2016’da piyasaları Çin belirleyecek

Dünya para ve borsa piyasalarını Çin Merkez Bankası’nın attığı adımlar belirliyor. Çin’in ekonomik büyümesinin normal hızına dönmesi piyasalar tarafından speküle edilerek 2016 hikayesi yazılıyor

2016’da piyasaları Çin belirleyecek
09 Ocak 2016 Cumartesi 15:16

Recep Erçin
[email protected]

Çin 10 trilyon doları aşan milli geliri ve 2014’teki yüzde 7.3’lük büyümesiyle dünyanın en büyük üretim ekonomisi. Dünya ticaretinde lideriği elinde bulunduran Çin 2015 ile birlikte dünya finans piyasalarında da belirleyici olmaya başladı.
Yuan, IMF’nin para sepeti SDR’daki 5 para birimi arasına geçen ay dolar ve avrodan sonra üçüncü büyük para birimi olarak girdi. Yıllardır çift haneli büyüyen Çin’in, büyüme modelini değiştirip daha sürdürülebilir bir oran olan yüzde 6-7’lere çekmesi piyasa oyuncuları tarafından speküle ediliyor. Çin’in bir yıl içerisinde bir kaç kez yuanı devalüe etmesi ABD Merkez Bankası FED’in Eylül ayındaki faiz kararını Aralık’a ertelemesine neden olmuştu.
Aralık’ta FED’in faiz artırımına gitmesi piyasa kararı daha önceden fiyatladığından aşırı bir dalgalanma yaratmadı. 2016’ya girdiğimiz günden beri ise para ve borsa piyasalarının kaderini Çin’de açıklanan veriler ve Çin Merkez Bankası’nın attığı adımlar belirledi.

DENGE SAĞLANDI
Özellikle son bir haftadır Asya ve Avrupa borsaları Çin’den gelen haberler doğrultusunda şekillenirken, gelişen ülke paraları dolara karşı zayıfladı. Yeni yılın ilk günlerinden açıklanan Çin, PMI verisinin 50’nin altında gelmesi sonucu Çin’in ekonomik büyümesine yönelik endişeler piyasaları sarstı.
Hafta içerisinde Pazartesi ve Perşembe günleri Çin borsasının yüzde 7’ler civarında kayıp yaşamasının ardından işlemler iki kez otomatik olarak duruldu. Çin Merkez Bankası yuanın günlük referans kurunu bir önceki güne kıyasla yüzde 0.5 devalüe etti. Aynı gün Çin’e dair yavaşlama endişeleri nedeniyle petrol fiyatları 30 dolara doğru çekildi.
Perşembe günü ise Çin’de pay piyasalarında düşüşlerin yüzde 7’ye ulaşması durumunda devreye giren otomatik durdurma sisteminin askıya alınması, pay piyasalarının sert bir şekilde dalgalandıktan sonra dengelenmesini sağladı. Dün Çin borsası yüzde 2 yükselişle kapandı. CSI300 ve Shanghai bileşik endeksindeki haftalık kayıp, toparlanmanın ardından yüzde 10’un altına geriledi.

BELİRLEYİCİ OLDU
Çin’deki dalgalanmalar başta Asya piyasaları olmak üzere Avrupa piyasalarında da sert dalgalanmalara neden oldu. Geçen 4 günlük süreçte Japonya’da Nikkei endeksinde yüzde 5.6’lık, Almanya’da DAX 30 endeksinde yüzde 4.8’lik, İngiltere’de FTSE 100 endeksinde yüzde 4.6’lık ve ABD’de Standard & Poor’s 500 endeksinde yüzde 4.7’lik düşüş görüldü. Dolar karşısında Çin Yuanı yüzde 1.5, Rus Rublesi yüzde 3.5 ve Güney Afrika Randı ise yüzde 3.1 değer kaybetti. TL’deki kayıplar da yüzde 1’i aştı.
Çin Merkez Bankası’nın yuanın piyasalarda işlem gördüğü bandın orta noktasını belirleyerek, yuanın düne kıyasla değer kazandığını gösteren bir orta nokta belirlemesi piyasaları destekleyen adım oldu. İşlemcilerin verdiği bilgiye göre Çin Merkez Bankası, Perşembe günü Çin dışındaki yuana müdahale ederek, para biriminin daha fazla değer kaybetmesini önledi. Kaynaklar kamunun borsada yükselişi desteklemek için dün alım yaptığını açıkladı.

ABARTILI YORUMLAR
Reuters’ın haberine göre Çin, sermaye çıkışlarını azaltmak için, bankalardan bazı işlem alanlarında dolar alımlarını sınırlamalarını istedi. Sermaye çıkışları nedeniyle ülkenin rezervleri 2015’te 23 yıl aradan sonra ilk kez azalmıştı. Analistler, Çin’in bu yıl boyunca piyasalardaki risk algısını belirleyen en önemli faktör olabileceğini belirtiyor. Çin ekonomisine ilişkin gelişmelerin bu yıl da gündemin odak noktasında olacağını vurgulayan analistler, yuandaki değer kaybının ise sürebileceği uyarısında bulundu. TEPAV Direktörü Prof. Dr. Güven Sak ise Çin’e ilişkin olumsuz yorumları abartılı buluyor. Sak, ‘’Bana bu Çin yorumları neden abartılı geliyor?’’ başlıklı yazısında ‘’Çin milli geliri bir bütün olarak baktığınızda büyümeye devam ediyor. Büyüme oranındaki azalma milli gelir grafiğinde ciddi bir kırılma yaratmış gibi durmuyor doğrusu’’ ifadelerini kullandı. Çin’in yavaşladığını fakat aslında Çin büyümesinin her yıl yarattığı ek talebin yine aynı düzeyde kalmaya devam ettiğine dikkat çeken Sak, ‘’Çin 1960’ta sabit fiyatlarla 80 milyar dolarlık bir ekonomiden 2014 yılında 5 trilyon dolarlık bir ekonomi haline geliyor’’ dedi.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.