‘Ülkemizi böldürmedik’

‘Bölgedeki dört devleti hedef...

‘Ülkemizi böldürmedik’
25 Ağustos 2014 Pazartesi 23:31

13misir

‘Bölgedeki dört devleti hedef alıyorlar: Suriye, Mısır, Irak ve Libya. Bunlardan bölmesi en zor ama bölünmeye en yakın olan ise Mısır. Devrimin ardından Sina Yarımadası’nda olanlara bakın’

Aydınlık gazetesi olarak yaptığımız Mısır ziyaretinde çeşitli basın kuruluşları ve siyasi partilerle Mısır’da Mursi sonrası geçen bir seneyi değerlendirdik. Görüştüğümüz siyasi liderlerden Tagammu Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şerif Samir Fayyad, Mısır’da yaşananların devrim olduğunu ancak ülkenin hala bir bölünme tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu ve mücadeleyi sürdürdüklerini söyledi.

MISIR HALA BÖLÜNME TEHLİKESİ YAŞIYOR

- Sizce Katar ve Türkiye Amerika’nın Ortadoğu’daki maşaları mı?

Sadece Türkiye ve Katar değil. Bunların yanında bir de İsrail var. Örneğin Türkiye NATO üyesi bir ülke. Erdoğan’ın yaptıklarından sonra bu mümkün mü bilemiyorum ama Avrupa Birliği’ne de girmek istiyor. Amerika ve NATO’nun askeri işbirliği dünya düzeninde belirleyici. Türkiye de bunun bir parçası. Bugüne kadar İsrail’e veya Amerika’ya yapılan hiçbir askeri desteğe karşı çıkmamış bir ülke.

Amerika’nın bölgedeki üçüncü silahlı gücü ise İsrail. İsrail’deki hem sağ partiler hem de liberaller Amerika tarafından destekleniyor.

Bazen bu üç ülkenin yanına Suudi Arabistan ve Kuveyt de ekleniyor. Ama bu günlerde Erdoğan ve Kuveyt’in arası biraz açık gibi. Yine de bölgede hep aynı doğrultuda hareket ediyorlar. Kapitalist sistemin hedeflerine hizmet, bu ülkelerin ortak noktası. IMF’nin faaliyet göstermesini istiyorlar, özelleştirmeleri, diğer ülkelere silah satışını teşvik ediyorlar. Amerika’nın ve İsrail’in çıkarlarını savunarak, Körfez petrolünü ve doğalgazını kontrol etmek istiyorlar.

Suriye’de de silahlı İslamcı gruplar, ülkeyi parçalamak istiyor. Biz Beşar Esad’la siyaseten pek uyuşmasak da bu bölünme sürecinin ne kadar tehlikeli olduğunun farkındayız. Türkiye, Katar ve İsrail’in bölgeyi Amerikan senaryosuna ittiğini görüyoruz.

Bölgedeki en güçlü dört devleti hedef alıyorlar: Suriye, Mısır, Irak ve Libya. Bunların içinde bölmesi en zor ama bölünmeye en yakın durumda olan ise Mısır. 3 Temmuz Devrimi’nin ardından Sina Yarımadası’nda olanlara bakın. üzerinden bir sene geçti ama savaş hala devam ediyor.

Ülkenin güneydoğusundaki gerginliği hatırlayın. Sudan az kalsın Halayip bölgesini ele geçirecekti. Bölünmeye ramak kalmıştı.

Sisi önderliğinde Mısır ordusu üzerine düşeni yaptı. Halk, Mursi’ye karşı ayaklanıp taleplerini ortaya koyduğunda ordu, Mısır halkının yanında yer aldı.

- Yani siz, 3 Temmuz’un devrim olduğunu mu savunuyorsunuz?

Tabii ki. Mısır’da ordu “darbe yaptı” diyenler var. Oysa bu bir devrimdi. Bir darbenin Genelkurmay Başkanı tarafından önceden duyurulduğu nerede görülmüş? Sisi, 30 Haziran’da, “Bu sorunu çözün. Ordu, ülkenin bölünmesine, Mısırlıların birbirini kırmasına seyirci kalamaz” dedi.

Oysa darbeler bir anda olur. Bir sabah uyanırsınız, radyoyu veya televizyonu açarsınız, karşınızda askeri buluverirsiniz. Mısır’da ise 3 Temmuz Devrimi’nden sonra yönetime asker değil; anayasa Mahkemesi Başkanı Adli Mansur geldi.

Peki ya 11 Şubat 2011’de ne oldu? Ordu Yönetime el koydu. Halk 25 Ocak’ta hürriyet için, ekmek için, sosyal adalet için sokağa inmişti. Müslüman Kardeşler oluşan iktidar boşluğunu doldurdu. Çünkü örgütlü tek güçtü. O sırada iktidarı devralabilecek tek bir sivil parti yoktu. Müslüman Kardeşler’in ise parası, silahlı gücü ve dini söylemi vardı. Mısır’da yoksulluk yüzde 40 civarında, okuma yazma bilmeyenlerin oranı yüzde 30’un üzerinde. Müslüman Kardeşler de işte bu yoksul halkı yanına çekecek şekilde yiyecek, istihdam ve para yardımı yaptı. Ağızlarına tek bir siyasi cümle almadılar, hep dini söylemlerle; “Allah böyle diyor...Muhammed şöyle diyor...” diyerek ikna ettiler halkı. Mısır halkı kendini bir anda bunların tahakkümü altında buldu.

Sinan Güzaltan / Kahire


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.