Çin tek hamlede dünyayı sarstı

Yuandaki değişimin dünya piyasalarını bu ölçüde etkilemesi, BRICS ülkelerinin IMF ve Dünya Bankası gibi kurumlarda temsil haklarının tanınması talebini güçlendirdi

Çin tek hamlede dünyayı sarstı
15 Ağustos 2015 Cumartesi 18:04

Z. Ruhsar Şenoğlu
[email protected]

Yuanın salı günü başlayan değer kaybı; daha ilk günden tüm dünyada para birimlerini, emtia fiyatlarını ve hisseleri sarstı.
Acaba Çin’in hedefi neydi? Ülkenin parasal sisteminde bir liberalizasyon hamlesi mi? Ekonomiyi canlandırmak mı? Yoksa Amerikan Merkez Bankası FED’in faiz artırım kararına karşı alınmış bir önlem mi? Bunların birine ya da hepsine birden “Evet” yanıtı verilebilir. Ama hepsinden önemlisi, Çin ekonomisinin ve Çin ulusal parası yuanın bir hamlede dünyayı sarsacak bir güce eriştiğinin görülmesi oldu. Yuandaki değişim, dünya piyasalarını sarsmanın ötesinde, dünya ekonomisinde oyunu tamamen değiştirebilecek gelişmelere kapı araladı.
Çin, para biriminin değer kaybetmesiyle birlikte, bütün dünyada rekabet üstünlüğü elde etmiş oluyor. Çin ile zaten zor olan rekabet, artık daha da zor hale gelecek. Uluslararası şirketler hem dünya pazarlarını hem Çin pazarlarını, Çinli şirketlere kaybedecek. Çin’in ihracatı Temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,3 düşmüştü. Yuanın değer kaybetmesi lüks tüketimin en büyük alıcılarından olan olan Çinlilerden gelecek talebin azalması anlamına geliyor. Bu durum Batılı ünlü markaların işlerini zora sokacak.
Öte yandan, üretici fiyatlarında derinleşen deflasyon ve ihracat fiyatlarına etkisi, tüm dünyada tüketim mallarının daha ucuza satılmasını sağlıyor. Şimdi yuanın zayıflaması, deflasyon korkularını canlandırdı.

ABD’NİN PLANLARI...
Yuandaki hareketin yol açtığı en önemli sarsıntı, ABD’nin planlarını alt üst etmesi. Doların güçlenmesi devam ederse FED faizleri artırabilir mi? Bank of America Merrill Lynch analistleri de dahil olmak üzere pek çok uzman bu yeni durumun Janet Yellen’in planlarını değiştirebileceğini söylüyor.
FED’in para politikalarını belirleyen Federal Açık Piyasa Komitesi’nin bir sonraki toplantısı, 16-17 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilecek. FED Başkanı Janet Yellen, bu toplantının ardından basının karşısına geçecek.
Yuandaki değişimin dünya piyasalarını bu ölçüde etkilemesi, başta Çin olmak üzere BRICS ülkelerinin IMF, Dünya Bankası gibi kurumlarda temsil haklarının tanınması talebini güçlendirdi. IMF, 2011 yılında Çin para birimi yuanın SDR değerini belirleyen para sepetine eklenmesi önerisini, “Renminbi henüz konvertibil para kriterlerine uygun değil” gerekçesiyle reddetmişti.

EN BÜYÜK TEHDİDE ÖNLEM
“Yuandaki düşüşün devam etmesi ‘carry trade’in de sonu olur” deniyor. Bu sistemle sıcak para simsarları, yurtdışından ucuza borçlanıp, bu fonu Çin’e (ve diğer gelişmekte olan ülkelere) götürüp yatırarak yüklü bir faiz getirisi kazanıp daha sonra kur kazancıyla tekrar satabiliyor. Çin, ekonomisini yavaş yavaş serbestleştirdiği süreçte sıcak para oyunlarını ekonomisi üzerindeki en büyük tehditlerden biri olarak görüyordu. Yuan devalüasyonu, bu tehdide karşı bir önlem niteliğinde...

MOODY’S: REKABET ÜSTÜNLÜĞÜ SAĞLAMAZ
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, Çin Halk Bankası’nın (PBoC) yuanın günlük referans oranını belirlemeye yönelik mekanizmada değişiklik yaptığını hatırlatarak bunun ülke para biriminin esnekliğini artıracağını ve Çin’in sermaye liberalizasyon adımını destekleyeceğini bildirildi. Çin’in döviz kuru reformundaki ilerlemenin, kredi notu açısından pozitif olduğu aktarılan açıklamada, “Yuandaki mevcut değer düşüklüğü boyutunun, Çin’in ticari rakip ve partnerlerine karşı rekabet yeteneğini desteklemek için yeterli derecede büyük olmadığını düşünüyoruz” denildi. Açıklamada, kur rejimindeki değişikliği takip eden 2 günde, yuanın dolara karşı yaklaşık yüzde 3,5 değer kaybettiği, yuan kuru üzerinde bu yıl için daha fazla aşağı yönlü baskı görülebileceği, ancak keskin bir düşüş yaşanmasının muhtemel olmadığı vurgulandı.
Çin’de döviz kurunu destekleyecek birçok yapısal faktör bulunduğuna da değinilen açıklamada, ülkenin 3,7 trilyon dolar düzeyinde tahmin edilen resmi döviz rezervleri ile dikkate değer derecedeki cari fazlasının bu faktörler arasında yer aldığı dile getirildi.

Türk ihracatçısı etkilenir
Türk ihracatçısı da uzun vadede durumdan etkilenecek. Zira Türk ihraç pazarlarında ikinci sıradaki tedarikçinin Çin olduğuna dikkat çekiliyor. Çin, şimdi aynı müşteriye daha düşük fiyat verme şansına ulaştı. İhracatta kâr marjlarının çok düşük olması, Türk firmalarını direnme noktasında zorlayacak. Almanya, Fransa, İngiltere gibi gelişmiş ülkelerin büyümelerinin zayıflaması nedeniyle daralan ihracat pazarları, daha çok daralacak. İthalatta ve emtia fiyatlarında ise avantaj kazanılacak. Çoğu hâla dolar cinsinden fiyatlanan küresel emtia fiyatları yuanın düşüşünden bu yana sarsılmış durumda... PAGEV Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu ise “Devalüasyonun, büyümede ucuz işçilik avantajını kaybeden Çin’e ihracat artışı getireceğini düşünmüyoruz” dedi. Çünkü Çin’de maaşlar son 10 yılda dolar bazında ortalama 3 kat artmıştı. Türkiye plastik mamulleri, kalitesi sayesinde Çin ürünlerine göre zaten daha yüksek fiyata satılmaktaydı. Eroğlu, “TL’de son 1 yıldır yaşanan devalüasyon nedeniyle Türk ihracatçısı net maliyet avantajını koruyor” dedi. TL’nin değer kaybına göz yumulabilir. Ancak FED’in faiz artırım kararı öncesinde, beklenenin tersine çok daha yüksek bir kur değeriyle karşı karşıya kalınabilir. Bu durum enflasyonu tetikleyebilir ve Türkiye faiz artırımına gitmek zorunda kalabilir...
Yavuz Eroğlu, gelişmenin Türk üreticilerinin de plastik hammadde kaynaklarına daha uygun fiyattan ulaşmasını sağlayacağını belirtti.

Etiketler; #çin #yuan

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.