Ermenek'li şehit madencinin eşi Zeynep Tokat: Erdoğan gelecek diye beni eve gönderdiler

İki çocuğuyla beraber, eşiyle 10 yılda tamamlayabildikleri evde yaşama tutunmaya çalışan Zeynep Tokat sorularımızı yanıtladı

Ermenek'li şehit madencinin eşi Zeynep Tokat: Erdoğan gelecek diye beni eve gönderdiler
02 Ocak 2015 Cuma 08:38

Irmak Mete

ERMENEK'te 28 Ekim günü Has Şekerler Maden Ocağı'nda su baskını yaşandı. 18 işçi mahsur kaldı. İşçilerin cansız bedenleri 36 günde çıkarılabildi. Zeynep Tokat'in hem 12 yıllık eşi Mehmet Tokat hem de kardeşi Uğur İlhan aynı vardiyadaydı. Kardeş ve eş acısını aynı anda yaşadı 30 yaşındaki Zeynep Tokat. Şimdi iki çocuğuyla beraber, eşiyle 10 yılda tamamlayabildikleri evde yaşama tutunmaya çalışıyor. Telefonla ulaştığımız Zeynep Tokat sorularımızı yanıtladı:

- Eşiniz kaç yıldır madendeydi?

3 buçuk yıl madenlerde çalıştı. Son bir yıldır bu madendeydi. Memnun değildi ama mecbur olduğu için gidiyordu.

- 20 gün maden girişinde beklediniz. Bugün o günleri hatırlayınca nasıl hissediyorsunuz?

Oraya bir umutla gittim. Oradan çaresizlik içinde döndüm. Orada beklemek daha zordu. Bizi en çok yıpratan beklemek oldu. Çok acı çekiyorum. Normal hayatıma dönemedim daha. Döneceğimi de düşünmüyorum. Kendimi tamamen bitmiş, çökmüş hissediyorum. Ölmeyi bile düşündüm. Psikoloğa gittim. Verdiği ilaçlar beni sürekli uyuttu. O yüzden ilaçları da almadım.

- Çocuklarınız nasıl etkilendi?

İki çocuğum var. Ahmet Can Tokat ve Hasan Tokat. Biri 11 biri 8 yaşında. Büyük oğlum ilk iki gün yatağın içinden çıkmamış. Sonra İstanbul'dan halası geldi. 'Baban bacada. Bacadan çıkacak' demiş. Daha yeni yeni farkındalar olayın. Yardım görmüyorlar. Yardıma çocuklardan çok benim ihtiyacım var.

- Cumhurbaşkanı Erdoğan “Devletin bütün imkanlarını seferber ettik” dedi. Sizce arama kurtarma çalışmaları nasıldı?

Devlet bütün imkanlarını daha önce seferber etseydi, müfettişlerini denetleseydi, denetlemeler yapılsaydı bizim de bugün canımız bu kadar yanmayacaktı. Çalışmaların bu kadar uzun sürmesi normal değil bence. Heryerde korumalar vardı. Polisler bakan bekledi. İstanbul'dan ahtapot getiren araba kaza yaptı. Neden geç geldi?

'BU KADINI EVE GÖTÜRÜN'

- İşçiler Başbakan'ın ziyareti sırasında çalışmaların tamamen durdurulduğunu söylüyor...

O gün hazırlık yapılıyordu. Oradan 'Bu kadını eve götürün, sakinleşsin' demişler. Kimin söylediğini bilmiyorum. Beni sürüye sürüye eve götürdüler. Artık direnecek gücüm de kalmamıştı. Cumhurbaşkanı Beyefendiyi göremedim. O zaman geldiler bir gövde gösterisi yaptılar. Bir poz verdiler. Ondan sonra hiç piyasada gözükmediler.

- Enerji Bakanı Taner Yılmaz ve Ulaştırma Bakanı Lütfi Elvan oradaydı. Siz de bakanlara tepki gösterdiniz...

Benden başka bakanlara ses çıkaran olmadı. Birkaç defa önlerine geçtim. Çalışmanın yavaş olması nedeniyle tepki gösterdim. Bakana 'Bana o işvereni bulacaksınız' dedim. Bana 'Tamam bulacağım' dedi. Ama ilk iki gün işveren AFAD'a girmiş çıkmış. Bizim bundan haberimiz olmadı. Saklamışlar, korumaya almışlar. Şu an o kadar pişmanım ki ellerimle boğmadığıma...

'İŞÇİLER ÇALIŞTI AFAD KURTARMIŞ OLDU'

Kendime sakinleştirici iğne yaptırmadım. Birkaç kez ona buna saldırdım madende. Çalışmanın düzene girmesi için yaptım. Orada polislere de saldırdım. O an hiçbir çalışma yoktu. İşçilerin 'artık boşlayacağız' dediklerini duydum. Ben de 'Boşlamayın. Ağaçlardan ben de taşıyayım' dedim. Ondan sonra sinirlerim attı. Polislere 'Hani bakanlarınız nerede? Bu saate kadar neden uyuyorsunuz? Niye Bir şey yapmıyorsunuz' diyerek saldırdım. AFAD'çıları da kovdum. 'İşiniz gücünüz yok mu? Burada çay içiyorsunuz. Defolun gidin. Ne işe yarıyorsunuz' dediğimi hatırlıyorum. Sadece işçiler çalıştı orada. İşçiler hiçbir önlem alınmadan tehdit edilerek madene sokuldu. İşçiler çalıştı, AFAD kurtarmış oldu.

- Olayın üzerinden iki ay geçti. Size herhangi bir yardım yapıldı mı?

Devleten bir destek görmedik. Sadece aylıklarımız bağlandı. Bin 270 lira. O da nasıl yetecek bilmiyorum. Ev verilecek diyorlar. Ama henüz bir şey yok.

- Bu maaş geçiminizi sağlamanız için yeterli mi? Sizce yeterli mi? Nasıl geçineceksiniz?

Bilmiyorum. Eşim çalışıyordu. Ben de hayvanlarımıza bakıyordum. Bağ bahçe işine bakıyordum. Artık nasıl yeteceğim hiç bilmiyorum. Beyefendi televizyona çıkıyor. Her evlenene 3-4 çocuk yapın diye tavsiyede bulunuyor. Ama kalan 2 çocuğun arkasında bile duramıyorlar. Çocuk başına bağladıkları maaş 200 TL. Otursun da bir düşünsün, iki çocuğun bile arkasında duramıyorsun 4 çocuğun arkasında nasıl duracaksın.

- Bu maden katliamlarının asıl sorumluları sizce kim?

Sorumlular çok. Kim kimden üstünse o ona baskı yapmış, bizim canlarımızı almışlar. Şimdi yine ocaklar açıldı. Kaza oldu bir madende. Şimdi ne önlem aldılar da ocaklar açıldı? Soma olduğundan beri burada yeni yasanın çıkmasını bekledi. Biraz daha rahatlayacağız diye umut ediyorlardı. Yasa çare olmadığı gibi daha kötüsü oldu. İşçilere içerde yemek yedirmeye kalktılar. Ben eşime maden açıldığında ilk gittikleri gün yanına ekmek koydum. Akşam geldiğinde ekmeğinden tabağından kömür parçaları çıktı. 'Mehmet siz bunu nasıl yediniz kömürün içinde' dedim. Bana gülümsedi. 'Yemeyip de ne yapacağız' der gibi...

'2015'E AĞLAYARAK GİRDİM'

- Yeni yıla girdik. Bunun sizin için anlamı var mı?

Benim için çok anlamı vardı. 12 senedir hep yeni yıla eşimle girerdim. Dün gece de ağlayarak girdim. Dün sabahtan başladım zaten ağlamaya. Devlet işçilerine sahip çıksaydı böyle olmayacaktı. Kader diyorlar. Ben bunun kader olduğuna inanmıyorum. Hep ihmal. 12 yıl oldu evleneli. 10 senedir yemedik içmedik, ev yapmak için uğraştık. 2 sene oldu biteli. Kendi oturamadı...

- Kardeşiniz Uğur İlhan da madendeydi....

Kardeşim de başka bir ocaktaydı. Bir sene olmadı bu madene gireli. O da çaresizlikten, başka iş imkanı olmadığı için gitti. Kredi borcu vardı. Evi yoktu, annemle oturuyorlardı. 2 çocuğu var. Çok sıkıntılar çekti. Eşimden çok sıkıntı çekti. Benim sitemim devlete. Artık bize sahip çıksınlar. Artık böyle can yanmasın. Nereye kadar böyle gidecek. Nereye kadar böyle can verecekler? İşçilerin hiç mi kıymeti yok? Verdikleri aylık 700-800 TL. Artık bu haksızlığa bir dur denilsin. Baştakilere görev düşüyor.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
feyzi aydin - 6 yıl önce
diyanette allah ile kul arasinda küflenmis arap edebiyati yapan adam bu insan trajedisini görünce, acaba bir kili yerinden kipirdarmiiiiiiiiii........... bana sorarsaniz ???? hayirrrrrrr.......