Seçim 'yarım' kaldı

Kamuoyu, Aleksis Çipras’ın zaferine odaklansa da seçimin galibi sandığa gitmeyen kitleler... Neredeyse her 2 Yunan seçmeninden birinin boykot ettiği seçimler, Yunanistan’da parlamenter sistemin iflasına işaret ediyor

Seçim 'yarım' kaldı
22 Eylül 2015 Salı 19:35

Gökhun Göçmen
[email protected]

Bir yıl içinde üç kez sandığa giden Yunanistan’da SYRIZA ve onun küçük ortağı ANEL koalisyonlarını tazeleme fırsatı yakaladı. İçişleri Bakanlığının verilerine göre SYRIZA yüzde 35,47 ile 145, Yeni Demokrasi yüzde 28,09 oyla 75 ve Altın Şafak (Hrisi Avgi) yüzde 6,99 ile mecliste 18 sandalye kazanırken bu partileri 6,28 ile PASOK-DİMAR, To Potami, Anel ve Merkez Birliği izledi. Seçim sonuçlarının ertesinde sahnede kucaklaşan Aleksis Çipras ve ANEL lideri Kammenos kamuoyuna kaldıkları yerden devam edeceklerinin sinyalini verdiler. İktidarının devamını garantileyen SYRIZA için kazanılan zafer aynı zamanda zorlu bir sınavın başlangıcı anlamına geliyor. Geçtiğimiz dönemde imzaladığı anlaşma uyarınca ocak ayının sonuna kadar 225 acil önlemden 75’ini hayata geçirmek zorunda olan iktidarın büyük ortağı maaş kesintileri, tarım kaleminde vergi arttrımı, emek piyasasının liberalleştirilmesi ve enerjinin özelleştirilmesi gibi konularda meclisi ikna etmek zorunda.

DEMOKRASİ DOĞDUĞU YERDE ÖLÜYOR
Seçimlerin ardından birçok yorumcu SYRIZA ve özellikle Çipras’ın zaferine odaklanırken, Yunanistan tarihinin en düşük katılımlı seçimi demokrasinin doğduğu topraklarda kan kaybettiğini göstermekte. Halkın yüzde 45’nin oy kullanmadığı seçimlerde, oy kullanmayan ve mecliste temsil edilmeyenlerin oy oranları aradan çıkarıldığında Çipras’ın oyları da yüzde 17’lere kadar geriliyor. Yaklaşık 9 milyon kayıttlı seçmenden 4 milyonun sandık başına gitmediği seçimlerde halkın AB ile girişilen müzakerelerde kendisine ihanet edildiğini düşünmesi büyük rol oynadı. Hatırlanacağı gibi dönemin başbakanı Aleksis Çipras referanduma götürdüğü AB reform paketine halkın hayır demesini talep etmiş, gerekli desteği arkasına alarak gittiği Brüksel’den dayatmalara imza atarak geri dönmüştü.

TEHLİKE ÇANLARI: İŞSİZLER RADİKALLEŞİYOR
20 Eylül seçimlerinin verdiği en net mesajlardan birisi de işsizler ordusunun siyasal yönelimindeki değişim. Yunanistan merkezli Macropolls Araştırma Şirketi’nin verilerine göre işsizler % 16.5’lik oranla Neo Nazi Altın Şafak Partisi’ne oy verirken %15.8’lik bölüm tercihini SYRIZA’dan ayrılan Euro karşıtı Halk Birliği’nden yana kullandı. 3. sıraya ise %14.5’lik dilimle Yunanistan Komünist Partisi yerleşti.
SYRIZA’nın imza attığı kemer sıkma paketlerinin işsizliği arttıracağı göz önüne alınırsa ilerleyen aylarda Yunanistan’da radikalizmin daha da yükseleceği söylenebilir. Özellikle Altın Şafaki gibi siyasi cinayetlerin ve yabancılara dönük şiddetin azmettiricisi siyasi partinin parlamenter alanda meşruluğunu arttırması Yunanistan için tehlike çanlarının çaldığını göstermekte. Bununla birlikte işsizler ordusunun Halk Birliği ve Yunanistan Komunist Partisi’ne de teveccüh göstermesi Yunan solu açısından fırsat olarak görülmekte.

ANKET FİRMALARI: KİRALIK KATİLLER
Yunanistan’da faaliyet gösteren anket firmaları medya tarafından bir hayli önemsense de yaşanan son iki seçim bu firmaların algı yönetiminde araç olarak kullanıldığını göz önüne serdi.
Seçim öncesi anketlerde baş başa gözüken SYRIZA ve Yeni Demokrasi arasındaki %7lik oy farkı firmaların yaşadığı itibar kaybının hızlanmasına neden oldu. Bu kapsamda konuşan Anel lideri Kammenos da anket firmalarını başka siyasi odaklar adına tetikçilik yapan “kiralık katiller” olarak tanımladı.
Avrupa Birliği, Avrupa Merkez Bankası ve IMF’nin dayattığı kemer sıkma paketinin referenduma götürüldüğü Temmuz ayında sandıktan evet oyunun çıkacağını “tahmin eden” firmalar yine yanılmıştı.

‘KAZANANLAR BRÜKSEL BERLİN VE PARİS’TE’
Yunanistan seçimlerini inceleyen ABD merkezli Business Insider yayın portalından Mike Bird Çipras’ın galibiyetini Avrupa Bürokrasisi’nin zaferi olarak yorumladı. SYRIZA’nın artık İspanya’daki Podemos gibi hareketlere örnek teşkil edemeyeceğini ifade eden yazar, seçim sonuçlarıyla AB’nin radikal hareketlere ödün vermediğini kanıtladığını yazdı. “Asıl kazananlar Atina’da değil Frankfurt, Brüksel, Paris ve Berlin’deler” diyen Business Insider yazarı haziran ayında Alman Maliye Bakanı Wolfgang Schauble’ın Atina’nın Eurozone dışına itilmesini istediğini hatırlatarak, Yunan hükümetinin Avrupalı kreditörlere muhtaç olduğunu belirtti.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.