‘Yuan devalüasyonu’ Güney’e nefes aldıracak

Gelişmekte olan ülke ekonomileri zaten bıçak sırtında yürüyordu: Son 13 ayda piyasalarından çıkan net sermaye 1 trilyon dolar... Yuan devalüasyonunun asıl etkisi Batı’yı da sarsması oldu...

‘Yuan devalüasyonu’ Güney’e nefes aldıracak
25 Ağustos 2015 Salı 17:22

Z. RUHSAR ŞENOĞLU

Dünya piyasalarında birkaç haftadır yaşanan çalkantı, dönüp dolaşıp Çin’in para birimini devalüe etmesine bağlanıyor. Oysa yuan kuru hareket bandının genişletilmesiyle ortaya çıkan devalüasyon, dolaylı olarak, gelişmekte olan ülkelerin bir nebze nefes almasını sağlayabilir. Zira ABD Merkez Bankası FED’in faiz artırması beklentisi nedeniyle, gelişmekte olanlar zaten krizdeydi. Yuandaki devalüasyondan sonra ise FED’in faiz artırımını ertelemesi beklentisi oluştu.
HaberTürk yazarı Abdurrahman Yıldırım’ın dünkü köşe yazısında verdiği rakamlara göre, son 13 ayda gelişmekte olan Güney ülkelerinden çıkan net sermaye 1 trilyon dolar. Geçen yılın Haziran ayı itibarıyla son beş yılda bu ülkelere giren toplam sermaye 2 trilyon dolara varmıştı. Demek ki 5 yılda gelen paranın yarısı bir yılda çıkmış. FED’in faiz artırımını ertelemesi beklentisi, Güney’in gelişmekte olan piyasalarında görülen para çıkışını yavaşlatabilir.

DOLAR BOLLUĞUNUN BEDELİ

Gelişmekte olan ülke ekonomileri zaten krizin eşiğindeydi, bıçak sırtında yürüyordu. Yuan devalüasyonunun asıl etkisi Batı’yı da sarsması oldu. Devalüasyon, Batı ülkelerinde beklentileri tersine döndürdüğü için krizin oralara yayılmasına neden oldu.
ABD’nin parasal genişleme, bir başka ifadeyle dolar ihraç ederek krizden çıkma politikası, dünyanın dört bir tarafında, özellikle gelişmekte olan ülkelerin başına bela oldu. ABD dolarlarının yarattığı bolluk içinde sınırsız borçlanan ülkeler, bu para karşılığında büyük bedeller ödediler. FED’in politika değişikliğine gideceğini açıkladığı Mayıs 2013 tarihinden beri ise paranın kıtlaşmaya başlamasının yarattığı sıkıntılarla karşı karşıyalar. Zira söz konusu ekonomiler, sıcak paraya bağımlı hale gelmiş durumdalar ve likiditenin azalması borçlanma maliyetlerini yükseltiyor. FED 2013’ten beri parasal genişleme politikasını adım adım yumuşattı ve sıfırladı. Gelişmekte olanların büyümeleri bu süreçte yavaşladı, varlık fiyatları sürekli düştü. Eylül’de gidilmesi beklenen faiz artırımı, yoksul Güney’e son darbeyi indirecekti.
Yuanda devalüasyon, bu yönde adımlar atılırken planlamış olsun ya da olmasın, ekonomik krizde yepyeni bir tablo yarattı. Dollar bolluğunun bedelini artık tek başına yoksullar ödemeyecek!

ASYA’NIN TEMELİ SAĞLAM

Ekonomik durum, 1994 krizine benzetiliyor. Şu kadarını söyleyelim, özellikle Asya’nın gelişmekte olan ekonomilerinin temelleri artık 1990’lardan daha sağlam. Yerel para cinsinden borçların toplam borçlar içindeki payı bugün daha yüksek. Çoğu ekonominin dış finansman ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri büyük döviz rezervleri ve genel olarak döviz likiditeleri var. Dış borçlar iyi yapılandırılmış ve dış şoklara karşı savunma kapasiteleri daha yüksek. İkili ve çok taraflı döviz swap anlaşmaları da riskleri azaltıcı bir başka etken.
Endonezya, Tayland, Pakistan ve Sri Lanka, Asya’nın ikiz açıklara sahip ülkeleri. Hem bütçe açığı hem dış ticaret açığı veren bu ülkeler, borçlanma maliyetlerinde beklenen yükselme nedeniyle en yüksek risk altındaki ülkeler. Hindistan bu bakımdan durumunu düzeltti.
Sermaye piyasalarında yabancı yatırımcıların en yoğun olduğu Malezya, Endonezya, Tayland ve Kore Cumhuriyeti ise kur ve faiz oynaklığına, portföy fon akışlarında ani bir değişikliğe karşı daha savunmasız durumdalar.
Burada BRICS ülkeleri (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika Birliği), bir sıcak para krizine karşı önlemler aldı. Acil durumlar için 100 milyar dolarlık “döviz rezervi ödeneği” tasarlandı.
Ayrıca BRICS ülkeleri arasında karşılıklı yatırımları artırarak finansal bağları güçlendirmek, döviz takasını genişletmek, sermaye kaçışından korunmak için yerel para cinsinden ticareti teşvik etmek ve kendi para birimleri arasında akışkanlığı artırmak gibi önlemler alındı.  

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.