3 maymunu oynadılar

Dava sanıklarından İşletme Genel Müdürü Ramazan Doğru’nun ‘11 aydır kazanın nasıl olduğunu anlamış değilim’ savunması aileleri çileden çıkardı

3 maymunu oynadılar
17 Nisan 2015 Cuma 11:39

Irmak Mete
Soma Katliamı davasında sorguları yapılan tutuklu sanıklar dosyadaki bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığını savundu. Katliamının sebebinin hâlâ bilinmediğini öne süren sanıklardan Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan “Bunun aydınlatılması ileride böyle olaylar yaşanmaması için çok önemli” dedi. İşletme Müdürü Akın Çelik’in “Eğer bir suçumuz varsa kendimi Soma’da Madenci heykeli önünde yakarım” sözü ise aileleri çileden çıkardı. Sanıkların savunmaları sırasında “Yalan söylüyor” diyerek isyan eden aileler, zaman zaman sakinleşmek için salon dışına çıktı.
Soma Kömür İşletmeleri’nde 301 işçinin şehit olduğu olaya ilişkin açılan, 8’i tutuklu 45 kişişnin yargılandığı, Soma Katliamı davasının 3. duruşması dün Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti. Duruşmaya tutuklu sanıklar Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Genel Müdürü Ramazan Doğru, İşletme Müdürü Akın Çelik, İşletme Müdür Yardımcısı İsmail Adalı, maden mühendisleri Yasin Kurnaz, Hilmi Kazık, Ertan Ersoy, emniyet teknikeri Mehmet Ali Günay Çelik’in yanı sıra, 37 tutuksuz sanıktan da 25’i hazır bulundu. 
Jandarma’nın çevresinde etten duvar ördüğü tutuklu sanıklardan Can Gürkan ve Ramazan Doğru’nun iki farklı uçta oturduğu ve yan yana gelmediği görüldü. İddianamenin tamamlanmasıyla öğleden sonraki oturumda, Mahkeme Başkanı Aytaç Ballı ifadesi alınmak üzere kürsüye davanın 1 numaralı sanığı olan Can Gürkan’ı çağırdı. 
“Kaybettiğim çalışanlarıma Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı diliyorum. 301 ocağa ateş düştü, 301 kez de bizim yüreğimize ateş düştü” diyerek söze başlayan Gürkan’a aileler “dileme” diye tepki gösterdi. Şirketiyle ilgili bilgi vermek istediğini söyleyen Gürkan 1983 yılında kurulan Soma Kömürleri A.Ş.’nin  Türkiye’nin en büyük ve en köklü özel maden şirketi olduğunu ifade etti ve “Ramazan Doğru Soma Kömür İşletmeleri’nin işveren vekili genel müdürüdür. Eynez İşletme Müdürlüğü’nün başında Akın Çelik vardır. Birçok teknik kadro var. Şirkette her birim kendi işine bakar. Kazanın olduğu işletmede 50’si maden mühendisi olmak üzere 400 kişilik idari kadro vardır” diye konuştu.
Heyecanla bilirkişi raporunu beklediklerini ancak hayal kırıklığına uğradıklarını belirten Gürkan “Eynez maden ocağı sanki küçük bir ocak, şirket hiyerarşisi olmayan bir işletme gibi anlatılmış. Biz en çok kazanın neden olduğunu merak ettik. Bilirkişilerin olayın olduğu yere gitmeden iki kez keşif yaptığını tespit ettik. İki ayrı komisyon tekrar rapor tuttu. 3 rapor birbirinden farklı” ifadelerini kullandı.
Basında yanlış haberler yer aldığını savunan Gürkan “30 yıllık tarihimizde değil 301, 3 kişinin aynı anda öldüğü kaza yaşanmamıştır. En büyük gururumuz tertemiz sicilimizdi. Şunu bilmek istiyoruz; bu kaza neden yaşandı. Gerçek sebebin anlaşılması, bizlerin ve yakınlarını kaybeden ailelerin acısını bir derece azaltacaktır” şeklinde konuştu. Madenlerdeki eksikliklerle ilgili her türlü talebi karşıladığını iddia eden Gürkan “Suçlamaları kabul etmiyorum. Bana gelen ve karşılanmayan hiçbir şey yoktur” dedi.
'MİGEM BİLİYORDU'
Duruşmada Ertan Ersoy bilirkişi raporunu kabul etmediğini söyledi. Havalandırma sisteminin yetersizliği yönündeki suçlamayı da reddeden Ersoy “Seri havalandırma yapılamaz diye bir yönetmelik yok. Projeleri MİGEM (Maden İşleri Genel Müdürlüğü)’e de gönderiyoruz. 2012’de aynı havalandırma sistemi vardı. Teftişe geldiklerinde bir şey söylemediler” diye konuştu. Bir madenci yakını Ersoy’a “Benim eşim ‘sıcaklıktan ölüyorum, hava alamıyorum’ diyordu” dedi. Mahkeme, Ersoy’un sorgusunun ardından duruşmayı sonlandırdı. Tutuklu sanıkların salondan çıkarıldığı sırada aileler “Katiller. Asın kendinizi orada” diye bağırdı. Aileler sanıkların suçu, hayatını kaybeden baş mühendis Mehmet Efe’ye yüklemesine itiraz etti.
DOĞRU: KARİYERİM YERLE BİR OLDU
Gürkan’ın ardından kürsüye gelen Ramazan Doğru, şirket bünyesindeki 6 firmanın genel müdürü olduğunu söyleyerek, “İşletmelerde olan ihtiyaçları ve problemleri işletme müdürü ile görüşerek Yönetim Kurulu’na aktarıyorum. Yönetim Kurulu başkanlığında, ben, bölge müdürleri, işletme müdürleri, personel müdürleri her ay düzenli toplantı yapıyoruz. Benim görevim alınan kararların ne derece yerine getirildiğini takip etmektir. Ben işveren vekiliyim. Ama protokol düzeyinde. Yapılan yazışmalarda işveren vekili olarak imzam bulunmamaktadır” diye konuştu.
AİLELER TEPKİ GÖSTERDİ
“11 aydır kazanın nasıl olduğunu anlamış değilim” diyen Doğru “Zamanımız bol olduğu için çok kafa yoruyoruz. Bu işin bilirkişilerin yazdığı gibi olmadığını göreceğiz” ifadelerini kullandı. Doğru’nun “Kaybettiğimiz insanların çoğunun babasını bile tanıyorum. 13 Mayıs’a kadar Soma’da madencilik konusunda bir kariyerim olduğunu düşünüyordum. Ama yerle bir oldu” sözleri üzerine aileler “Yalan söylüyorlar” diye tepki gösterdi. Doğru da “Tepki gösteriyorlar. Haklılar” diye konuştu. İş güvenliği konusunda bir sorumluluğu olmadığını savunan Doğru’ya Mahkeme Başkanı Ballı “kullanılan malzeme ile ilgili bilginiz var mı? Exproof mu?” diye sordu. Doğru’nun “Evet” yanıtı üzerine Mahkeme Başkanı “Ancak bilirkişi raporlarında öyle olmadığı yazıyor” dedi. 
İŞLETME MÜDÜRÜ: KENDİMİ SOMA MEYDANI'NDA YAKARIM
Kazada arkadaşlarını kaybettiğini söyleyen İşletme Müdürü Akın Çelik bilirkişilerin toplumsal baskı altında rapor hazırladığını öne sürerek Çelik “Ama gerçek mutlaka açığa çıksın. Bilirkişi sensörlerin bozuk olduğunu söylüyor. Bilirkişiler beğenmedikleri değerlerin sensörlerin bozuk olduğunu söylüyor” dedi. Çelik sensörlerdeki yüksek derecelerin kömür yanmasından değil, dinamit patlatılması sonucu oluştuğunu savundu. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı “Bundan çok dinamit kullanıldığını anlıyoruz. Defter bulunamadı. Bunlar defterlere kaydedildi mi?” diye sordu. Çelik de “Var. Ama o gün kaos oldu. Defterleri çöpten çıkarttılar. Defteri dinamit atan arkadaşlar tutar” yanıtı verdi. Çelik’in “Sanki insanları gaz içinde sıcakta çalıştırdık” sözleri aileleri çileden çıkartı. 
Bir şehit yakınının “Öyle yaptınız” demesi üzerine Çelik “Bizden kaynaklanan bir yangınsa ben kendimi Soma’da madenci heykelinin önünde yakacağım” ifadelerini kullandı. Madenci yakınının “Yak o zaman” demesi üzerine mahkeme başkanı uyarıda bulundu. Bazı müşteki avukatları da “Böyle savunma olmaz” diye tepki gösterdi.  

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.