyecek, yani yeni bir ucube daha yaratılıyor. Yeni ucube sistem taşeron değilse de, marazlı bir sistem olacak, görelim sonuç ne olacak? Çalışma hayatını paramparça edenler utanmalıdır. Tüm çalışanlar artık şu gerçeği sorgulamak zorundadır: Bu çalışma hayatı nereye gitmektedir, olumsuz gidişi engellemek için bana düşen nedir?”

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.