Ürün tarlada yeşermeden zamlandı

Dolar 2.73 TL’yi aşarak dün yeni bir rekor daha kırdı. Döviz ihtiyacının dolardaki yükselişi tetiklediği görüldü. TZD Başkanı Yetkin, ithal girdiler yüzünden tarımda üretim maliyetlerinin arttığını belirtti

Ürün tarlada yeşermeden zamlandı
24 Nisan 2015 Cuma 11:08

Recep Erçin
MERKEZ Bankası Çarşamba günkü toplantısında faiz oranlarını sabit bıraktı. Bankaların kullanabilecekleri dövizlerin faizini indiren Merkez Bankası, bu yolla piyasanın döviz ihtiyacını ucuz yoldan karşılamak için adım attı. Diğer yandan TL cinsi zorunlu karşılıkların faizini artıran Merkez Bankası, bu yolla da TL’yi güçlendirmeyi umdu.
Ancak kararın açıklandığı saatlerde dolar kuru tırmanışa geçerek 2.72 TL’yi, piyasa faizleri de yüzde 10’u aştı. Dün ise sabah saatlerinde yükselmeye başlayan dolar kuru geçen haftaki rekor seviye olan 2.7305 TL’yi aşarak 2.7327’ye kadar yükseldi. Dolar kuru yeni bir rekor seviyeye ulaşırken, piyasa faizlerinin de yüzde 10.12’ye çıktığı gözlendi. 
TL SAHİPSİZ 
Yapılan değerlendirmelerde Merkez Bankası’nın Türk lirasını, dolara karşı gerçek anlamda destekleyecek hiçbir adım atamaması nedeniyle TL’nin zayıfladığı belirtildi. Durgunlaşan ekonomi ve siyasi baskılar nedeniyle faiz silahına sarılamayan Merkez Bankası, piyasaya karşı tek kolla mücadele ediyor. Bu da küresel piyasalarda güç kazanan dolara karşı TL’nin iç etkenler nedeniyle daha fazla erimesine yol açıyor. Yılbaşından bu yana baktığımızda dolar kuru TL karşısında yüzde 18.7 değer kazandı. Aynı dönemde TL’deki değer kaybı da 16’yı buldu. Türkiye’nin uluslararası risk primini gösteren CDS verisi 233 seviyesine ulaşarak, geçen yıl Mart ayından bu yana en yüksek düzeye ulaştı. 
Dolar kurundaki hızlı yükselişin tarım sektörüne etkisini değerlendiren Türkiye Ziraatçılar Derneği (TZD) Başkanı ibrahim Yetkin, motorin, gübre, tohum ve ilaç gibi birçok girdinin ithal edildiğine işaret ederek, bunların fiyatında artış yaşandığını kaydetti. 
ÜRETİCİ ZORDA 
Dolayısıyla tarımdaki girdi maliyetlerinin yükseldiğine dikkat çeken Yetkin, “Tarımda maliyetler çok yüksek. Bu daha sonra çok daha yüksek oranlarda tüketiciye yansıyor. Özellikle sebze ve meyvede fiyatlar hala yüksek. Bakliyatta da durum benzer’’ diye konuştu. Üst üste gelen akaryakıt zamlarına ilişkin de görüşlerini sorduğumuz Yetkin, çiftçinin motorinin litresini ekim zamanı olan şu sıralarda 4 TL’ye aldığını bildirdi. Son üç aya baktığımızda sadece motorinin litre fiyatına gelen zam yüzde 10’u buldu. 
Diğer yandan yaptığımız hesaplamalara göre Nisan ve Mayıs aylarında sadece özel sektörün 15 milyar dolara yakın borç ödemesi bulunuyor. Buna cari açığı da eklediğimizde aylık 10 milyar doları bulan bir kaynak gereksinimi söz konusu. 
DÖVİZ İHTİYACI VAR 
Bu iki ayda borç ödemelerinden kaynaklanan döviz ihtiyacına geçen Mart ayındaki 12.5 milyar doları da dahil ettiğimizde önümüzdeki bir yılın en yüksek finansman ihtiyacının bu üç ayda oluştuğu görülüyor.  Merkez Bankası Mart ayı başından bu yana yaklaşık 1.7 milyar dolarlık döviz sattı. Mart ayı başından 10 Nisan’a kadar olan alım satımları incelediğimizde yabancılar toplamda 735 milyon dolar tutarında hisse senedi satmış, 455 milyon dolar tutarında ise devlet iç borçlama senedi almış. Repo pazarında ise alım satımlarda 24 milyon dolarlık artı yönde fark oluşuyor.
'HÜKÜMET İTHALATA DESTEK VERİYOR'
Prof. Dr. Aziz Konukman AKP  Hükümeti’nin sanayinin ithalata bağımlılığını azaltacağını  söylemesine rağmen aldığı kararlarla  ithalata destek verdiğini ifade etti. 
AKP Hükümeti’nin aldığı son kararları Aydınlık’a değerlendiren Prof. Dr. Konukman, açıklanan “Ekonomide dönüşüm” programında sanayinin ithalata bağımlılığının azaltılacağını söylemesine rağmen tam tersini yaptığını vurguladı.
KKDF OYUNU 
Konukman, “Hükümet Nisan ayının başında, yatırım mallarının ve ara malların vadeli ithalatında Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu (KKDF) oranını, yüzde 6’dan sıfıra indirdi. Karar Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Bu karar ithalata teşviktir” dedi.
Hükümetin uluslararası sermayenin dayatmalarına teslim olduğunu kaydeden  Konukman, “Hükümet gideceğini hissettiği için panik halinde. İktidarda kalmak için  önüne konan her şeye evet diyor. Bu karar da onlardan biridir. Daha mürekkebi kurumadan vaatlerinin tam tersini yapmıştır” görüşünü savundu. 
BABACAN’IN AÇIKLAMALARI
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın son dönemlerdeki açıklamalarına ve en son ABD’de söylediklerine dikkat çeken Konukman, şöyle devam etti: “Erdoğan geçen günlerde birilerini hain ilan etmişti. Daha sonra hain ilan ettiği kişilerle oturup anlaştı. İşi tatlıya bağladıklarını bildirdi. Bu gelişmeden sonra Ali Babacan sık sık Merkez Bankası vurgusu yapar oldu. Amerika’da da ‘Merkez Bankası’nı takip edin’ açıklaması yaparak  uluslararası sermayeye ve finans kuruluşlarına  ‘Erdoğan’a değil Merkez Bankası’na bakın’ mesajı verdi. Bu gelişmelerle birlikte eş zamanlı olarak uluslararası değerlendirme kuruluşları Türkiye ekonomisi ile ilgili değerlendirmelerini ya erteledi ya da değiştirmeyeceğini  açıkladı. Bu şu anlama geliyor. Erdoğan da hükümet de uluslararası sermayenin dayatmalarına razı oldu.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.