Çin’de sorun yok Batı neden telaşta?

Çin’de İngilizce yayın yapan Global Times gazetesi, Batı basınının kriz gerekçesiyle yürüttüğü Çin karşıtı kampanyaya yanıt verdi: Bir ülkenin ekonomisi, istatistiklerden daha fazlasıdır.

Çin’de sorun yok Batı neden telaşta?
29 Ağustos 2015 Cumartesi 11:49

Z.Ruhsar Şenoğlu
[email protected]

Gazeteler “Çin ejderhası”nın dünyayı krize sürüklediğini yazıyor. Oysa tam tersi. Çin, ekonomisini serbestleştirdikçe, krizden çıkamayan Batı ekonomilerinin iniş çıkışlarından daha çok etkileniyor.
Kusur Çin ekonomisine yüklenince Batı ekonomilerinin durumu unutuluyor. Küresel kriz 2007’de ABD’den başladı. 2010’dan sonra Avrupa ekonomileri sarsılmaya başladı... Bütün bu yıllar boyunca ABD para basıp dünyaya dolar ihraç ederek krizden çıkmaya çalıştı; krizin bedelini dünyaya ödetti.
Gelişmekte olan Güney ülkelerinin bugün karşı karşıya bulunduğu kriz tehdidininin müsebbibi, başta ABD olmak üzere Batı ekonomileridir. Çin ekonomisine yönelik kampanyanın bir hedefi de “Çin modeli”ni gözden düşürmek.

HEDEF YÜZDE 7.5 DEĞİL 7
Batı basınından beslenen medyamız, Çin ekonomisinde neler olduğunu Çin kaynaklarından öğrenme çabası göstermiyor. Ekonominin saygın isimleri bile Çin hakkında hatalı bilgiler dillendiriyor.
Kriz, sözde “Çin ekonomisinde büyüme yüzde 7.5’ten yüzde 7’ye düşecek” kaygısıyla çıkıyormuş!
Çin’in 2015 büyüme hedefi yüzde 7.5 değil yüzde 7. Çin Başbakan Li Keqiang geçen yıl bu hedefi açıklarken yüzde 7’nin biraz altına düşülse bile sorun yaratmayacağını belirtmişti...
Çin hükümeti dört yılı aşkın bir süredir ekonomisini adım adım, kontrollü bir biçimde soğuttu. Dış ticaret ihmal edilmemekle birlikte iç tüketime dayalı bir büyüme modeline dönüldü. Böylece hem halkın yaşam düzeyi yükseltiliyor hem üretimin yapısal dönüşümünde hedeflere yaklaşılıyor.
Bu süreçte gerçekleşen rakamlar, hedeften, binde biri aşmayan ölçülerde şaştı. Çin planlı bir ekonomi. Dünyayla daha fazla bütünleşmek amacıyla yürütülen piyasanın serbestleştirilmesi adımları büyük bir dikkatle atılıyor. Devlet, kontrolü elden bırakmıyor.
Çin’de İngilizce yayın yapan Global Times gazetesi, önceki günkü ve dünkü başyazılarında konuyu ele aldı. Yazılarda özetle şu görüşlere yer verildi:
Çin ekonomisi karmaşıktır, uzaktan bir değerlendirme yapmak zordur, ama merak etmeyin, rayında yürüyor. Çin, çift haneli ekonomik büyüme oranlarına uzun zamandır veda etti, orta-yüksek düzeyde “yeni normal” bir büyüme rayına girdi. Yine de dünyanın diğer büyük ekonomileriyle karşılaştırıldığında, Çin’in performansı hâlâ en iyidir. Ne yazık ki bu gerçek, yatırımcıları ikna etmeye yetmiyor.

‘KUDRETİMİZ HİSSEDİLİYOR’
Tamam, devaülasyonun ardından bazı göstergeler düşük geldi, şanssızlık... Hisse senedi ve döviz piyasaları ise gelişmelere aşırı tepkiler gösterir. Çünkü söz konusu piyasalardaki yatırımcılar günlük kazancına bakar. Kısa vadeli çıkarlar anla sınırlıdır ama Çin reformları uzun vadede olumlu sonuçlar verecek pozitif bir süreçtir.
Borsalarda keskin düşüş, ateşin yükselmesi gibidir, ancak yabancı medya kanser olarak gösteriyor. Öyle olsaydı, Çin modeli yedi yıl önce sona ermiş olurdu. Tam tersine, o tarihten sonra Çin ekonomisi üçüncülükten ikinciliğe yükseldi, GSYH’si trilyonca dolara ulaştı. Artık Çin’in ekonomik kudreti bütün dünyada, özellikle Asya-Pasifik bölgesinin her köşesinde hissediliyor.
Ekonomik yavaşlama, biraz da on yıllar boyu süren hızlı büyüme bağlı. Ayrıca Çin yönetimi bu gelişmeyi birkaç yıl önce tahmin etmiştir. Çin kalkınma modelinde değişikliğe gidiyor ve toplum bu konuda fikir birliği içinde.

‘YATIRIMCILAR HAZIRLIKLI’
Çin ekonomisinde sorunlar elbette var. Hükümet bu sorunları çözmek için çalışıyor ve toplum da uyum sağlıyor. Borsa endeksi düşüyorsa, yatırımcılar buna hazırdır. Ülkenin finans kurumlarının acil durum planları da hazırdır.
Batı basını, hızlı ekonomik büyümenin, iktidardaki partinin meşruiyet dayanağı haline geldiğini öne sürerek, büyümede yavaşlamanın ulusal kaosa yol açacağını hebap ediyor.
Çin ekonomisi yıkılıyor ve insanlar açlık sınırında yaşıyor olsaydı, hiçbir rejim buna dayanamazdı. Ama dönemsel ekonomik yavaşlama ve uyum sorunları Çin’in siyasi sistemine ne zarar verebilir? Bu bir yanılsamadır.
Çin ekonomisi bu saatten sonra uzun süreli durgunluğa girebilir, hatta yokuş aşağı gidebilir mi? En ufak bir inandırıcılığı yok! Çin ekonomisi bu kadar kötüyse,
21. yüzyılın bütün hikâyesi, öngörülerin çoğu boş demektir. Global Times, içeriye de sesleniyor: Dışardan gelen kötümserliğe kulak asmayın.
Birçok ülke, ekonomik zorluklarla karşı karşıya, Batılı güçler büyüme potansiyelini bile kaybetti.
Bazı Batılılar Çin’in çökmesini dileyebilir, bundan medet umabilir ama kendi ülkelerinin kilitlendiğini unutmasınlar.

‘FELAKET TELLALLARINI DİKKATE ALALIM’
Çin halkı, yine de bu felaket tellallarını dikkate almalıdır. En azından, Çin’in elverişli bir stratejik ortamda bulunmadığını bize hatırlatır. Çin geçmişteki hatalarından öğrenmeli, reformlarda kararlılık göstermelidir.
Çin ekonomisi yapısal bir dönüşüm yaşıyor. Biz bunun gerektirdiği özveriye razıyız. Dönemsel sorunlar yıkıcı olmayacaktır.
Bir ülkenin ekonomisi, istatistiklerden daha fazlasıdır. Çin halkı giderek daha iyi bir altyapı, daha çok üretim, daha büyük hizmet sektörü gerçekleştiriyor.
Çin halkı inançla, tutkuyla hareket ediyor ve bu, bir ekonomi için en büyük itici güçtür.
Çin yepyeni bir geleceğe yürüyor. Bu gidiş, borsalardaki veya döviz piyasalarındaki bazı sıradışı, kısa vadeli tepkilerle sarsılmaz.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.