Emek Örgütlenmesinde Dikey Aşı-(TAMAMI)


Seyyit Nezir

Seyyit Nezir

Okunma 11 Ağustos 2012, 17:41

 

68 gençliğinin önder isimlerinden Harun Karadeniz’i taşradaki öğrenciler Cumhuriyet ve Akşam’daki haberlerden, yazılarından tanıdı. O dönemde gün geçmiyordu ki bir boykot, işgal, protesto, direniş, miting, yürüyüş, grev eyleminde Harun’un adı, bir bildiride imzası bulunmasın! Özellikle İTÜ (İstanbul Teknik Üniversitesi), çarpık da olsa irili ufaklı birçok sanayi ünitesiyle hızla yayılan kapitalizmin sonuçlarını günü gününe yaşayan teknik okulların başında geliyordu. Baykan Kalaba ve Hasan Yalçın’ın Öğrenci Birliği başkanlıkları döneminde gençlik eylemlerinde öncülük için alan açan İTÜ, 1968’de Karadeniz’in kuramsal çalışmalarla da beslenen eylemci kişiliğiyle kısa bir sürede kendini ülke çapında benimsetti.

Sabah, vardiyadasın

Kasım 1967’de yapılan “Özel Okullar Devletleştirilmeli” yürüyüşü, Yalçın’ın başkanlığı sırasında, dönemin İTÜ ve çevresindeki teknik okullarca gerçekleştirilen en büyük yürüyüşü olarak gençliğin 68 eylemlerine hazır oluşunun göstergesiydi. Harun’un Mart 1968’de başkan olduğu İTÜ Öğrenci Birliği genel kurulunda Rektör’ün ve dekanların öğrencilerce seçilmesi ve yönetime katılma yönünde alınan kararlar akademik alanda gelinen demokratik düzeyi somutluyordu. 14 Mayıs’ta düzenlenen NATO’ya Hayır Haftası’nda ise Karadeniz adı tüm ilerici, yurtsever, devrimci çevrelerde dalgalanıyor, Kavel işçileri için yapılan dayanışma gecesinin ardından, başta Derby olmak üzere, sosyalizmle tanışmamış olan işçi ve sendikacılar işyerlerindeki grevi desteklemesi için Harun’dan yardım istiyordu.

Refik Durbaş, her okuyuşta insanın içini kavgaya karışma duygusuyla dolduran şiirinde Harun’un bu özelliklerini şöyle anlatır: “ışıklar içinde yüzün / yüreğinde tarifsiz bir telaş / sabah, vardiyadasın bir dokuma tezgâhında / öğle, bir yürüyüştesin pankartlar afişlerle dalga dalga / akşam, nöbetini tutuyorsun bir grev çadırında onurun / rüzgâr tanıyor seni / bulut tanıyor / elini uzatıyorsun bir dağ yamacında, bir kolun kesik...”

6. Filo’ya Hayır - Kanlı Pazar

Aynı süreçte, Ocak 1968’de ilk toplantılarına Harun’un da katıldığı DevGüç (Devrimciler Güçbirliği), MDD’yi (Millî Demokratik Devrim) gençlik içinde yayma ve örgütleme girişimi olarak ortaya çıkar. Aralarında Deniz Gezmiş, Cihan Alptekin ve Mustafa İlker Gürkan’ın da bulunduğu DÖB (Devrimci Öğrenci Birliği) kurucuları, öğrenci gençliği MDD saflarında hızla politize etmek üzere öncü eylemlerine yönelir.

Avrupa’daki 68 Mayıs Devrimi, Türkiye’de 28-29 Nisan eylemleri ve 27 Mayıs Devrimi’nden beri süregelen gençlik hareketine ivme katar, Haziran’da üniversitelerde ilk örneğini DÖB’ün yarattığı işgaller başlar. İTÜ, “öğrencilerin kapitalist düzen için robot, üretim aracı olarak” yetiştirilmek istenmesini işgalin gerekçesi gösterir, üniversite işgalleri ülke çapında yaygınlaşır. Harun Karadeniz’in “Eğitim Üretim İçindir” ve “Kapitalsiz Kapitalistler” broşürleri elden ele dolaşır. Derby, Demir-Döküm ve Hisar Çelik fabrikalarında işgaller başlar.

1968 Temmuz’u o yılların en sıcak günlerine tanık olur. 6. Filo’yu Dolmabahçe’de protesto eylemleri sonrasında, 23 Temmuz’da antiemperyalist mücadelenin ilk devrim şehidi Vedat Demircioğlu’nun ölümünün ardından, Türk Solu’nun “Hareket berekettir” şiarıyla birlikte eylemler süreklilik kazanır. 1969 başında ODTÜ’de ABD Büyükelçisi Commer’in arabasının yakılmasını Kanlı Pazar izler (16 Şubat).

Örgüt ve eylemde kitle çalışması

İki devrimcinin yobazlarca şehit edildiği bu emekçi yürüyüşünde, gerici saldırılar karşısında antiemperyalist güçlerin hazırlıksız yakalanmasının sorumlusu olarak MDD’nin boy hedefi olan Karadeniz, Gerze’de düzenlenen ilk tütün mitingi sonrasında İTÜÖB başkanlığını bırakır, örgütlenme ve savaşımını emekçiler üzerinde yoğunlaştırır.

Harun, gördüğü ağır işkencelerden ötürü yakalandığı kanserden bir kolunun kesilmesine rağmen kurtulamadı. Onu 15 Ağustos 1975’te yitirdik. Attığı her adımda bir ayağının kitle çizgisinde kalışı devrimcilerin bugün de yakıcı biçimde gereksindiği bir yaklaşımdır. Sosyalist hareketin yatay düzlemde MDD ve TİP, dikey doğrultuda ise öncü ve kitle oluşumu olarak farklı ilkelerle örgütlendiği dönemde, ayrı iki siyasal çizginin birbiri dışındaki temsilcileri de olsalar, 68 Kuşağı’nın iki önderi olarak Doğu Perinçek ve Harun Karadeniz’in kitle temelinde örgütçülüğün yaratıcı örneklerini verirken emek zemininde buluşmaları anlamlıdır... Sosyalist bilinci kalıcı kılarak kesintisiz biçimde geleceğe taşıyan, emek örgütlenmesinin bu dikey aşısıdır.

68’liler Birliği Vakfı, günümüze ışık tutan savaşımıyla Harun’u 15 Ağustos günü 11:00’de Karacaahmet’teki mezarı başında konuşmalarla, 14:00’te ise Gazeteciler Cemiyeti’nde forum düzenleyerek anacaktır.

 


 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.