OVP'ye göre 2023 hayal

2012-2017 dönemine baktığımızda orta vadeli programdaki enflasyon hedefleri tutsa dahi yıllara yaydığımızda ortalama yüzde 6.5'lik bir enflasyon oranı karşımıza çıkıyor. İşsizlik oranı da yüzde 9.3 oluyor. Recep Erçin

OVP'ye göre 2023 hayal
10 Ekim 2014 Cuma 03:15

ovp

Hükümetin açıkladığı 2015-2017 Orta Vadeli Programı'nı (OVP) değerlendiren ekonomist Nazif Ekzen, 'Bu açıklanan program artık 2023 hedeflerinin hayal olduğunu ortaya koymuştur' dedi

AKP hükümeti 2015-2017 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Programı'nı önceki gün açıkladı. Dünkü ''Hedefler tutmadı'' başlıklı haberimizde detaylarını verdiğimiz programı Aydınlık'a değerlendiren ekonomist Nazif Ekzen, olumlu senaryo varsayımıyla hazırlanmış bu programın geçen 3 yılla karşılaştırıldığında enflasyon, büyüme ve işsizlik açısından bir farkının olmadığını söyledi.

HEDEFLERE YAKLAŞILAMIYOR

''Bu açıklanan program artık 2023 hedeflerinin hayal olduğunu kesinlikle ortaya koymuştur'' diyen Nazif Ekzen, 2023 yılı sonunda 2 trilyon dolar gayri safi milli hasıla ve 500 milyar dolar ihracat hedeflendiğini hatırlatarak, şunları söyledi: ''Programda 2017 yılı sonunda 971 milyar dolar gayri safi milli hasılaya ve 203.4 milyar dolar ihracata ulaşılacağı öngörülmüş. Yani 1 trilyon dolar bile değil. Hedeflere yaklaşılamıyor bile. Babacan ortalığı sakinleştirmeye çalışıyor.''

CARİ AÇIKLA DÜŞÜK BÜYÜME

Cari açık hedefinin ise düşürülmesinin yanıltıcı olduğunu kaydeden Ekzen, büyümenin sert bir şekilde aşağı yönlü revize edildiği programda cari açıktaki beklentinin düşmesinin normal olduğunu belirtti. Ekzen, yüzde 5'i bulmayan daha düşük büyüme oranlarına karşın yüzde 5'in üzerinde cari açık veriliyor olmasına dikkat çekti.

TASARRUFLAR MUAMMA

Programda özellikle vurgu yapılan tasarrufların artırılması hedefinin nasıl gerçekleştirileceğinin merak konusu olduğunu ifade eden Ekzen, ''Sizin haberinizde; önümüzdeki üç yılda Türkiye'ye yüksek işsizlik, yüksek enflasyon ve düşük büyüme öngörüldüğü tespitiniz doğru. Bir önceki 3 yıla baktığımızda da Türkiye'nin düşük büyüme, yüksek enflasyon ve isşizlikle karşı karşıya olduğunu görüyoruz. Toplam 6 yıllık sürece bakıldığında Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir dönem'' dedi.

EN DÜŞÜK İKİNCİ BÜYÜME DÖNEMİ

Ekzen'in değerlendirmesinden hareketle 1951'den itibaren Türkiye'nin gayri safi yurt içi hasıla rakamlarını inceledik. Buna göre; 1977-1983 yıllarını kapsayan 7 yıllık dönem dışında Türkiye ekonomisinin, kriz yılları da dahil 6 yıllık periyotlarda mutlaka yüzde 5'in üzerinde büyüdüğü bir yıl olmuş. 2012-2017 döneminde ise bu sağlanamayacak. 1977-1983 döneminin siyasi ortamı dikkate alındığında ise 2 yıl üst üste küçülme görülmüş. Buna karşın, söz konusu dönemde milli gelir cari fiyatlarla yüzde 1.157, sabit fiyatlarla da yüzde 10.2 oranında artmış. Yedi yılın ortalama büyüme rakamı da yüzde 1.86 olmuş.
7 yıllık dönemin dışında kalan 1976 ve 1984 yıllarında ise ekonomik büyüme sırasıyla yüzde 9 ve yüzde 7.1 olarak gerçekleşmiş.

İŞSİZLİK VE ENFLASYON YÜKSEK

2012 ve 2017 yıllarını içeren 6 yılı baz aldığımızda ise, toplam milli gelir artışı cari fiyatlarla yüzde 67 olurken, ortalama büyüme rakamı yüzde 3.9 olarak karşımıza çıkıyor. Aynı dönemde dolar bazında kişi başına gelir rakamı da yüzde 16 civarında artış gösterecek.
2012-2017 dönemine baktığımızda orta vadeli programdaki enflasyon hedefleri tutsa dahi yıllara yaydığımızda ortalama yüzde 6.5'lik bir enflasyon oranı karşımıza çıkıyor. İşsizlik oranı da yüzde 9.3 oluyor.

Recep Erçin


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.