Baba isyan etti

Bilirkişiler tarafından ulaşılamayan ve savunmalarda sık sık atıfta bulunulan dinamit atış defterleri sanık avukatlarında çıktı. Madenci ailelerinin avukatları, bunun delil karartma olduğunu söyledi

Baba isyan etti
17 Nisan 2015 Cuma 15:51

Irmak Mete / Akhisar
Soma katliamı davasında dinamit defterlerinin sanık avukatlarında olduğunun belirlenmesi üzerine tartışma yaşandı. Defterlerin mahkemeye hemen sunulması gerektiğini söyleyen müşteki avukatları bunun delil karartma olduğunu belirtti.
Soma Kömür İşletmeleri'nde 13 Mayıs 2014 günü 301 işçinin şehit olduğu olaya ilişkin açılan Soma katliamı davasının 4. duruşması tutuklu sanıkların sorgularıyla devam etti. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ve 8'i tutuklu 45 kişinin yargılandığı davanın duruşmasında tutuklu sanıklar Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Genel Müdürü Ramazan Doğru, İşletme Müdürü Akın Çelik, İşletme Müdür Yardımcısı İsmail Adalı, maden mühendisleri Yasin Kurnaz, Hilmi Kazık, Ertan Ersoy, emniyet teknikeri Mehmet Ali Günay Çelik hazır bulundu.
AİLELER SAVUNMALARDAN NOT TUTTU
Ailelerin katılımının azalması nedeniyle müştekilere ayrılan koltukların yarısı boş kaldı. Katılımın, mahkemenin talebi doğrultusunda çocuklu ailelerin duruşmaya gelememesi nedeniyle düştüğü öğrenildi. Öte yandan ailelerin iki gündür duruşmaya not defterleriyle geldiği ve kendi ifadelerini hazırlamak için sanıkların savunmalarından sık sık notlar aldığı görüldü. Duruşma 6'ncı sıradaki Mehmet Ali Günay Çelik'in sorgusuyla başladı. İddianamede nakil bantları ateşe dayanıklı olmadığı için kusur atfedilen Çelik, yıllardır madende çalıştığını ve "yanmaz bant" diye bir şey duymadığını belirtti.
'MEHMET EFE YAŞASAYDI...'
Çelik'in kendisine yönelik pek çok suçta Mehmet Efe'yi işaret etmesi üzerine Mahkeme Başkanı Ballı “Her şey Mehmet Efe'ye mi bağlı? Eğer yaşasaydı 'Her şey benim yüzümden. Onlardan sakladım' mı diyecekti? Bu kadar işçinin sorumluluğu onda mı?" sorusunu yöneltti. Çelik "Mehmet Efe'den aldığım ta-limatları altımdaki adamlara iletirim. Ben karar verme mekanizmasında değilim. Bizi aşan konuları Mehmet Efe'ye söyleriz. O da üst amirlerine iletir" dedi. Çelik Bilirkişi raporunda belirtilen noktada yangın olmadığını, olayın 5. günü o bölgeden geçtiğini savundu.
'SENSÖRÜN YERİNİ BİLE BİLMİYORUM'
İş güvenliği uzmanı olan ve aynı zamanda da vardiya amirliği yapan tutuklu Maden Mühendisi Yasin Kurnaz da ocakta kömür yanması olmadığını savundu. Kurnaz sensörlerdeki yüksek karbonmonoksit değerlerini ise dinamit atışıyla ilişkilendirdi. Mahkeme Başkanı’nın dinamit atış defterinin bulunamadığını hatırlatması üzerine Kurnaz "Vardiya içinde hangi ayakta, hangi ustanın dinamit attığı belli. Bunları avukatlarımız size sunacak" diye konuştu. Bu sırada ayağa kalkan müşteki avukatlarından Selçuk Kozağaçlı "Eğer meslektaşlarımızda bir defter varsa mahkemeye sunsunlar" dedi. Mahkeme Başkanı Ballı da "Müdahale etmeyin. Biz onu inceleriz. Delil tartışmasında değiliz" diye Kozağaçlı'yı uyardı.
Kurnaz, iddianamede yer üstünde çalışan bir kişinin, üzerine zimmetli gaz maskesi olmamasına rağmen "7 yıldır bakım yapılmıyor" beyanına yer ve-rildiğini ve bunun yalan ifade olduğunu savundu. Sensörlerin eksik olması suçlamasına ilişkin ise Kurnaz şunları söyledi: "Sonradan öğrendik. Yönetmelikte kaç sensör olacak diye bir şey yok. Toplamda 48 sensör vardı. Neye göre eksik? Eksik olduğunu düşünmüyorum. Kaç adet olması gerekiyordu, bilmiyorum. Sıcaklık sensörünü hiç görmedim. Yerini bile bilmiyorum."
Duruşmanın öğleden sonraki oturumunda tutuklu İş Güvenliği Uzmanı Hilmi Kazık'ın sorgusuna geçildi. Kazık'ın "Eşim ve çocuklarımın bakımı için tahliyemi istiyorum" talebi üzerine çileden çıkan aileler "Çocuklarını istiyormuş. Biz ne olacağız? Bizim çocuklarımız ne olacak" diye haykırdı.
'OĞLUM ÖLDÜ KENDİNİ SAVUNAMAZ'
Tüm sanıklar, sorgu sırasında kendilerine yöneltilen suçlamalar karşısında, hayatını kaybeden Başmühendis Mehmet Efe'ye atıfta bulundu. Bu savunmalar, aileler arasında alay konusu oldu. Sorgular sırasında madenci aileleri sık sık "Mehmet Efe yapmıştır" diyerek sanıklara tepki gösterdi. Başmühendis Mehmet Efe'nin babası Resul Efe de bu savunmalara isyan etti. Efe "Ölen kişi, savunma yapamayacağı için suçlamak çok basit. Bu ocağı bir kişi yönetmiyor. Mehmet Efe'nin üstünde Akın Bey var. Ona danışmadan bir şey yapamaz. Başmühendis olduğu için herkes ifadesinde onu suçluyor. Mehmet Efe yetkileri alınmış çıplak kral. Ortaya koymuşlar kuzuyu, çakallar etrafında dolaşıp duruyor” diye konuştu.
‘DELİLLER ÜZERİNDE OYNAYABİLİRLER’
Tutuksuz sanıkların sorguları sırasında defter krizi yaşandı. İş Güvenliği Uzmanı Ergin Yılmaz savunmasında, daha önceki sanıkların da bahsettiği dinamit ve topçu atış defterinin avukatlarında olduğunu söyledi. Bunun üzerine müşteki avukatlarından Selçuk Kozağaçlı, avukatların ellerindeki delili mahkemeye sunması gerektiğini ifade etti. Sanık avukatlarının "Defter bizde. Müvekillerimizin tarifi sonucu defterleri bulduk. Şu an tasnif işlemi sürüyor. Daha sonra mahkemeye sunacağız" sözleri üzerine tartışma yaşandı.
Kozağaçlı tutuksuz sanıkların hafta sonu deliller üzerinde oynayabileceğini belirterek tutuklanmalarını talep etti. Mahkeme Başkanı Ballı, sanık avukatlarına defterleri neden daha önce vermediklerini sordu. Sanık avukatları defterleri geç bulduklarını savundu. Ballı iddianamede defterlerden bahsedildiğini ve yeni bir durum olmadığını ifade ederek savunma almaya devam edeceğini kaydetti. Yılmaz'ın savunmasının ardından tutuksuz emniyet amiri Harun Güneş'in savunmasına geçildi. Bu sırada Yılmaz'ın yerinden kalkarak avukatının yanına gitmesi tepki çekti.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.