Maden işletmeleri devletin elindeyken ülkenin yüz akıydı

Soma’da 301 yurttaşımızı kaybettiğimiz katliamın ardından özelleştirmelerle gelen yıkım tartışmaya açıldı. Özelleştirmeleri vurgun olarak niteleyen Prof. Dr. Korkut Botarav, kamulaştırmanın tek çözüm olduğunu anlattı Manisa...

Maden işletmeleri devletin elindeyken ülkenin yüz akıydı
19 Mayıs 2014 Pazartesi 13:47

5korkuthoca

Soma’da 301 yurttaşımızı kaybettiğimiz katliamın ardından özelleştirmelerle gelen yıkım tartışmaya açıldı. Özelleştirmeleri vurgun olarak niteleyen Prof. Dr. Korkut Botarav, kamulaştırmanın tek çözüm olduğunu anlattı

Manisa Soma’da yaşanan katliam, kamunun elinden haraç mezat çıkarılan kaynakların nasıl sömürü aracı haline getirildiğini gözler önüne serdi. Açıklanan resmi rakamlara göre, 301 yurttaşımızın yaşamını yitirdiği katliamın sorumluluları ve nedeni tespit ediledursun, katliamın asıl failinin bu işletmeleri “zarar ediyor’’ diye peşkeş çeken özelleştirmeci yönetimler olduğu gün gibi aşikar. Nitekim, Genel Maden-İş Sendikası’nın araştırmasına göre, 2000-2012 yılları arasında Türkiye’nin en büyük kömür havzası olan Zonguldak’ta işletilen özel madenlerdeki ölüm oranının, kamunun işlettiği madenlerden 7 kat fazla olduğu ortaya çıktı.

Devletteyken modern işletmeler vardı

Peki, çözüm ne? Aydınlık iki gündür kamuoyunun gündemine bu soruyu koyuyor ve çözümün kamulaştırmadan geçtiğini işçi sınıfı önderlerinin ağzından anlatıyor. Biz de Türkiye’nin saygın iktisatçılarından Prof. Dr. Korkut Boratav’la çözümün kamulaştırmadan geçip geçmediğini konuştuk. Bu işlerin uzun yıllar kamu eliyle işletildiğini ifade eden Korkut Boratav, “Ben 20-25 yıl önce Soma’ya gidip oradaki işletmeleri, tabi konuyu bilen biriyle bakmadım ama, gözlemim; muhteşem modern işletmeler vardı’’ dedi. Prof. Dr. Boratav, “Maden ocağı kamudayken modern işletmelerin olduğunu mu söylüyorsunuz?’’ şeklindeki sorumuza şöyle yanıt verdi: “Gayet modern ve insanın içini rahatlatan devletin işletme ve üretim becerisini ortaya koyan bir yüz akıydı. Her konuyu emek maliyetini bastırarak ucuza getirme mantığıyla çözerseniz bunlar olur. Bunun için tablo ortada; maliyet şuydu şuna düşürdük diyor. Nasıl? Aşırı sömürü, güvenlik önlemlerinin arka plana atılması ve ücret bastırmasıyla... Ayrıca neoliberal sistem insanları, borçlanmaya da yönlendirdiği için genç işçilerin çalışma mecburiyeti var. Adam çıkıyor kazandan, ‘çalışmaya mecburum, borcum var’ diyor. Dolayısıyla kamulaşırma en sağlıklı ve tek yoldur benim görüşüm bu. Devletin üretken başarımının yüz akı ve parlak olduğu bir ülkeyiz. Cumhuriyetin temel sanayi kolları böyle kuruldu. Büyük Buhran yıllarında bile Türkiye, dünyanın en sağlıklı sanayi ve büyüme temposunu 1930 yıllarda sağlayarak tarihe geçti. Kamulaştırma bu işin çözüm yoludur.’’

‘Özelleştirme bir sömürü aracıdır’

Prof. Dr. Boratav’a özelleştirmeci kesimin çokça dile getirdiği “Zarar ediyordu, o yüzden özelleştirdik’’ savını hatırlattığımızda da, şu örneği verdi: “Bunları biz inceledik, bütün iddialar boştur.

Özelleştirme bir vurgun, sömürü ve peşkeş çekme mekanizmasıdır. Ayrıntılar her sektörde farklıdır. Burada kazalar birer ikişer kayıplı olsaydı, gene geçiştirilecek örtbas edilecekti. Özel sermayenin vurgunculuğu, kapkaççılığı açık seçik ortaya çıktığı için kamulaştırma bu işin sonu anlamına gelir. O yüzden savunuyoruz.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.