Ekonomik büyüme dolara yenik düştü

Türkiye ekonomisi yılın ikinci çeyreğinde yüzde 3.8 büyüdü. Büyüme tüketim, kamu harcamaları ve yatırımlardaki artıştan sağlandı. Ancak dolar bazında milli gelir yüzde 10.7 azaldı

Ekonomik büyüme dolara yenik düştü
11 Eylül 2015 Cuma 19:06

Recep Erçin
[email protected]

Ekonomik büyüme verisi açılandı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) dün yayımladığı verilere göre Türkiye ekonomisi 2015 yılının ikinci çeyreğinde (Nisan, Mayıs, Haziran) yüzde 3.8 büyüdü. Finans “Büyüme Beklenti Anketi”ne katılan ekonomistler, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın (GSYH) 2. çeyrekte yüzde 3.4 artmasını bekliyordu. Bloomberg’in anketine göre beklenti ise yüzde 3.1 düzeyideydi. Buna göre büyüme verisi beklentilerin üzerinde oluştu.

DOLAR BAZINDA ERİME
Türkiye ekonomisi Türk lirası bazında sabit fiyatlarla yüzde 3.8 büyüse de dünya sıralamasındaki yerine etki eden dolar bazındaki milli gelir ikinci çeyrekte yüzde 10.7 gibi çok yüksek bir oranda azaldı. Yani ekonomi dolar bazında daraldı. Milli gelir dolar bazında ilk çeyrekte yüzde 2.7 daralmıştı. Buna göre yılın ilk 6 ayında dolar bazındaki gerileme yüzde 6.9 olarak gerçekleşti. İlk altı aydaki milli gelir büyüklüğü 361.4 milyar dolara ulaştı.

YATIRIMLARDA ARTIŞ
Büyüme verilerini incelediğimizde ikinci çeyrekte yatırımlarda görülen olağanüstü artış dikkat çekti. Buna göre 2014 yılı boyunca yüzde 1.3 oranında gerileyen ve 2015’in ilk çeyreğinde sadece yüzde 0.4 artan yatırımlar, ikinci çeyrekte yüzde 9.7 oranında yükseldi. Aynı dönemde devletin tüketim harcamaları yüzde 7.2 ve hane halkı tüketim harcamaları da yüzde 5.6 oranında arttı. Mal ve hizmet ihracatı yüzde 2.1 oranında gerileyerek büyümeye eksi yönde etki yaptı. İthalat da yüzde 1.6 artarak yine milli gelire negatif etki etti.

GELİR 10 BİN DOLARIN ALTINDA
Türk lirası bazında milli gelir son altı ayda 926 milyar dolara ulaştı. Ocak-Haziran döneminde ekonomi yüzde 3.1 oranında büyüdü. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH değeri ise, bir önceki çeyreğe göre yüzde 1.3 arttı. TÜİK’in açıkladığı verilere göre GSYH değeri 2014 yılında 1.7 trilyon TL’ye ulaştı. Dolar bazında milli gelir de 2013’e göre yüzde 2.9 azalarak 799 milyar dolarda kaldı. Kişi başına gayrisafi yurtiçi hasıla değeri 2014 yılında cari fiyatlarla 22.7 bin TL, ABD doları cinsinden ise 10 bin 390 dolar olarak hesaplandı.
2014 yılında 10 bin doların üzerinde kalan dolar bazındaki milli gelir kurlardaki hızlı yükselişle bu yıl 10 bin doların altına düşecek. Son 4 çeyreklik dolar bazlı milli gelir rakamını ele aldığımızda 772.4 milyar dolar ediyor. Nüfus artışı sabit kalsa bile kişi başına düşen gelir 9 bin 940 dolara gerilemiş durumda.
Temmuz ayında sanayi üretiminde görülen durgunluk, artan enflasyon ve dolardaki hızlı tırmanışı dikkate aldığımızda üçüncü çeyrekte büyüme verilerinin pek umut verici olmacağını şimdiden söyleyebiliriz.

YÜZDE 6.3 AÇIK VERDİK
Bunun yanında ekonomi ikinci çeyrekte yüzde 3.8 büyümeye karşılık milli gelirin yüzde 6.3’ü oranında açık verdi. İlk altı ayda oluşan 361.4 milyar dolarlık milli gelir verisiyle yine ilk altı aydaki 22.2 milyar dolarlık cari açığı oranladığımızda yüzde 6.1 gibi çok yüksek bir rakam çıkıyor.

YURT DIŞINDA 3.8 MİLYAR HARCADIK
Yurt içinde ikamet eden hanehalklarının yurt dışı harcamalarında yılın ikinci çeyreğinde yüzde 26.9 gibi çok yüksek bir oranda artış görülmesi dikkat çekti. Bu tutar cari fiyatlarla 3.8 milyar TL oldu. Devletin tüketim harcamaları yüzde 7.2 oranında artmasına kaşrın maaş ve ücretlerdeki artış yüzde 1.9’da kaldı. Devletin mal ve hizmet alımları yüzde 11.6 oranında yükseldi. Kamunun makine ve teçhizat yatırımları ikinci çeyrekte yüzde 21.2 oranında çok yüksek bir düzeyde artış gösterdi. İnşaat yatırımları ise yüzde 2.8 daraldı.
Öte yandan özel sektöre baktığımızda makine ve teçhizat yatırımlarının yüzde 15.5 ve inşaat yatırımlarının da yüzde 3.4 oranında yüskeldiği görüldü.

‘YÜZDE 4’ÜN ALTINDA KALACAK’
Büyüme verilerine ilişkin bir açıklama yapan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, siyasi belirsizlikler ve olumsuz dış konjonktür nedeniyle büyümenin Orta Vadeli Programda (OVP) öngörülen yüzde 4’ün altında kalmasının muhtemel olduğunu belirtti.
Şimşek, “Ancak otomotiv, konut ve beyaz eşya gibi bazı temel sektörlerdeki güçlü satış trendi ekonominin 3. çeyrekte ılımlı da olsa büyümeye devam edeceğini göstermektedir.
Hiç kuşku yok ki orta-uzun vadede sürdürülebilir yüksek büyüme patikasına geçebilmek için öncelikli yapısal reformları hızla uygulamaya koymalıyız. Bunun için de güçlü bir siyasi irade olmazsa olmaz koşuldur” dedi.

UĞUR CİVELEK: TARTIŞMALI BİR VERİ
Büyüme verilerini değerlendiren yazarımız ekonomist Uğur Civelek, şunları söyledi: ‘’Seçime giden dönemde bankaların kredi genişlemesiyle bu yatırımlar birbirini tutuyor mu? Burada bir saçmalık var. Seçimden sonra koalisyon kurulsun kurulmasın kurun yükseleceği pazarın daralacağı belliydi konuşulması istenmiyordu.
Bankalar kredi vermekte istekli değildi. Böyle bir ortamda özel yatırımların yüzde 15 olması mümkün değil. Benim kanaatim Türkiye’yi olduğundan daha iyi göstermek için büyüme 2’nin altına indi demek istemiyorlar şişiriyorlar. Bir şeyleri şişirmek lazım tüketimi şişirsen kimse inanmaz, dış ticaret belli. Ne oldu ikinci çeyrekte diye bakarsak konut satışı ve otomobil satışı çok arttı.
Ben bunu sabit sermaye yatırımı olarak görmüyorum. Birileri inşaat yapıyor, para ödemiyor, iki daire veriyor. Bunların tapuları devredilmiş olabilir.’’

UZUNOĞLU: HARCAMALAR ÖNE ÇEKİLDİ
Trakya Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sadi Uzunoğlu da, bu büyümenin özetle iç tüketime dayalı, istihdam yaratmayan ve cari açık oluşturan bir yapıda olduğunu anlattı. Prof. Dr. Uzunoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu: ‘’Seçim öncesi dönem olduğu için kamunun harcamalarındaki artış dikkat çekici. İç talep canlı görünüyor ama yatırımlarda artış var. Fakat ihracat iyi değil. Demek ki Türkiye ekonomisi yılın ikinci çeyreğinde iç talebe dayalı olarak büyüdü. Zaten bunun sonucunu cari açıkta gördük.
Bu yatırımlarında da ne kadarının kamudan kaynaklandığını veya kamu ihaleleriyle ne kadarının yapıldığını görmek lazım. Ama kamu destekli ihalelerin yatırımlarda artış olabilir. İkincisi kredilerdeki artış yüzde 20’ler seviyesinde. Tüketicilere vermiyorsuz diyorlar ama tüketici finansman şirketlerini de kattığın zaman çünkü otomotiv satışları bunun üzerinden yapılıyor. Konutta yüzde 20 artış. Ama sadece ihtiyaç kredilerinin frenlenmiş olması. Demek ki insanlar seçimden sonra otomobil vb. gibi dayanıklı tüketim malları zamlanabilir diye almışlar.
Fiyatlarda artış beklentisi, krediler ve kamu harcamaları etkili olmuş. Harcamalar öne çekildi. Oradaki yatırımı araştırmak lazım. Eğer üçüncü köprü gibi şeylerse kamu ihalelerinden kaynaklı ise bu normal. Yine bu da kamu itişli oluyor. Demek ki iç talep itişli bir büyüme süreci var. Öne çekilen harcamalar var. Tarımda işler iyi gibi yüzde 6.5 artış var. Üretim arttığı halde bunun gıda enflasyonuna düşüş olarak yansımaması maliyet katılığı var demektir.’’

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.