Ermenekli madenci ailelerin acısı 15 aydır dinmedi

Eşlerinin, kardeşlerinin, çocuklarının cenazelerini alabilmek için 1 ay boyunca maden ocağı önünde bekleyen aileler, sorumluların en ağır cezayı almasını istiyor. Aileler içler acısı gerçeği Aydınlık’a anlattı

Ermenekli madenci ailelerin acısı 15 aydır dinmedi
23 Ocak 2016 Cumartesi 14:49

İstihbarat Servisi
Ermenek Has Şekerler Maden Ocağı’nda 28 Ekim 2014’teki su baskınında yakınlarını kaybeden ailelerin adalet arayışı sürüyor. Eşlerininin, kardeşlerinin, çocuklarının cenazelerini alabilmek için bir ay maden ocağı önünde bekleyen aileler, sorumluların en ağır cezayı almasını istiyor.
Aileler, Ermenek Ağır Ceza Mahkemesi’nde 20 Ocak günü görülen duruşmada savcının, maden sahası ruhsat sahibi Abdullah Özbey ile teknik nezaretçi Ali Kurt’un tahliyelerini istemesine de tepkili.
Duruşmanın ardından görüştüğümüz madenci aileleri, yaşadıklarını Aydınlık’a şöyle anlattı:
Ömer Cansu’nun annesi Pakize Cansu: Ben çocuğumun acısına dayanamıyorum. Ölüm değil bu cinayet. Çocuğumun hakkını ölene kadar arayacağım.
Ömer Cansu’nun ablası: Bizim 18 canımız gitti. Bu ocakta daha önce de su baskını olmuş. Bilmiyorlar mıydı? Biz o serbest bıraktıkları mühendislerin tutuklanmasını istiyoruz. Devlet neredeyse bizim arkamıza gelsin. Bizim kardeşlerimizin canları maden ocağında çalıştıkları için değersiz mi?

‘22 YAŞINDAKİ YİĞİDİMİ YİTİRDİM’
Ömer Cansu’nun babası Hüsnü Cansu: Oğlumu kaybettim. Pisliğin içinde yemek yedirdiler oğluma, 1 saat hakkı vardı yemek için. Dışarda yeselerdi yavrularımız ölmezdi. 22 taşında yiğidimi yitirdim. Suçlular geziyor. Adalet bu mu?
Ömer Cansu’nun ağabeyi Abdurrahman Cansu: Mahkemede bize söz hakkı vermiyorlar. Birşey söylesek dışarı atıyorlar.
Kardeşim 40 gün ocağın altında kaldı. 40 gün sonra sanki bir başkasını gördüm. Psikolojimiz bozuldu.
Tezcan Gökçe’nin eşi Hüseyin Gültekin’in ablası Ayşe Gökçe: Kardeşim baba olmadan ocağın altında kaldı. Beyim 3 ay aylık almadı. Çok zorluk çekti.

‘SONUÇ YOKSA AİHM’E GİRERİZ’
Osman Çoksöyler’in eşi Şadiye Çoksöyler: 15 aydır bu davanın sonuçlanmasını bekliyoruz. Umarım mahkemede de bizi ağlatmazlar. Savcı iki kişinin serbest bırakılmasına olumlu baktı. Nasıl olumlu baktı?
Pencereden bakmak kolay. Ama ateş düştüğü yeri yakıyor. Sen de bir de pencerenin içindekine sor. Çocuğum bir buçuk yaşında. Babasının fotoğraflarına çikolata gösteriyor. Babasından çikolata istiyor. Kim verecek bunun hesabını? Buradan sonuç alamazsak AİHM’e kadar gideceğiz.
Kerim Haznedar’ın eşi Zahide Haznedar: İçerideki Saffet Uyar’ın, Abdullah Özbey’in, serbest bırakılan mühendislerin hepsinin suçu var. Adalet neyse yerini bulsun. Benim çocuklarım nasıl boynu bükük kaldıysa onların çocukları da kalsın.
Hüsnü Çolak’ın eşi Hürü Çolak: Suçluların en ağır cezayı almasını istiyorum. Çocuklarımız yetim kaldı.
Bahri Üzer’in eşi Dursun Üzer: Hepsinin tutuklanmasını istiyorum. Haftasonu asker yollayacağım. Babasız nasıl yollayacağım?
Tezcan Gökçe’nin oğlu Recep Gökçe: Babam 15 ay önce öldü. İnşallah suçlular mahkemede cezasını alırlar. Biz babasız kaldık.
Mehmet Tokat’ın oğlu Hasan Tokat: Bütün suçluların cezaevine girmesini istiyorum.
Mehmet Tokat’ın oğlu Ahmet Can: 15 aydır babam yok. Onu çok özlüyorum. Çok üzgünüm.

VATAN PARTİSİ AİLELERİN YANINDA
Davanın 20 Ocak’ta görülen duruşmasına katılan Vatan Partisi heyeti ailelere destek verdi. Karaman İl Başkanı Şahin Koçer “Aileleri ziyaret ettik. Bizleri bağırlarına bastılar. Sonuna kadar madenci ailelerimizin yanında olacağız” dedi. Vatan Partisi Örgütleme Bürosu’ndan Ünal Erdoğan da “Kazadan bu yana ailelerle birlikteydik, acılarını paylaştık. Sadece dava sonuçlanana kadar değil, her zaman yanlarında olacağız. Bu facianın hesabını sormak için mücadele edeceğiz. Elimizden gelen tüm desteği vereceğiz” ifadelerini kullandı.

Etiketler; #Ermenek #Karaman

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.