FED’i beklemeden harekete geçmeli

Ekonomide riskler büyüdü. Türkiye’nin FED kararını beklemeden harekete geçmesini isteyen Umut Oran, acilen atılması gereken üç adımın belli olduğunu söyledi

FED’i beklemeden harekete geçmeli
06 Eylül 2015 Pazar 17:41

Aydınlık / Ankara
Ekonomi çevreleri FED’in 17 Eylül’de faiz artırımı konusunda vereceği karara odaklanmış durumda. FED, yine erteleme yoluna gitmeyip bu kez faizi artırırsa Türkiye ekonomisinde dış finans kaynaklı ciddi bir sarsıntı yaşanma riski bulunuyor. Bu kritik süreçte acil önlemler alınması gerekirken, ekonomi adeta kaderine terk edilmiş durumda. CHP ‘nin eski Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran FED toplantısına 12 gün kaldığını belirterek, FED kararlarını beklemeden hemen bugünden önlem almaya başlamak gerektiğini bildirdi.

ESKİ KRİZLERDEN VAHİM!
Türkiye’nin mevcut makrœkonomik dengelerinin 1994, 1998-1999, 2001 ve 2008-2009 küresel ve ulusal ekonomik krizleri dönemindekinden daha riskli bir tablo ortaya koyduğunu kaydeden Oran şu tespitlerde bulundu:
Cari açık: GSYH’nin yüzde 6’sına yakın cari açık, ciddi bir risk faktörüdür. Kriz yıllarına göre 1994’te GSYH’sin yüzde 1.5’i, 1998’de de yüzde 0.7’si kadar cari işlemler fazlası bulunan Türkiye, 1999’da milli gelirin sadece yüzde 0.4’ü kadar açık vermişti. 2001 krizine yüzde 3.7’lik cari açık/GSYH dengesi ile girilmiş, yıl GSYH’nin yüzde 1.9’u oranındaki cari fazla ile kapatılmıştı. 2008’de GSYH’nin yüzde 5.4’ü kadar olan cari açık, 2009’da yüzde 1.9’una inmişti.
Devalüasyon: Ekonomide 2.04 TL’lik yıllık ortalama dolar kuru öngörüsüne göre belirlenen 2015 hedefleri, doların şimdiden 3 TL’ye gelmesi ile çoktan şaşmıştır. 928 milyar dolarlık GSYH hedefinin tutması imkânsızdır. 2015’te milli gelirin 750 milyar dolar dolayına gerilemesi muhtemeldir.
Dış borç: 2001 krizi öncesi yüzde 45’i düzeyinde olan, 2001 sonunda yüzde 58’e kadar çıkan, 2008-2009 kriz döneminde yüzde 38-44 arasında seyreden dış borç/GSYH oranı 2014’te yeniden yüzde 50’yi aşmıştır. Dış borcun bu yıl gerileyen milli gelire oranı çok daha yüksek çıkacaktır. 2001’deki büyük kriz öncesi yüzde 24 dolayında bulunan kısa vadeli dış borçların toplam stoktaki payı halen yüzde 33’le tarihi zirvesine çıkmış durumda.
Açık döviz pozisyonu: Döviz pozisyon açığı 2000 sonunda 98 milyar dolardı, şimdi 400 milyar dolar.
Sermaye kaçışı:Türkiye’nin cari açığın finansmanı ve dış borçlarını çevirmek için önümüzdeki bir yıl için 220-230 milyar dolarlık döviz girişine ihtiyacı var. FED faiz artırırsa, sermaye hareketleri tamamen aleyhe dönebilir ve dövizde daha da hızlanacak yükseliş ekonomiyi alt üst edebilir.

NE YAPMALI
Oran önümüzdeki dönemde acil yapılması gerekenleri de şöyle sıraladı:
İşçi memur ve emekliye doping: Ekonomide canlanma için öncelikle dövizdeki hızlı artışla alım gücü hızla düşen dar ve sabit gelirli kesime doping yapılmalıdır. Ücret, maaş ve aylıklarda yapılacak bir iyileştirme, onların yaşam kalitesini artıracak, iç tüketime yansıyacak, bu da ekonomik faaliyetleri ve ticari hayatı canlandırma yönünde etki yapacaktır.
Kredi kartı taksitlerine esneklik: AKP, dış finans çevrelerinin de uyarısı ile 2014 başında iç tüketimi baskılama, iç tasarrufları artırmaya yönelik önlem alma yoluna gitti. Bu kapsamda bireysel krediler ve kredi kartı ile yapılan alışverişlere vade sınırı getirilmişti. Bu esnetilmelidir.
Tüketici kredisine kolaylık: Tüketim kısıcı önlemler geçici bir süre için esnetme yoluna gidilebilir. Tüketici kredilerinde azami vadenin 36’dan 48 aya çıkarılacağı söyleniyor. Kredi kartıyla taksitli alışverişlerde de vade sınırlaması kaldırılmalı ya da taksit sayısı artırılmalıdır. Bu sayede uyarılacak tüketim talebi, ekonomide belli bir canlanma sağlayacaktır.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.