Xi Jinping: Global yönetimde adaleti kuralım

“Gerçekleştirdiğimiz gelişme, büyük ölçüde uluslararası işbirliğine dayalıdır. Bu yüzden birçok gelişmekte olan dost ülke, uluslararası gelişmeye katkıda bulunmamızı kuvvetle talep ediyor.”

Xi Jinping: Global yönetimde adaleti kuralım
30 Eylül 2015 Çarşamba 17:28

Ekonomi Servisi

Çin Cumhurbaşkanı Xİ Jinping, Amerikan Wallstreet Günlüğü’ne verdiği röportajda, global yönetim sisteminin yeniden düzenlenmesini, bu işte BM’nin merkez alınmasını istedi. Xi, “Sistem dünya tarafından inşa edilmeli, paylaşılmalı, hiç bir ülke tarafından tek başına kontrol edilmemeli” dedi. Xi, Çin’in tutumunu şöyle özetledi: “Çin, mevcut uluslararası sisteme katılmakta, inşa etmekte, katkı yapmaktadır. Her zaman BM’nin merkez olduğu, BM Tüzüğü’nün prensipleri ve ilkelerinin temel olduğu uluslararası düzen ve sistemi korumaktadır.”
Dünya gelişip değiştikçe global yönetim sisteminde de düzeltmeler ve reformlar yapılması gerektiğini savunan Xi, dinamizmin ancak böyle sağlanacağını belirtti. Xi, yaklaşımlarının “Silip baştan başlamak değil, yenilik ve yaratıcılığa dayanarak sistemi geliştirmek” olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Xİ Jinping, “Global yönetim sisteminin daha adil, makul, etkin yöne yönlendirilmesi, tüm dünya ülkelerinin talebidir” dedi. BM’nin 70. kuruluş yıldönümü vesilesiyle bir seri zirve düzenleneceğini hatırlatan Xi, bu alanda tüm ülkelerin birlikte karar vermesini savundu.
Çin’in gerçekleştirdiği gelişmenin büyük ölçüde uluslararası işbirliğine dayalı olduğunu belirten Xi, “Bu yüzden birçok gelişmekte olan dost ülke, Çin’den uluslararası gelişmeye katkıda bulunmasını kuvvetle talep ediyor” dedi.
Xi, Çin ile ABD’nin de bu konuda işbirliği yapmasının, kendi çıkarlarına olduğunu belirtti. Çin ile ABD’nin önemli global ve bölgesel sorunlara karşı birlikte birçok çalışma yürüttüğünü hatırlatan Xi, şöyle konuştu: “Çin ve ABD’nin bazı sorunları çözerken düşünceleri ve yöntemleri tamamen uyuşmayabilir. Zaten farklılık olumludur; birbirini tamamlar, soruna en iyi çözüm böyle sağlanır.”
Çok çeşitli konularda kapsamlı röportaj veren Çin Cumhurbaşkanı Xİ Jinping, özetle şunları söyledi:

BARIŞCIYIZ
Çin bağımsız, egemen, barışçı bir dış politika izliyor, dünya barışının birlikte kalkınmaya ivme kazandıracağına inanıyor. Günümüz dünyasında, Çin tek başına gelişemez. Dünya ekonomisini iyileştirmek, uluslararası ve bölgesel sorunları siyaset yoluyla çözüme kavuşturmak, çeşitli global sorunlara karşı çıkmak uluslararası toplumun umududur, aynı zamanda da Çin’in sorumluluğudur. Çin bu çabalara katılmaktadır.
Uluslararası ve bölgesel sorunları çözerken Çin eşitlikte, adalette ısrar etmekte, barışın değerini önemsemekte, müzakerelerde barışçı siyaset yoluyla sorunları çözmeyi savunmaktadır. Olayın doğruluğuna göre tutum ve politkalar belirler, doğru olanı savunur, doğru olanı yapar. Başka ülkelerin içişlerine zorla karışılmasına karşıyız.

ASYA-PASİFİK YARIŞ ALANI DEĞİL
Çin’in milli savunma politikası öteden beri savunma amaçlıdır, asla savaşa hazırlanmak değil. Çin kendi toprağı dışında, Asya’da hiçbir askeri üs veya asker konuşlandırmamıştır. Geniş kara, deniz sahaları, toprakları ve uzun sınır çizgisiyle Çin büyük bir ülkedir. Bu durum, milli savunma inşası için belli miktarda yatırım ve belli ölçekte ordu korumayı gerektirmektedir. Çin’in barışçı gelişmesinde kararlılığını göstermek için Çin’in asker sayısını 300 bin azaltacağını kısa bir süre önce açıklamıştım. Çin, sınırlarını genişletme veya hegemonya peşinde koşmayacağına öteden beri söz vermiştir. Tarih de bunu ispatlamıştır.
Çin, BM Güvenlik Konseyi daimi üyeleri arasında, en çok barış koruma gücü gönderen ülkedir.
Asya-Pasifik Bölgesi’nde barışın ve istikrarın korunması hem Çin ve ABD’nin, hem bölge ülkelerinin çıkarına uygundur. Asya-Pasifik Bölgesi, Çin ve ABD’nin eşgüdüm ve koordinasyonu kuvvetlendirdiği işbirliği alanı olmalı, yarıştığı arena olmamalıdır. Bölge barışına ve istikrarına hizmet edecek her türlü işi sıcak karşılarız, bölgede çatışma veya dalgalanmaya yol açacak her türlü işe karşı çıkarız.

YÜZDE 7 BÜYÜMEYİ KORUYACAĞIZ
“Bu yılın ilk yarısında, dünya ekonomisinin genel olarak karmaşık ve değişken olduğu ortamda Çin ekonomisi yine de yüzde 7 oranında büyüyebilmiştir. Bunun gerçekleşmesi zordur. Hedefimiz 2020 yılına kadar GSYH’yi, kentsel ve kırsal kişi başına ortalama geliri, 2010 yılının iki katına çıkarmaktır. Bu hedefe, yüzde 7’lik büyüme hızı korunabilirse ulaşılabilir. “Çin, Mevcut dengesizlikleri, eşgüdüm sorunlarını ve sürdürülemezlikleri çözüp, daha istikrarlı bir biçimde daha uzak menzillere yürüyebilmek için ekonomik gelişmenin kalitesini ve verimliliğini artıracaktır. Günümüzde ekonomik gelişme modelini değiştirip harcamaya dayalı büyümeyi, yapısal reformu hızlandırırken, gelişmeyi yaratıcılığa ve yeniliğe dayandırmaya önem veriyoruz. “Temennimiz, Çin ekonomisinin anka kuşu gibi küllerinden bile yeniden doğup kuvvetli gelişme gücünü koruyan bir yapıya ulaşmasıdır.”

REFORMLARDAN TAVİZ YOK
“Çin, ne olursa olsun, reformu kapsamlı şekilde derinleştirmekte, dışa açılmayı genişletmekte ısrar edecektir. Bütüncül önlemlerle büyümeyi koruyacağız, reformu hızlandıracağız, halkın yaşam düzeyini yükselteceğiz, riskleri önleyeceğiz, makro kontrolü kuvvetlendireceğiz, yaratıcılığı ve yeniliği geliştireceğiz, ekonominin istikrarlı ve hızlı gelişmesine ivme kazandıracağız. Yeni tip sanayileşme, bilişimleşme, kentleşme, tarımsal modernleşme süreci devam ediyor, halkın tasarruf oranı yüksek, harcama potansiyeli büyük, halk çalışkan, orta gelir grubu oranı yükseliyor, hizmet sektörü kuvvetli şekilde gelişiyor, piyasa alanı ve potansiyeli büyük. Demek ki önümüzdeki dönemde ekonominin hızlı gelişme eğilimini koruması için gerekli zemine gerekli koşullara sahibiz.
“Şanhay ABD Ticaret Odası’nın bu yılki raporuna göre firmaların yaklaşık yüzde 95’i Çin’deki yatırım ölçeğini genişletmeyi veya korumayı planlamaktadır. Bu, 300’den fazla ABD’li firmanın tercihidir.”

‘GÖRÜNEN EL’ KÜÇÜKLERİ KORUR!
“Piyasaya, kaynak dağılımında karar verici rol tanınırken, hem ‘görülmeyen el’ hem de ‘görülen el’ yeterince kullanılacak. Hükümet borsa dalgalanırken genellikle müdahale etmiyor. Hükümetin görevi, açık ve adil piyasa düzenini, yatırımcıların özellikle orta ve küçük ölçekli yatırımcıların meşru hak ve çıkarlarını korumak, borsanın uzun vadeli istikrarlı gelişmesini ilerletmek ve geniş çaplı paniğin yaşanmasını engellemek oluyor.
“Kısa süre önce, Çin borsasında çalkantılar meydana geldi. Çin hükümetinin aldığı bir dizi önlem, borsada paniği, riski engelledi. Bazı yurtdışı piyasalar da benzer önlemler aldılar. Çin hükümetinin uyguladığı bir dizi kapsamlı önlem sayesinde, piyasalar kendi kendini ayarlama, düzeltme aşamasına girdi. Borsadaki çalkantılar, sermaye piyasasının geliştirilmesi reformunun genel gidişatını değiştirmeyecek.”

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.