Gece gündüz 'ekmek' nöbeti

Feniş işçileri, çalıştıkları fabrika üretime ara verince nöbet tutmaya başladı. Gelen icra memurlarını bile içeri sokmadılar. İşçiler, alacakları ödenmeden fabrikadan ayrılmayacaklarını söylüyorlar Türkiye'de...

Gece gündüz 'ekmek' nöbeti
23 Eylül 2013 Pazartesi 14:56

7gecegunduzekmek

Feniş işçileri, çalıştıkları fabrika üretime ara verince nöbet tutmaya başladı. Gelen icra memurlarını bile içeri sokmadılar. İşçiler, alacakları ödenmeden fabrikadan ayrılmayacaklarını söylüyorlar

Türkiye'de alüminyum sektörünün en büyük firmalarından biri olan Feniş Alüminyum'da üretimin durması nedeniyle 3 aylık ücret, kıdem ve ihbar tazminatı alacakları bulunan işçiler, iki haftadır Gebze'deki fabrikada nöbet tutuyor. 300'e yakını Hak-İş'e bağlı Çelik-İş'te örgütlü olan 520 çalışan, 08.00-20.00, 20.00-8.00 sistemiyle gece gündüz nöbet başında. Nöbet dışında mağdur edilen diğer çalışanlar da her gün soluğu fabrikada alıyor.

İş akitleri feshedildi

Fabrikada üretime 6 Eylül itibarıyla ara verildi. 11 Eylül'de ise tüm çalışanların iş akitleri feshedildi. Fakat çalışanlara herhangi bir ödeme yapılmadı. O günden beri alacakları için fabrikadan ayrılmıyorlar. Fabrikaya gelen icra memurlarını bile içeri sokmadıklarını anlatıyorlar.

Gebze'de bulunan fabrikaya giriş yaptığınızda işçiler sizi karşılıyor. Fabrika binası duvarına yazılan "Tazminat hakkımız gasp edilemez" yazısı göze çarpıyor. Kısa bir sohbet sonrası fabrikayı dolaşıyoruz. Bir köşede masa etrafında toplanan işçilerin yanına oturuyoruz. Burada görüştüğümüz işçilerden Çelik-İş'in eski işyeri temsilcisi Fikri Çelik, temel sorunlarının para olduğunu söylüyor. Kimsenin cebinde beş kuruş para kalmadığına dikkat çeken Çelik, üç aylık maaşlarını, ihbar ve kıdem tazminatlarını alamadan kapı önüne konulduklarını belirtiyor. Çelik, "Biz cebimizde beş kuruş olmadan fabrikada oturuyoruz. Taa ki haklarımızı alana kadar. Direneceğiz, kazanacağız. Başka alternatif yok" diye konuşuyor.

'Büyük çıkmaz içindeyiz'

Fikri Çelik'in yanından kalkıp sigara içilen bölmeye geçiyoruz. Burada 6 işçi sohbeti koyulaştırmış, çaylarını yudumluyorlar.

12 yıllık işçi olan Nurcan Yılmaz İntepe ile konuşuyoruz. Radyatör bölümünde çalışıyor. İzmit'te oturuyor ve her gün fabrikaya geliyor. "Yol ücretim 11 lira. Yarın gelip gelemeyeceğim belli değil" diyerek mağduriyetlerini özetliyor.

İntepe, 2001 krizinden beri maaşların parça parça ödendiğini belirtiyor. Çalışanların büyük çoğunluğunun kredi borcu olduğunu ve çoğunun kirada oturduğunu söylüyor. İntepe, "Büyük çıkmazın içine giriyoruz" diyor.

İntepe, Türkiye'de iş bulma sorunu yaşayan birçok insanın olduğunu belirtiyor ve yaştan dolayı çoğu çalışanın zaten iş bulma sıkıntısı yaşayacağına dikkat çekiyor.

'Öbür dünyada yakasına yapışırız'

Ayşe Çalışkan, Feniş'te 17 yıllık emeği var. Lise ve üniversiteye giden iki çocuğu var. Çocuklarına harçlık gönderemediğinden yakınıyor. "Kiralar birikti" diyen Çalışkan, eşinin asgari ücretle çalıştığını ama geçinemediklerini söylüyor.

Söze giren 16 yıllık çalışanlardan Mehmet Usta da, paralarını alana kadar fabrikadan ayrılmayacaklarını ifade ediyor.

Kadriye Akın konuşuyor. Kendisi çocuğunu 7 yaşında sokaklara bırakıp ekmek davası için çalışmak zorunda kalan kadınlardan. 17 yıldır emek verenlerden. Kadriye Akın, alacakları için "Bu dünyada alamazsak öbür dünyada kurtuluş yok. Yakasına yapışacağız" diyor.

Akın, aile desteğiyle ayakta durduğunu söylüyor ve şunları ekliyor: "Ama arkadaşlarım zor durumda. Cebinde parası olmadığından dolayı fabrikaya gelemeyen arkadaşlarımız var."

Tarık Tekgözli


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.