Gayrimeşru atama

İstanbul Üniversitesi rektörlük seçimlerinde en çok oyu almasına rağmen atanmayan Prof. Dr. Raşit Tükel’den Erdoğan’a sert tepki geldi. Tükel, ‘Hangi gerekçeyle sıralamayı değiştirirsiniz?’ dedi

Gayrimeşru atama
03 Nisan 2015 Cuma 16:15

İstihbarat Servisi
İstanbul Üniversitesi Rektörlük seçimlerinde en yüksek oyu alan ancak rektör olarak atanamayan Prof. Dr. Raşit Tükel, eşzamanlı birçok üniversitede yapılan seçimlerde benzer sorunlar olduğunu belirterek “Şimdiye kadar da bu sorunlar hep oldu. Bir seçimin sonucuna bağlı kalmayacaksanız, bir seçim niye yapılır? Sandığın iradesine oy verenlerin iradesine bağlı bir karar almayacaksanız, bir atama yapmayacaksanız, seçimi niye yaparsınız? Hangi gerekçeyle sıralamayı değiştirirsiniz?” dedi.
İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı, Şükrü Aksel Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantıda konuşan Prof. Dr. Raşit Tükel şunları söyledi: “Zaten 12 Eylül’ün tanımladığı yasayla ortaya konulan yüksek öğretim kurulu ve yüksek öğretim yasası antidemokratik bir yasa. Üniversiteyi devletin kontrolüne almak amacıyla yapılmış bir yasa. Aynı zamanda akademik özgürlükleri daraltan bir yasa. Bunun örneklerini de seçim süreçlerinde görüyoruz. Siz eğer bir iktidara bağımlı olarak seçiliyorsanız, daha doğrusu atanıyorsanız, onun dışında var olamıyorsunuz, bağımsız davranamıyorsunuz, özerk olamıyorsunuz. O yüzden seçimlere özel bir önem verdik. Seçimden sonraki oylarımızın takipçisi olacağımızın sözünü verdik. Bu seçim 12 Mart’ta sonuçlandığında en yüksek oyu aldığım en yakın adayla aramda yaklaşık 300 oy fark olduğu ortaya çıktı ve bunun arkasından YÖK’ün sıralamasını bekledik. Ama bunu beklerken de oylarımıza sahip çıkacağız, takipçisi olacağız sözümüzde durarak bekledik. 20 Mart’ta YÖK açıklamasını yaptı. Sıralamayı değiştirmişti. Biz gerekçesini sorduk. Fakat yanıt alamadık. Eşzamanlı seçim yapılan birçok üniversitede de benzer sorunlar var” dedi.
Tükel, bu sorunların sürekli yaşandığını ifade ederek, “Bir seçimin sonucuna bağlı kalmayacaksınız, bir seçim niye yapılır? Sandığın iradesine oy verenlerin iradesine bağlı bir karar almayacaksanız, bir atama yapmayacaksanız, seçimi niye yaparsınız? Hangi gerekçeyle sıralamayı değiştirirsiniz? 
SANDIĞIN İRADESİNE SALDIRI
Tüm bu sürecin sonunda yani dün, Cumhurbaşkanlığı tarafından ikinci sırada olan 300 oy gibi yüksek bir oyla geride olan adayın rektör olarak atandığı bilgisini aldık. Sandığın iradesinin bir kez daha yok sayıldığı, şu ana kadar sadece oy verenlerin değil, bütün üniversite bileşenlerinin tüm duyarlı bizi destekleyen kamuoyunun beklentisine sandığın iradesine bir saldırı olarak bunu değerlendirdik.”
DİĞER CUMHURBAŞKANLARI TARAFSIZDI
Raşit Tükel’i desteklemek için salona gelen Prof. Dr. Rukiye Eker Ömeroğlu da basın mensuplarına yaptığı açıklamada, “Bu Cumhurbaşkanı meydanlarda AKP için 400 milletvekili isteyen, AKP’nin seçim bildirgesini okuduğunu açıklayan, kendi ağzıyla açıklayan bir Cumhurbaşkanı... Dolayısıyla bu olayın yasallığını tamamen ortadan kaldırıyor” şeklinde konuştu.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Nadir Şener Hatunoğlu - 5 yıl önce
saygı ile.. kimi olay, olgu, görüntü kolay açıklanamaz. nedeni, ardışık sıralanan çelişkiler yumağının ürünü olduğu için. yumağı çözebilmek için, önce ipin ucu bulunmalıdır. demokrasiyi, sandıktan ibaret sanmak da çelişkiler yumağından üreyen bir yanılsamadır. nice yüce kişiliklerin bileşkesi olan cumhurbaşkanını kime seçtiriyoruz; okur-yazar bile olamayan yurttaşımıza. sıradan yurttaş olmak, kimsenin özünden gelmiyor; koşullardan... sıradan yurttaşım kuvvetler ayrımı ilkesini algılamakta zorlanır. bu zorlu, cumhurbaşkanı seçiminde kendini gösterir. kimi yazarların, hukukçuların belirlediğine göre, cumhurbaşkanının kuvvetler ayrımı ilkesini kavrayamadığı söylemekte. dahası; cumhurbaşkanının 'sorumsuzluk' ilkesini algılama gücünde olmadığını vurgulamakta. bu çelişkiler yumağı, iç ve dış savaş riskine gebedir. 'açılım' yutturmacasını korkudan açamıyorlar. bu korku yüzünden, şiddet yasaları çıkarılmakta. etki-tepki ilkesine göre, tepkiler de şiddetli ve kanlı olur. *matematikçi-bilim uzm