Neoliberallerle yola devam!

Babacan ve Şimşek ikilisi, üstü çizildi derken sürpriz bir şekilde yeniden AKP listesinde yer aldı. Neoliberal politikaların uygulayıcısı isimlerle seçime gidilmesi AKP’nin listesine ‘küresel sermaye ayarı’ olarak yorumlandı

Neoliberallerle yola devam!
20 Eylül 2015 Pazar 17:11

Recep Erçin
[email protected]

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye’ye ilişkin ikinci değerlendirmesini cuma gecesi açıkladı. Fitch, uzun vadeli yabancı para cinsinden kredi notunu “BBB-” ve not görünümünü “durağan” olarak teyit ederek notu değiştirmedi.
Kuruluş bu yılki ilk değerlendirmesini 20 Mart’ta yapmış ve not görünümüne dokunmamıştı. Yapılan açıklamada “hassasiyet analizlerine göre, Türkiye’nin kredi notunda indirime neden olabilecek gelişmelerin mevcut şartlarda beklenmediği” kaydedildi.

GÖRÜNÜM BOZULDU
20 Mart’tan bugüne aslında köprünün altından çok sular aktı. Haziran seçimlerine giderken tüketici güven endeksi 2009 kriz yılı seviyesine gerilemişti. Yılın ilk yarısındaki verileri dikkate aldığımızda cari açık yüzde 6’nın üzerinde kalmayı sürdürdü. TL’de değer kaybı nedeniyle dolar bazlı kişi başına gelir 9 bin dolara indi. Kurlardaki tırmanış milli gelirde ise yüzde 6.9’luk erimeye yol açtı. Enflasyon ise beklenenin aksine yaz aylarında istenen düzeye inmedi. Eylül’de yeniden tırmanışa geçti. Bu ortamda Türkiye’nin tek güvencesi ise ilk 8 ayda az da olsa fazla veren bütçe oldu.
Yılbaşında 2.30 TL olan dolar kuru Mart ayına geldiğimizde 2.60’ı bulmuştu. Geçen günlerde ise dolar kuru 3.07 TL’ye kadar çıktı. TL’nin dolar karşısındaki değer kaybı yıl başından bu yana yüzde 24’ü buldu.

SEÇİMLER VE NOT
Haziran seçimleri öncesi ekonomideki zafiyet ve sıcak para çıkışına karşın Moody’s Nisan ayındaki değerlendirmesinde Türkiye’nin notunu değiştirmedi. Kararı değerlendiren ekonomistler ‘’şimdi değilse ne zaman’’ şeklinde yorumlarda bulundu. Moody’s bellki ki ekonominin kaptan köşkünde yer alan ve uluslararası sermayeye yakın iki isim olan Ali Babacan ve Mehmet Şimşek’in yerlerini koruyacağı beklentisiyle seçim öncesi görünümü bozmak istemedi.
Ancak, 7 Haziran seçimlerinden sonra oluşan siyasi belirsizliğe terör olaylarının da eklenmesiyle Türkiye’nin kırılganlığının arttığı dile getiriliyordu. Geçici hükümette Ali Babacan’ın yer almaması sonucu bir devrin kapandığı gazetelerin ekonomi manşetlerine yansıdı. Kabinedeki tek Bilderberg üyesi Babacan, G20 toplantılarının da düzenleyicisi konumunu böylece kaybetmiş oldu.
Geçen hafta gerçekleştirilen AKP Kongresi’nde de ne Ali Babacan ne de Mehmet Şimşek Merkez Karar ve Yönetim Kurulu’na (MKYK) seçilen listelerde yer aldı.
ABD Merkez Bankası FED’in yaklaşan faiz artırımı ve 1 Kasım seçimleri öncesi ekonomiyi Tayyip Erdoğan’ın yakın çevresindeki isimler Nihat Zeybekci, Binali Yıldırım, Berat Albayrak, Naci Ağbal, Nurettin Canikli ve Numan Kurtulmuş, AKP içinde ekonomik konularda danışılıp yön belirleyecek isimler olarak ön plana çıktı.

LİSTEYE MÜDAHALE!
AKP MKYK’sı sonrası artık Babacan ve Şimşek’in üstünün çizildiğine kesin gözle bakılıyordu. Ancak ne olduysa geçen hafta adeta dananın kuyruğu koptu. Perşembe gecesi FED faiz kararını açıklayacaktı, Cuma gecesi Fitch not kararını duyuracaktı ve milletvekili seçim listeleri de cuma günü YSK’ya teslim edilecekti. Aynı günlerde Yüksek İstişare Konseyi Toplantısı’nda TÜSİAD üyeleri ekonomik ve siyasi konulardaki rahatsızlıklarını ortaya koyan söylemlerde bulundular. Anketler ise AKP’nin oylarının 40’ın altına düştüğünü gösteriyordu. Cuma günü YSK’ya sunulan listelerde Babacan ve Şimşek’in yer alması sürpriz etkisi yaptı. Kulislerde Tayyip Erdoğan tarafından üstü çizildiği ifade edilen Babacan ve Şimşek ikilisinin AKP listesinde hem de ön sıralarda yer alması parti içi bir koalisyon olduğunu gözler önüne serdi.
Belli ki AKP Kongresi sonrası geçen 4 günde milletvekili listeleri değişti. Bunun ekonomiye ilk yansıması TL’nin 8 haftalık düşüşünü sonlandırması oldu. Aynı saatlerde borsa endeksi de günü yükselişe tamamladı.

ARTIK FAYDASI OLUR MU?
Fitch’in de not kararında yer alan bir ifade ise tüm bu gelişmelerin nedenlerine bir açıklık getiriyor: ‘’Dış kırılganlıklarda ya da mali disiplinde oluşabilecek beklenmedik bir bozulma ve siyasi belirsizliğin devam etmesi notu olumsuz etkileyebilir.’’ Türkiye’ye dayatılan mali disiplin ve makro ihtiyati tedbirler Babacan ve Şimşek’in eseri... Bu iki ismin kabinede yer almaması, Zeybekci gibi özellikle faiz konusundaki çıkışlarıyla yabancı sermayeyi tedirgin eden isimlere ekonomideki kaptan köşkünün bırakılması demekti. Cevdet Yılmaz ise piyasalar açısından etkisiz bir isim olarak görülüyor.
Babacan ve Şimşek ikilisinin AKP’den yeniden aday yapılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan İktisatçı Prof. Dr. Aziz Konukman, neoliberal politikaların uygulayıcısı olan bu iki ismin yeniden aday yapılmasının AKP’nin 13 yıldır uyguladığı ve başarısız olduğu ekonomi politikalarının yeniden uygulanmaya devam edeceğinin göstergesi olduğunu söyledi.
Para musluklarının kesildiği bir dönemde bu iki ismin yeniden vitrine çıkarılmasının fayda etmeyeceğini kaydeden Konukman, hukuk güvenliğinin olmadığı bir ülkeye yabancı yatırımın gelmeyeceğini belirtti.
Sıcak paranın bittiği dönemde sıcak paracılarla yola devam edileceği mesajı vermenin faydasız olduğunu kaydeden Konukman, ‘’Türkiye’nin tasarruf açığını yabancı sermaye ile kapatması için, doğrudan yatırım yani fabrika tesis yatırımı çekmesi lazım. Babacan ve Şimşek, sıcak para bulunması için kısa vadede fayda sağlar ancak doğrudan yatırım gelmez. Onun için Türkiye’de güven yok’’ dedi.

‘NOTUN DEĞİŞMEMESİNDE ETKİSİ OLABİLİR’
Babacan ve Şimşek ikilisinin hem Türkiye hem de dış sermaye çevrelerinde, Erdoğan’ın iktisat politikası üzerindeki sert müdahalelerine karşı emniyet sübabı olarak görüldüğüne dikkat çeken İktisatçı Prof. Dr. Korkut Boratav, ‘’Kredi derecelendirme kuruluşları Japonya’nın, Brezilya’nın notunu düşürüyor ama Türkiye’ye dokunmuyor’’ dedi. Bu iki ismin listelerde yer alacağı bilgisinin notun değişmemesinde etkili olmuş olabileceğini kaydeden Boratav, ‘’Küresel sermaye zaten emir komuta ile hareket etmez. Bir ülkede fiyatlar ucuzsa o ülke yangın yeri bile olsa gelirler, vurgunu yaparlar çıkarlar. Bunu önleyemezsin. Yiğit Bulut daha iyi bilir. Üst perdeden söylemlerle olmuyor. Para çıkışını önleyeceğim dediğiniz anda sistemin dışına çıkmışsınız demektir. O zaman iflasınızı ilan edeceksiniz. Çünkü her yıl mili gelirin yüzde 6’sı kadar döviz açığı veriyorsunuz’’ diye konuştu.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.