Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı: Tarımda dışa bağımlılık pekişti

Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı: Tarımda dışa bağımlılık pekişti
01 Ocak 2015 Perşembe 13:00

Ankara / Aydınlık

Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi emekli öğretim üyelerinden Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı, 2014 yılını değerlendirirken, tarımda dışa bağımlılığın pekiştiği saptamasında bulundu.

Kaymakçı, “Türkiye 2014 yılında da tarımsal hammadde açısından dışa bağımlı kaldı, üstelik bu bağımlılık üretim açısından geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4.9  küçülmeyle  katlandı” değerlendirmesini yaptı.

Kaymakçı, Türk tarımının içinde bulunduğu duruma ilişkin olarak, şu görüşleri dile getirdi:

- Buğday  üretiminin kuraklığın da etkisiyle 2014 yılı sonu itibarıyla  16-18 milyon ton düzeyine ineceği belirtiliyor. 2013’te bu rekolte 22 milyon ton düzeyindeydi. Bu bağlamda tahıl üretiminin  de bir önceki yıla göre yüzde 12.7 azalacağı öngörülüyor. Baklagiller, tütün, fındık, kayısı, elma, kiraz gibi birçok üründe de üretim düşüklüğü gözlemlendi.

SATILIK ÇİFTLİKLER

- Dokuma sanayisinin önemli girdisi olan pamukta dışa bağımlılık 2014’te giderek arttı. 2013 yılında 950 bin ton olan ithalatın 2014 yılında 1 milyon tona yaklaştığı belirtiliyor. Çiftçinin elektrik borçları, destekleme ödemelerinden kesildi.

- Hayvancılık sektöründe hayvan sayısı ve üretim artarken fiyatlardaki dalgalanmalar ise sürdü. Özellikle kırmızı et üretiminde sağlanamayan fiyat istikrarı, üreticiyi olduğu kadar tüketiciyi de olumsuz etkiledi.

- Diğer tarımsal girdiler yanında kaba yem ve kesif yem fiyatlarında da artış durmadı. Örneğin saman ve yemlik buğday fiyatlarının  artışı enflasyonun üzerinde oldu. 2014 yılı içinde  yemlik mısırda  yüzde 32, besi yemi fiyatı ise  yüzde 10’un üzerinde artış gösterdi. Bu durum, çok sayıda süt ve besi çiftliklerinin düşük kapasiteyle çalışması yanında kimilerinin tasfiyesine neden oldu. Türkiye satılık çiftlikler ülkesine döndü.

GİRDİ MALİYETLERİ

- 2014 yılında da mazot, gübre, ilaç gibi girdi maliyetlerindeki artış yüksek bir seyir izledi. Buna karşılık çiftçinin eline geçen para giderek azaldı. Gıda piyasasında oligopolleşme (2, 3 ya da 4 oyuncunun egemenliğinde şekillenen piyasa) doruk noktasına geldi. Bu da çiftçinin eline geçen fiyatlarla tüketici fiyatları arasındaki farkı giderek artırdı. Daha Türkçesi, tüketicinin gıdaya ödediği paranın çok az bir kısmı üreticiye giderken gıda fiyatlarının belirlenmesi gıda tekellerinin denetimine girdi. Örneğin tarlada 2.62 lira olan pirinç markette 7.73 liraya, 2.26 lira olan nohut 6.51 liraya pazarlandı.

- Gıda fiyatlarındaki artış, enflasyonu  da tetikledi. Arzdaki sıkıntı, her yıl olduğu gibi 2014 yılında da tarımda ithalatı gündeme getirdi. 

Bu politikaların Türkiye’de nasıl uygulandığı sorusuna ise Kaymakçı şu yanıtları verdi:

- Tarımsal KİT’ler özelleştirildi, kapatıldı ya da işlevsiz duruma getirildi.

- Doğrudan desteklemeler giderek azaltıldı, istikrar kalmadı.

- İç pazarda geçici olarak yükselen tarım ürünü fiyatlarını düşürmek ve terbiye etmek amacıyla dışalımlar yapıldı.

- Çok sayıda çiftçi örgütü kuruldu, ancak bu örgütlerin görev alanları çatıştırıldı. Böylelikle örgütlerin siyaset üzerinde etkileme gücü düşürüldü.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.