Bankalarda sızıntı alarmı

50 milyon vatandaşın bilgilerinin çalınması sonrası bankalar harekete geçti. Bugüne kadar tek güvence ‘anne kızlık soyadı’ olarak biliniyordu. DenizBank Genel Müdürü Ateş, buna ek olarak başka tedbirlerin alındığını bildirdi.

Bankalarda sızıntı alarmı
13 Nisan 2016 Çarşamba 12:51

Recep Erçin
[email protected]

CEV DenizBank Voleybol Kadınlar Şampiyonlar Ligi’nin dörtlü finali, 9-10 Nisan 2016 tarihleri arasında İtalya’nın Montichiari kentinde gerçekleştirildi. Biz de DenizBank’ın davetlisi olarak final maçlarını seyretmek üzere basın-yayın organlarının ekonomi müdürleriyle İtalya’nın yolunu tuttuk. Final maçları arasında düzenlenen basın toplantısında DenizBank Genel Müdürü Hakan Ateş, gündeme ilişkin soruları cevapladı.
Hakan Ateş, 50 milyon vatandaşın kimlik bilgilerinin internette yayımlanmasına ilişkin “Müşterilerin banka hesapları güvende mi?” şeklindeki bir soru üzerine, “tüyü bitmemiş yetimin tasarrufuna sahip çıkması gereken’’ özel nitelikte olsalar dahi kamu kurumu gibi çalışan bankaların elindeki gizli dosya denilen mudilere ait bilgilerin çok hassas olduğunu söyledi.

BÜYÜK TALİHSİZLİK
Bilgilerin sızmasını “Çok büyük bir talihsizlik’’ olarak nitelendiren Ateş, “Bu seçim listelerinin ve oradaki bilgilerin arama motoru dahil istenmeyen ellere intikal etmiş olması, güvenlik açısından bir tehdit unsurudur’’ dedi. Günümüz dünyasında bilgilerin kötü niyetli kullanımını önlemek için alternatifler geliştirmenin imkansız olmadığını ifade eden Hakan Ateş, “Sadece ‘anne kızlık soyadı’ değil, bunun yanı sıra başka bir takım çözümleri düşünüyoruz ve kısmen de hayata geçiriyoruz. Finans ve buna benzer veri saklayan tüm kurumlarda buna benzer çalışmalar olacaktır. Çünkü yeni kimliklerin devreye girmesiyle, bunların süratle hayata geçirilmesi elimizi kolaylaştırır. Ekstra tedbirlerde ‘anne kızlık soyadı’ ve şu diyemeyeceğim. İnsanların çok iyi bildiği ve bizimle paylaşabileceği ve daha sonra onu çapraz sorguyla çek edebileceğimiz bilgi var. Ama şimdi onu hırsıza yol göstermek için söylemeyelim’’ yorumunda bulundu.

ATEŞ’İN BABASINI BİLE ALDATMAYA KALKTILAR
Emekli elektrik mühendisi olan 86 yaşındaki babasının da dolandırıcıların hedefi olduğunu anlatan Hakan Ateş, şunları söyledi: “Verilerin açığa çıkmasından önce, bir gün eve geldim babam, ‘nüfus kağıdıyla beni karakoldan gelip alacaklar oğlum, memur bey gelecek’ dedi. Malum bu aldatma olayları. Bence bu tür kriminal olayların üzerine çok hızlı bir şekilde güvenlik güçlerinin gitmesi lazım. Yalnız yaşayan özellikle ihtiyar ve kimi kimsesi olmayan, yeterince eğitimi bulunmayan insanlara karşı, emeklilere mesela bu konuda, ciddi bir kriminal saldırı var. Yani onları sanki güvenlik güçleri gibi arayarak, ellerinde bir takım bilgiler olduğu takdirde bu insanları ikna etmeleri daha kolay olabilir. Anne babamızdan başlayarak toplumu bilgilendirmek hepimizin görevi.’’
Ateş ayrıca, dolardırıcıların bazı bankaların çağrı merkezi numaraları üzerinden insanları arayarak, kendilerini banka personeli gibi tanıtabildiğini ve kredi kartı bilgilerini öğrenmeye çalıştıklarını belirterek, bu konuda vatandaşları uyardı.

KULÜPLER İYİ YÖNETİLMİYOR
Toplantıda futbol kulüplerinin mali durumlarına da değinen Hakan Ateş, DenizBank olarak Türkiye’deki kulüplere 415 milyon dolar kredi desteği sağladıklarını belirtti. Bu tutarın dört büyüklerin finansal borçlarının yüzde 70’ini temsil ettiğini kaydeden Ateş, kasasına her yıl 150 milyon dolar giren kulüplerin UEFA kriterlerini aşan boyutta borçlu olmasına dikkat çekti. Ateş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kar hedefi gütmeyen ve her yıl kasasına 150 milyon dolar giren herhangi bir şirket, ne olur bir düşünün! Çok daha iyi olmaları lazım, böyle borç harç içinde olmaları abesle iştigal geliyor bana. İyi yönetilmiyor gibi geliyor. Bunun zarar etmesi ancak cebinizi aşan yatırımlar yapasanız olur. Türkiye’de maalesef ikinci konu da bugün Avrupa’da 50-100 bin dolar arasında oynayan oyuncuların Türkiye’ye transfer olduğu zaman 3-4 katına çıkıyor. Piyasayı biraz da biz yükseliyoruz. Türkiye neden bu kadar büyük farklar ödüyor anlayabilmiş değilim.’’

KUR ARTIŞI DAHA TEHLİKELİ
Moody’s’in geçen hafta yaptığı bankacılık sektörüne ilişkin açıklamalarını da değerlendiren Hakan Ateş, yüzde 10 civarındaki kar artışının yüzde 8.5-9 oranındaki enflasyon dikkate alındığında büyümeyi desteklemeye yetmediğini söyledi. Bu nedenle bankaların sermaye artırımına gittiklerini hatırlatan Ateş, “Hissedarlardan sermaye almak demek, yıllık karınızın büyümenizi desteklemiyor olması demek. Bu hissedarı mutlu etmez’’ dedi.
Enflasyon ve faiz konusundaki tartışmalara ilişkin soruları yanıtlayan Ateş, çekirdek enflasyonun yüksek düzeyde bulunduğuna dikkat çekerek, çekirdek enflasyonun çok altında ayarlamanın farklı sonuçlar getirebileceğini söyledi. Ateş, “En ideal olan paranın reel değerini göz önüne alarak reel faize karar vermek. Varsayalım, TCMB faiz indiriminde ipin ucunu biraz kaçırsın ve dolar/TL kuru yükselsin. Kur karşısında ekonominin kırılganlığının daha fazla olduğunu düşünüyorum. Bu ülke ithal ettiğinin üçte ikisi kadar ihracat yapabiliyor. Dünyada merkez bankaları faizi yükseltmeleri gerektiği zaman çabuk, faizleri düşürmeleri gerektiği zaman yavaş davranıyor’’ diye
konuştu.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.