Sıcak geçen Ağustos ayı

Ali Rıza Taşdelen

Sıcak geçen Ağustos ayı
07 Eylül 2014 Pazar 11:45

13pazar
Ağustos ayı biz Fransa’da yaşayanlar için izin ayıdır. Elbette bizim için izin Türkiye’nin yolunu tutmak akrabalarımızla, dostlarımızla ve fikirdaşlarımızla kucaklaşmak; onlarla hasret gidermek, Türkiye’de olup bitenleri yerinde görmek ve fırsat buldukça Akdeniz’in o yakıcı güneşinden ve denizinden faydalanmak.
Bu Austos ayı farklıydı; Cumhurbaşkanlığı seçimi, CHP’nin Ekmeleddin hezimeti, mecali tükenmiş Tayyip Erdoğan’ın Çankaya’ya (Ak Saray’a mı desek) çıkışı, sıfırcı Davutoğlu’nun başbakan olması, yeni Türkiye ve açılım, IŞİD terörü...
Bir de yaklaşan baskın CHP Kurultayı vardı. Daha çok İşçi Parti’li ve CHP’li dostlarla beraber olma fırsatı buldum. 10 Ağustos’a kadar Ekmeleddin aşağı Ekmeleddin yukarı; karnıma ağrılar girmişti. Boykot mu sandık mı tartışmaları daha düzeyliydi. 11 Ağustos’da bir baktık Ekmeleddin buharlaşıp gitmişti; gören duyan olmadı ondan sonra.
YENİ KABİNE LİBERAL
Ağustos sonu Fransa’ya döndüm. Ortalık toz duman; hükümet istifa etmiş. Kabinenin sol kanadından Kalkınma ve Sanayi Bakanı Arnaud Montebourg ve Milli Eğitim Bakanı Benoit Hamon sağ liberal politikalar izlediği için Başbakan Manuel Valls’ı açıktan açığa topa tutmuşlar. Başbakan da ben bu adamlarla çalışmam diyerek Cumhurbaşkanı Hollande’a istifasını sunmuş.
Sağ liberal politikaların babası sosyal demokrat Hollande Valls’dan vazgeçmemiş, hükümeti kurma görevini yeniden kendisine vermiş. Valls da kabinedeki sol kanat temsilcilerini temizleyerek ultra liberal bir hükümet kurmuş. Arnaud Montebourg’un yerine liberal kimliğiyle tanınan, daha önce  Rothschild bünyesinde çalışmış eski bir bankacı Emmanuel Macron’u Kalkınma ve Sanayi Bakanlığına getirmiş. Daha önce de Macron Elysee Sarayı’nda Hollande’ın danışmanıymış.
Yeni kabine, Fransa’nın TÜSİAD’ı MEDEF tarafından sevinçle karşılanmış. Kabine Brüksel’in de hoşuna gitmiş. Valls, 40 yıldır Fransa bol keseden yiyor, borçlanadak yaşıyor, artık deniz bitti; kemerleri sıkacağız diye açıklamış hükümet programını.
HOLLANDE DÜŞÜŞTE
Geçen hafta, Sosyalist Parti’nin yıllık olağan toplantıları vardı. Partililer Hollande-Valls ikilisinin sağcı liberal politikalarına isyan ettiler. Parti paramparça!
Hollande’ın popülaritesi yerlerde sürünüyor: halk desteği yüzde 13; İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en düşük halk desteğine sahip cumhurbaşkanı. Son yapılan bir ankette 2017 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Milli Cephe Başkanı Marine Le Pen’nin karşısında kim olursa olsun birici turda en çok oy alan aday olacağını, Hollande’ın ise her halükarda kaybedeceği sonucu çıkmış. Haydi hayırlısı! Tayyip Erdoğan’a bir yoldaş daha çıktı; yolun sonu görünüyor.
Hükümetleri dikiş tutmayan, ekonomik kriz içinde kıvranan, işsizliğin kangrene dönüştüğü Fransa’nın cumhurbaşkanı Hollande habire savaş şakşakçılığı yapıyor, ABD’nin sazını çalıyor, NATO’nun saldırgan çocuğu rölünü üsleniyor. Haline bakmadan kalkmış Rusya’ya meydan okuyor; parasını peşin aldığı (1,2 milyar euro) Mistral savaş gemisini teslim etmem diyor. Kemal Kılıçtaroğlu’nun dediği gibi (burada tam yerinde) tıpış tıpış teslim edeceksin bay Hollande; göreceğiz.
Bitirmeden son flaş heberden de bahsetmeliyim. Hani Mayıs 2012’de cumhurbaşkanlığını kazandığında elinden tutup halkı selamladığı sevgilisi Valerie Trierweiler var ya; kadını Julie Gayet ile aldatınca kadıncağaz Elysee Sarayı’nı terk etmişti. Bu hafta “Bu Anlar İçin Teşekkür Ederim” (Merci pour ce moment) adlı bir kitap yayınladı. Aman allahım neler var neler; bütün kirli çamaşırlar ortalığa dökülmüş. Neyse biz bunun ayrıntısına girmeyelim. Meraklısı bulsun okusun.
Ali Rıza Taşdelen


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.