'Özal'ı yıkan madenci yürüyüşü'

'Türkiye'nin savaşa girişi engellendi' Yürüyüşün ikinci günü akşamı Mengen'e geldik. O akşam barikatın önüne kadar öbek öbek ateşler yakmıştık. Sabah uyandıktan sonra barikatın kurulduğu yere...

'Özal'ı yıkan madenci yürüyüşü'
16 Ocak 2014 Perşembe 11:42

madenci1

Zonguldak Büyük Madenci Yürüyüşü'nün önderlerinden Metin Oğuz, dünkü röportajımızda 30 Kasım 1990'da başlayan grev sürecine nasıl gelindiğine ve 4-8 Ocak 1991 Ankara yürüyüşüne kadar neler yaşandığına değinmişti. Oğuz, bugün beş günlük Ankara yürüyüşünde neler yaşadıklarını, kazanımlarını ve Yatağan işçilerinin hangi tecrübelerden yararlanması gerektiğini anlattı:

"İlk gün 24 km.lik yol mesafesi olan Karamanlar'a yürüdük. Yürüyüş kortejlerinin en arkasında araçlar geliyordu ama kimse binmiyordu. Karamanlar'a kadar geldiğimizde buradan otobüslere binerek Devrek'e gittik. Hava eksi derecelerdeydi. Barınmamız için okullar, belediye binaları açıldı. O 100 bin kişiyi Devrek aldı sanki kucağına sardı koynuna sakladı. Halkımız o kadar dayanışma içindeki hele haklı bulduğunda sonuna kadar her şeyi vererek arkanızda oluyordu. Sabah uyandığımızda Devrek'in ana caddesinde toplandık. 100 bin kişi, 'Madenci Devrek'e teşekkür eder' diye slogan attık. Millet camlardan ve damlardan el sallıyordu. Mengen'e doğru yola koyulduk.

Yaşlı teyzenin isyanı

Mengen'e gelmeden Dorukhan Tüneli'nin orada ilk barikat kurulmuştu. Askeri görevliler vardı. En önde bir albay duruyordu. Albay ile konuşurken yaşlı bir teyze yanımıza geldi. Albay'a 'Benim iki oğlum askerde. Biz terörist değiliz hakkımızı arıyoruz' diyerek göğsünü açtı, 'Vuracaksanız vurun' dedi. Albay arkasını döndü ve gözyaşlarını silmeye başladı. Barikatı açmak zorunda kaldılar ama öncesinde zaten bir kısım madenci patika yoldan gidebileceğimiz bir yol bulmuştu. O zamanlar Suudi Arabistan'da büyük bir kaza olmuştu. O nedenle 900 m uzunluğundaki Dorukhan Tüneli'ni 500'er 500'er olarak geçtik. Ordaki bir binbaşı, 'Biz askeri yürüyüşlerde bu kadar disiplinle geçiremiyoruz" demişti.

7madenci

'Türkiye'nin savaşa girişi engellendi'

Yürüyüşün ikinci günü akşamı Mengen'e geldik. O akşam barikatın önüne kadar öbek öbek ateşler yakmıştık. Sabah uyandıktan sonra barikatın kurulduğu yere doğru yürüyüşe geçtik. İki tane dozer yolu kapatmıştı. Arkada da 8 km boyunca barikat oluşturmuşlardı. Asker-polis-asker ve dikenli teller vardı. Devletle artık karşı karşıyaydık. Dördüncü günün sonunda geri dönüş kararı alındı. Zonguldak'a otobüslerle geri dönüldü. Şemsi Denizer Ankara'ya gitti. Bir hafta kendisiyle kimse görüşmedi. Daha sonra Bakanlar Kurulu kararıyla Türkiye'de grevler ertelendi. İşbaşı yapıldı, 6 Şubat'ta da toplusözleşme imzalandı.

Madenci grevini sonuçları itibariyle şöyle değerlendirebiliriz. Birincisi 10 yıllık işçi sınıfının kaybı giderildi. 10 yıllık ekonomik ve sosyal olarak maden işçilerinin ve tabi maden işçileri örnek temsil ettiği için diğer kamudaki tüm işçilere de aynı oranlarda zam yansıtıldı. İkincisi Türkiye savaşa girmedi. Madenci grevi, Türkiye'nin Ortadoğu'da başının belaya girmesini ve Amerika ile beraber Irak müdahalesini engelledi. Üçüncüsü Özal iktidarını salladı ve yıktı. Dördüncüsü Türkiye işçi sınıfına hedefinin Ankara olduğunu gösterdi. Sonraki yürüyüşlere, grevlere ve mücadelelere dikkat ederseniz herkes bir Ankara yolu tutturdu."

Tarık Tekgözli


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.