Çin tarihi kalkınmayı planla gerçekleştirdi

Çin son 37 yılda hanehalkı tüketimini yılda ortalama yüzde 8 büyüttü. Aynı dönemin yıllık ortalama milli gelir büyümesi yüzde 9.8 oldu. Hedefler, artık daha da büyük...

Çin tarihi kalkınmayı planla gerçekleştirdi
27 Ekim 2015 Salı 14:38

Z. Ruhsar Şenoğlu
Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi (ÇKP MK), dün başladığı 4 günlük toplantıda, ülkenin 2016-2020 dönemini kapsayan 13. planına son biçimini verecek.
Planın ana hedefi “orta-müreffeh” bir toplum yaratmak, kişi başına düşen geliri 2010 düzeyinin iki katına çıkarmak. Yüksek büyüme düzeyinden orta düzey büyüme sürecine geçilirken ekonomik faaliyet bu “yeni normal” ile uyumlu hale getirilecek, yüksek kaliteyi, yüksek verimi gerçekleştirmeye yönlendirilecek. Planın alt başlıkları bu amaca hizmet edecek.
Daha uzun vadedeli hedefler: 2025 yılında “sağlam bir üretim gücü haline gelmek”; 2050 yılında zengin, güçlü, demokratik, kültürel olarak gelişmiş ve uyumlu bir modern sosyalist ülke hedefini gerçekleştirmek.

BÜYÜME YÜZDE 9.8
Çin, beşer yıllık ekonomik ve sosyal kalkınma planları uygulamasına 1953 yılında başladı...
Çin’in dışa açılma ve reform politikasının uygulamaya konduğu 1978 yılından günümüze 37 yıl geçti. 37 yılda Çin, insanlık tarihinin en hızlı kalkınmasını gerçekleştirdi. Bu dönemde Çin hanehalkı tüketimi yılda ordalama yüzde 7.7 büyüdü. Eğitim ve sağlık dahil toplam tüketim yılda ortalama yüzde 8 arttı. Yine aynı dönemin yıllık ortalama milli gelir büyümesi yüzde 9.8 oldu.

KAMU MÜLKİYETİNDE ISRAR
ÇKP MK yaklaşırken Çin medyası “plan gerekli mi” sorusu etrafında bir tartışma yürüttü. Reformların derinleştirildiği bir ortamda böyle bir tartışmaya gereksinim duyuluyordu. Verilen yanıtlar genellikle olumlu yöndeydi.
Çin, “sosyalist piyasa ekonomisi” ile planlı ekonominin diğer uygulayıcılarından farklı bir çizgide ilerliyor. Çin, dev kamu işletmelerinin özel sektöre geçmesine asla izin vermedi, vermiyor. ÇKP MK, 2013 toplantısında “Kamu mülkiyetinin hakim durumunda ısrar edeceklerini, bundan hiç sapmayacaklarını” ilan etmişti. Buna karşılık “Sosyalist Planlama”nın anavatanı Sovyetler Birliği’nden farklı olarak Çin’de, küçük ve orta ölçekli işletmelere sahip milyonlarca milyarder bulunuyor. Batı’nın karma ekonomilerine ise özel sektör hakim. 1934’te planlı ekonomiye geçen Türkiye de 1980’den sonra o yolun yolcusu oldu.

YATIRIMLAR GÜVENCEDE
Büyük şirketler kamuda olmakla birlikte Çin’de kamu ekonomisi büyük payı oluşturmuyor. Planlar da esas olarak büyüme oranı, yatırım, tüketim ve endüstriyel hedefler gibi makro ekonomik hedefler belirliyor. Bunun dışında piyasa mekanizması işliyor.
Çin Renmin Üniversitesi Finansal Araştırmalar Enstitüsü’nden John Ross, Çin’in üstünlüğünün, yatırımları güvence altına almış olmasında görüyor. Eski Londra Ekonomi ve İşletme Politikaları Enstitüsü Müdürü Ross, Batılı iktisatçı Keynes’e göndermede bulunarak şöyle diyor: “Bugünkü hacmiyle yatırımlar özel ellere bırakılamaz.”
John Ross, 2 Ağustos günkü Global Times gazetesinde yayımlanan makalesinde, ABD’den çarpıcı rakamlar vermiş: Özel şirketlerin kârlılığı 1980’den 2013’e yüzde 20’den yüzde 26’ya yükseldi. Ancak özel sektör sabit sermaye yatırımları yüzde 19’dan 15’e düştü. Ross, “Yatırımı zorlamak için ABD’nin elinde mekanizma yoktu. Düşen yatırım durgunlukla sonuçlandı” diyor.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.